Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8226 E. 2023/783 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8226
KARAR NO : 2023/783
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası

gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/111 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/2574 Esas, 2022/2367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi ile aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Eksik inceleme ile yapılarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Maktul … ile sanık …’un suç tarihinden önce evli oldukları daha sonra evliliklerinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiilen ayrı yaşamaya başladıkları, 16.07.2020 tarihinde anlaşmalı boşanma şeklinde evliliği bitirmek için mahkemeye başvurarak 19.11.2020 tarihinde kesinleşen karar gereğince boşandıkları, sanığın fiilen ayrı yaşamaya başladıktan sonra İstanbul iline yerleştiği, çocuklarını görmek için zaman zaman Iğdır iline geldiği, sanığın, evlilik birliğinin devam ettiği süreçte maktulün kendisini

aldattığını düşündüğü, olay tarihinde de çocuklarını görmek için Iğdır iline geldiği ve eski eşi maktul …’ı yolda beklerken gördüğü, sanığın, maktulün kendisini aldattığı kişiyi beklediğini düşündüğü ve bunu kabul edemediği, bu sebeple maktulü öldürme isteğinin geldiği, önce bir otele giderek sakinleşmek için bir süre beklediği, daha sonra alkol almaya başladığı ve aldığı alkolün de etkisiyle öldürme isteğinin arttığı, sanığın 7-8 yıl önce satın aldığı ve ailesi ile yaşadığı ikamette bulunan suçta kullandığı ele geçirilemeyen 9 mm çaplı tabancayı bulunduğu yerden aldığı, maktulün ailesi ile birlikte yaşadığı eve giderek çocuk odasının bozuk olan pencere camından zorlanmadan içeri girdiği, maktulün bulunduğu odanın lambasının kapalı olduğu, maktulün uyanık vaziyette yatağına uzamış halde bulunduğu sırada sanığın odaya girerek maktule yedi kez ateş etmek suretiyle maktulü yaraladığı, maktulün kafa kubbe ve kaide kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu olay yerinde yaşamını yitirdiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın ikrara yönelik savunması, mağdur ve tanık beyanları, maktule ait Erzurum Adli Tıp Grup Başkanlığı’nca düzenlenen 05.03.2021 tarihli otopsi raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 23.02.2021 ve 14.04.2021 tarihli uzmanlık raporları, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen 09.02.2021, 12.02.2021 ve 25.02.2021 tarihli uzmanlık raporları, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliği’nce düzenlenen 05.02.2021 ve 20.01.2020 tarihli uzmanlık raporları ve Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği’nce düzenlenen 05.02.2021 tarihli uzmanlık raporu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Daire Başkanlığı’nın 24.02.2021 tarihli üst yazısı ile gönderilen iletişim tespit tutanakları(HTS Kayıtları), Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 26.01.2021 tarihli iki adet rapor, görüntü izleme tutanakları, sanık ile maktulün boşanmalarına ilişkin Iğdır Aile Mahkemesi’nin 05.11.2020 tarihli 2020/382 Esas, 2020/459 Karar sayılı boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi ve tutanaklar dosya dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz İstemi
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup incelemeye konu somut olayda sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının belirlenemediği, öldürme kararında sebat edip etmediği tam olarak belirlenemediği gibi sanığın ikrara yönelik savunmasında da “İkametin önüne geldiğimde açık kapı ya da pencere bulursam içeriye girmeyi planlıyordum, böyle bir fırsat elde edemezsem geri dönecektim ve Dilan’ı öldürmeyecektim” şeklindeki kararsız beyanına göre öldürme kararını şarta bağlı olarak aldığı, bu itibarla eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin bir delil bulunmadığı anlaşılmış olup hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik İnceleme Yönelen Temyizi Yönünden
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde sanığın çocukları tanık olarak dinlenmeden ve maktulün kullandığı cep telefonuna ilişkin iletişim tespiti kayıtları getirtilmeden eksik inceleme ile sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığını belirtmiş ise de, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada sanığın, maktulün kullandığı beyan ettiği telefon numarasına ilişkin 01.01.2019- 02.01.2021 tarihleri arasındaki iletişim tespitlerini içerir kayıtların getirtildiği ve dosya arasında bulunduğu, sanığın çocuklarının maktulün, sanığı aldattığı hususunda bilgileri olduğu iddiası ile dinlenmesi talep edilmiş ise de aldatılma iddiasına ilişkin dosya kapsamında yeterli delil bulunduğu anlaşılmış bu hususlar eksiklik olarak görülmediğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Yönünden
Sanığın aşamalarda alınan savunmasında eşinin kendisini tanık H.T. ile aldattığını ve kendisinin bu durumu kabullenemediğini, olay tarihinde Iğdır ilinde bulunduğu sırada maktulü görmesi üzerine aldatıldığı düşüncelerinin yoğunlaştığı ve bu nedenle maktulü öldürdüğünü beyan etmiş ise de sanık ile maktulün Iğdır Aile Iğdır Aile Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli 2020/382 Esas, 2020/459 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, müşterek çocukların velayetlerinin de sanığa verildiği, boşanmış olmasına rağmen sanığın aldatıldığına dair düşünceden kurtulamadığı, olay günü Dilan’ın, Erkan ile yaşadığı düşüncesine kapılarak eylemini gerçekleştirdiği, sanığın maktul ile boşanmasının kesinleşmesi ve aradan geçen süre, sanığın başka bir ilde kendisine yeni bir yaşam kurması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sanığın sabıka kaydı incelendiğinde tekkerrüre esas sabıkasının bulunması, dosya kapsamındaki sabıkalı kişiliği,” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmiş, güncel adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/2574 Esas, 2022/2367 sayılı kararında katılan Kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı

Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Sanığın, maktulün kendisini aldatması nedeniyle boşandığı, İstanbul iline giderek burada çalışmaya ve yaşamaya başladığı, zaman zaman Iğdır iline çocuklarını ziyaret için geldiği, olay tarihinde de Iğdır iline çocuklarını görmek için geldiğinde eski eşi maktulü yol kenarında beklerken gördüğü ve eşinin kendisini aldattığı kişiyi beklediği düşüncesine kapıldığı, eşi ile yaşadıkları mutlu zamanlar aklına gelen, aldatılmayı hazmedemeyen sanığın, maktulü öldürdüğü olayda, maktulün evlilik birliği içerisinde dosyada beyanı bulunan tanık H.T. ile önce sosyal medya üzerinden, ardından telefonla görüşerek sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının HTS kayıtları ve tanık H.T.’nin beyanlarından anlaşılması karşısında, sanık ile maktulün boşanmış olmaları ve sanığın aldatıldığını öğrendiği tarihten sonra geçen süre nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

S.N.Ö/TH.(…D)