Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8209 E. 2023/179 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8209
KARAR NO : 2023/179
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Eşe karşı kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/1738 Esas, 2021/1778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme müdafii, katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/531 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bentleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin18.03.2022 tarihli 2022/668 Esas, 2022/765 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.08.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri
Suçun tasarlanarak işlendiğine,
İlişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1.Eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine,
2. Hüküm kurulurken haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün evli olup aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle ayrı yaşadıkları boşanma aşamasında oldukları, maktulün sanığın kendisine ulaşmasını engellemek maksatlı cep telefonu numarasını değiştirdiği ve 6237 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı aldırdığı buna karşın sanığın ısrarlı şekilde maktul ile görüşmeye çalıştığı, maktulün iş arkadaşının telefonundan tarafların görüşmelerinin mesajlaşma şeklinde devam ettiği, tutanağa bağlanan kısa mesaj içeriklerine göre maktulün sanık ile barışmak istemediği, sanığın vücudunda kemik kırığı bulunduğundan bahisle hastaneye geleceğini söylemesi üzerine maktulün de çalıştığı hastanede kendisini gördüğü taktirde polisi arayacağına dair uyarıda bulunduğu, suç tarihinde sanığın maktulün çalışmış olduğu özel hastanenin faturalandırma kısmına girerek bir şey söylemeden yanında bulunan silahla birçok kez ateş etmesi nedeniyle 13.03.2020 tarihli Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktülün vücudunda ”birisi hem giriş hem çıkış, diğer ikisi giriş ve çıkış olmak üzere toplam 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası saptandığının, harici muayenede 1-2 ve 5 numaralı tariflenen mermi çekirdeği giriş ve çıkış yaralarının tek başına ya da birlikte ölümcül nitelikte olduğunun, 3 ve 4 numaralı tariflenen yaraların herhangi bir ölümcül niteliği bulunmadığının, ayrıca maktülün sol ön kolunda mermi çekirdeği geçişi ile uyumlu cilt sıyrığı bulunduğunun, kafa saçlı deride tariflenen ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralarının cilt altı bulgularına göre bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğunun, sol uyluğunda tariflenen mermi çekirdeği elbiseli bölgeye isabet ettiğinden kesin atış mesafesi anlaşılamakla birlikte bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğunun, sol ön kolunda tariflenen mermi çekirdeği geçiş sıyrığının cilt altı bulgularına göre yakın atış mesafesinden yapılmış olduğunun, cesetten kafa saçlı deri ve kafa boşluğundan 4 ateş ateşli silah mermi çekirdeği parçası elde edildiğinin, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kaide ve kubbe kemikleri kırıkları müterafik beyin doku harabiyeti, iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiğinin ” belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden, sanığın atılı suçu tasarlayarak işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı nazara alınarak sübut bulan eşe karşı kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Tanıklar beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktülün vücudunda ”birisi hem giriş hem çıkış, diğer ikisi giriş ve çıkış olmak üzere toplam 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası saptandığının, harici muayenede 1-2 ve 5 numaralı tariflenen mermi çekirdeği giriş ve çıkış yaralarının tek başına ya da birlikte ölümcül nitelikte olduğunun, 3 ve 4 numaralı tariflenen yaraların herhangi bir ölümcül niteliği bulunmadığının, ayrıca maktulün sol ön kolunda mermi çekirdeği geçişi ile uyumlu cilt sıyrığı bulunduğunun, kafa saçlı deride tariflenen ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralarının cilt altı bulgularına göre bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğunun, sol uyluğunda tariflenen mermi çekirdeği elbiseli bölgeye isabet ettiğinden kesin atış mesafesi anlaşılamakla birlikte bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğunun, sol ön kolunda tariflenen mermi çekirdeği geçiş sıyrığının cilt altı bulgularına göre yakın atış mesafesinden yapılmış olduğunun, cesetten kafa saçlı deri ve kafa boşluğundan 4 ateş ateşli silah mermi çekirdeği parçası elde edildiğinin, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kaide ve kubbe kemikleri kırıkları müterafik beyin doku harabiyeti, iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği ”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. 13.03.2020 tarihli mesaj tespit tutanağı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Suç vasfı
Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; maktulün arkadaşı olan tanık K.D’nin telefonundan mesajlaşan sanık ile maktul arasında geçen yazışma kayıtlarının içeriklerine göre; sanığın maktulden özür dilediği ve barışmak istediği, belirtilen şekilde iletişimin olay sabahına dek sürdüğü, olay sabahı da sanığın suça konu eylemi planladığına ve tasarlayarak hareket ettiğine

ilişkin dosyada somut bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece eylemin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Eksik İnceleme
Sanığın maktul tarafından aldatıldığına ilişkin savunmalarının maddi deliller ile desteklenmediği, sanık ile maktul arasında geçen kısa mesaj görüşmelerinin tutanağa bağlandığı, olay öncesi sanıkla maktul arasındaki anlaşmazlığı dair bilgisi olan ve olay anında maktul ile aynı yerde bulunan tanık beyanlarının alındığı, tekemmül eden dosya yönünden başkaca tanık beyanı alınmasının ve maktule ait baz ve HTS kayıtlarının tespitinde yarar görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik
Sanık hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı tesis edildiği, maktulün boşanmak istediği, mevcut yazışmalarında sanığın sadakat yükümlüğüne aykırı davranışlarının bulunduğunu dile getirdiği, sanığın, olay anında maktulün müşterek çocuklarını kastederek kendisinden olmadığına ilişkin imasının bulunduğuna veyahut da hakaret içerikli sözler söylediğine dair savunmalarının bulunduğu ancak bu savunmalarının, dinlenen tanık beyanları ile örtüşmediği nazara alındığında sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdirî İndirim Sebebi
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlıdır.

Sanığın işlediği suçtan pişmanlık göstermemesi ve maktule yönelik ithamları karşısında Mahkemece ”suç işlenmesindeki özellikler ve kişiliği nazara alınarak’ sanık lehine takdiri indirim uygulanmaması isabetli görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/668 Esas, 2022/765 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci

fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.