YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8223
KARAR NO : 2023/1093
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2020/131 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/577 Esas ve 2022/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olduğuna,
2. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna ve haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün arkadaşları tanıklar …..,……,…..,….,……,. ve ….,.’de olduğu halde alkol aldıkları, sanık ve arkadaşları tanıklar ….,…..,…,….,.’ nın maktul ve arkadaşlarının yanından geçtikleri sırada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafların karşılıklı birbirine vurması sonucu bir kısım tanıkların yaralandığı, sanığın uhdesinde bulunan ve ele geçirilemeyen bıçakla maktulü sol göğüs kısmından yaralaması sonucu maktulün kaldırıldığı hastanede otopsi raporunda da belirtildiği üzere kalbe nafiz bıçak yaralanmasına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda çelişkili olan ancak kavga sırasında bıçak salladığına ilişkin savunması, tanık beyanları, maktulün kesin ölüm nedenini içeren Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 29.11.2019 tarihli otopsi raporu, sanık ve tanıkların olay sırasında meydana gelen yaralanmalarına ilişkin düzenlenen Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenenn 06.08.2019 tarihli raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 20.08.2019 tarihli uzmanlık raporu, olay
görüntülerine ilişkin aldırılan 27.07.2020 tarihli bilirkişi raporu, olay araştırma, tespit, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, görüntü izleme tutanakları, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
Sanık ile maktul ve tarafların bir kısım arkadaşları arasında yaşanan kavga sırasında sanığın bıçakla maktulü kalbe nafiz olacak şekilde yaralaması sonucu ölümün meydana geldiği olayda; suçun işleniş şekli, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ile meydana gelen netice dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Ancak maktulün suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi isabetsiz olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
B. Beraate Yönelen Temyiz Sebebi
Sanık ve maktul ile tarafların bir kısım arkadaşları arasında yaşanan kavga sırasında sanığın, elinde bıçak olduğunun gerek tanık ……, …., …..’nın beyanları gerekse görüntü kayıtlarına ilişkin aldırılan bilirkişi raporu ve sanığın ikrarı ile sabit olduğu, tanık ….,.’nın savcılıkta alınan ifadesinde maktulü, sanığın bıçakladığına ilişkin beyanı karşısında sanığın kasten öldürme suçunun sübuta erdiği anlaşılmış olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Yönünden
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince meşru savunma ve haksız tahrik yönünden yapılan değerlendirmenin bu hükümlerin 5237 sayılı Kanun’da belirtilen unsurlarını içermediği gibi tümüyle aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdiri indirim sebebinin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin değerlendirmeden ibaret olduğu ve bu yönüyle yerinde bir gerekçe olmadığı anlaşılmıştır.
1. Maktulün alkolün etkisi ile sanık ve arkadaşlarına yönelik “Ne bağırıyorsunuz lan” şeklindeki söylemi üzerine başlayan tartışmada tanık beyanlarına göre elinde bıçak bulunmayan maktulü kalbinden bıçaklayan sanığın eyleminde orantısız biçimde hareket ettiği anlaşılmış olup meşru savunma koşulları oluşmadığından, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ve arkadaşları ile maktul ve arkadaşları arasında yaşanan kavganın başlangıcına ilişkin taraf anlatımlarının farklılık arz ettiği, maktulün arkadaşı tanık …..,.’nin beyana göre bağrışan sanık ve arkadaşlarına maktulün “Ne bağırıyorsunuz lan” demesi üzerine tartışmanın başladığı, maktulün şahıslara doğru koştuğu, maktul ve arkadaşlarının kovalaması üzerine sanık ve arkadaşlarının kaçarak uzaklaşmaya çalıştığı, bu beyanın tanık beyanları ve görüntülerle desteklendiği gözetildiğinde, etki-tepki dengesinin sanık lehine bozulduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiği anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi suç vasfı ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/577 Esas ve 2022/678 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.