Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8252 E. 2023/1339 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8252
KARAR NO : 2023/1339
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/95 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık … hakkında azmettirmek suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
c. Katılan sanık … hakkında katılan …’u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (d) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/355 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararı ile;
A. Katılan sanık … hakkında katılan …’u kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
B. Sanıklar … ve ….hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a. Sanık … hakkında katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık … hakkında azmettirmek suretiyle katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre (ikinci kez) çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafi ve katılan sanık … müdafinin temyiz istemleri;
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Keşif yapılmadan yetersiz raporlarla eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3. Meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4. Kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları gerektiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine,

5. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın sanıklardan …’un koruması olduğu, sanık …’ın ise …’in işlettiği, tanık …’in ise müdürlüğünü yaptığı Look Pab Bar isimli iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay günü tanık olarak dinlenen …’in daha önceden tanıdığı olan sanık …’le karşılaştıklarında sohbet etmek için iş yerine davet ettiği, sanık …’ün de daveti kabul ederek yanında diğer sanık … olduğu halde ayrıca tanık olarak dinlenen …, … ile birlikte söz konusu iş yerine gittikleri, tanık Kürşad’ın, sanık … ve diğerlerini iş yerinin kapısında karşıladığı, ….., … ve sanık …’ün aynı masaya oturdukları, yan masaya ise sanık … ve tanık …’nın oturduğu, tanık …’in bir müddet oturduktan sonra kendi iş yerine geri döndüğü, sanıklar …ve … ile tanık …’nın da iş yerinden ayrılmak üzere kapıya yöneldikleri, bu sırada sanık …’ın iş yeri önünde sigara içtiği, sanık …’ün, aralarında önceye dayalı husumetinde etkisiyle katılan sanık … ile …arasında gerginlik yaşandığı, sanık …’ün …’a hitaben davranışlarından rahatsız olduğunu belirterek küfürlü konuştuğu, katılan/sanık …’ın da karşılık verdiği, sanık …’ü tanıklar …’ın, …’ın yanından uzaklaştırmaya çalıştıkları, bu esnada sanık …’un, …’ın kolunu tutuğu, sanık …’ın da kolunu kurtarmak için çektiği ve …’u ittiği, sanık …’ün bu sırada tanık Kürşad’ı geri çekilmesi için eliyle iterek …’ın yanına yöneldiği, sanık …’un sağ elini belinin arkasına atarak tabancasını tuttuğu, bunu gören sanık …’ın geriye doğru gittiği, sanık …’un …’a hitaben; “sıkayım mı” şeklinde söyleyerek tabancasını doldur boşalt hareketi yaptığı, sanık …’ün tekrar …’ın üzerine yönelmesi üzerine tanık Kürşad’ın sanık …’ü sakinleştirmeye uğraştığı, sanık …’un silahını …’a yöneltmesi üzerine Kürşad’ın sakin olunmasını istediği, bu sırada tanıklar …’ın Özgür’ün koluna girerek olay yerinden ayrılmaları için ikna ettiği, ardından tanık … ile sanık …’un yürüyerek olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra sanık … ve …’un bulunduğu aracın tekrar bar önüne geldiği, sanık …’ın gitmelerini söyler şekilde elini salladığı, ardından sanık …’un aracın kapısını açarak silahını …’a doğrultarak ateş etmeye başladığı, ardından da …’ın da karşılık verdiği, …’ın yaralanarak yere düştüğü, sanık …’ün elinde uzun bir sopa ile aracın sol tarafından inerek kafasını yerde yatan …’a doğru inerek bir şeyler söylediği, sanık …’un araçtan indiği, tanık …’nın ise yere düşen sanık …’ın silahını uzaklaştırdığı, sanık …’ün elindeki sopayla yerde yatan …’ın makat bölgesine doğru 2-3 kez tutarak ittirdiği anlaşılmıştır.

2. Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 24.02.2021 tarihli raporunda katılan …’ın batın, uyluk, el ve kol bölgelerinden kişinin yaşamını tehlike sokacak, ağır (6) derece kemik kırığı oluşturacak, hemikolektomi ve parmaktan ampute olması nedeniyle organlarından ikisinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olacak şekilde yaralandığı bildirilmiştir.

3. Sanık … aşamalardaki beyanlarında suçlamaları tevil yollu ikrar etmiş, sanık … üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Katılanın aşamalardaki beyanları ile olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanları uyumludur.

5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporları, görüntü ve kamera inceleme tutanakları, adli video analizine ilişkin bilirkişi raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Sanıklara ait güncel nüfus ve adlî sicil kayıtlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların fiilden önceki ve sonraki davranışları, eylemlerinden pişmanlık göstermeyişleri, sanık …’ün sabıkalı olup suç işleme konusunda ısrarı, ikinci kez mükerrir oluşu, yerde yaralı olarak yatan katılan …’ın makat bölgesine elindeki sopa ile birden fazla tutarak ittirmesi hususları nazara alındığında sanıklar …ve … yararına 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde öngörülen takdiri indirim nedenlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmiş buna göre uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Eksik incelemeye ve sübuta
Olaya ilişkin görüntü inceleme tutanakları ve bilirkişi raporları, dosyada bulunan delillerle uyumlu tanık beyanları dikkate alındığında eylemi sanık … tarafından gerçekleştirildiği ve sanık …’ün sanık …’u azmettirdiği anlaşıldığından dosyada bulunan görüntü kayıtları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve kararın objektif bulgulara dayandırıldığı belirlendiğinden, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik
Olaya ilişkin görüntüler ve tanık beyanları dikkate alındığında ilk haksız eylemin sanıklardan geldiği, ilk ateş edenin sanık …’ün talimatıyla sanık … olduğu, …ve …’un haksız saldırılarını ısrarla sürdürdükleri dikkate alındığında olayda meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamamıştır.

3. Suç Vasfı
Sanık …’ün talimatı üzerine sanık … ‘un tabanca ile katılan …’a birden fazla kez ateş etmek suretiyle olay yerinden kaçtığı, sanıkların eylemleri neticesinde katılanın sağ kolon ve çekumda laserasyona, L4 bölgesinde kırığa, femur da parçalı kırığa, sol el de parçalı kırıklara neden olacak şekilde yaralandığı, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, kemik

kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derece de etkileyecek nitelikte olduğu, olaya bağlı sağ hemektolomi, venöz greft uygulaması ve sol eldeki fonksiyonel kısıtlılığının organlarından işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve katılandaki yaralanmanın oluşturduğu tehlike ve zararın ağırlığına göre teşebbüsün derecesinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamamıştır.

4. Takdiri İndirim
Mahkemece takdiri indirim nedenlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesi yasal ve yeterli olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan … vekilinin yasal süresi içinde verdiği 07.10.2021 tarihli dilekçesinde müşteki sanık sıfatıyla, müvekkili lehine vekalet ücreti verilmesine ve re’sen gözetilecek sebeplerle istinaf isteminde bulunduğu anlaşıldığından kazanılmış hak oluştuğuna yönelen temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/355 Esas, 2022/878 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye … ve üye …’nin kararların bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Sanıkların tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

K A R Ş I O Y
Dosyamız katılan sanığı … hakkında sanık … …’a karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında yerel mahkemece Türk Ceza Kanunu’nun 25 inci maddesi gereği meşru müdafaa nedeniyle Beraat, sanıklar … ve … … hakkında katılan sanık …’a karşı Türk Ceza Kanunu’nun 81, 35, 62 nci maddeleri gereğince her bir sanığa ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş bu karar sanıklar … ve ….., müdafileri tarafından sadece lehe, yerel Cumhuriyet savcısı tarafından ise katılan sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile aleyhe İstinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 1. Ceza Dairesi tarafından yerel mahkeme kararı katılan sanık … yönünden usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

Katılan sanık … vekili sanık … hakkında meşru müdafaa nedeniyle verilen Beraat kararını İstinaf etmemiş ancak yerel Cumhuriyet savcısının katılan sanık … aleyhine istinaf talebi üzerine cevap mahiyetindeki dilekçesinde açıkça bu dilekçenin konusunu Cumhuriyet savcısının 05.10.2021 tarihli İstinaf dilekçesine karşı cevapların sunulması şeklinde belirtmiş ve müvekkili … hakkında yerel mahkemece meşru müdafaa nedeniyle verilen Beraat kararının hukuka uygun olduğunu belirterek Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebinin reddini talep etmiştir.

Sanıklar …ve … hakkında katılan sanık …’a karşı yerel mahkemece Türk Ceza Kanunu’nun 81, 35, 62 nci maddeleri gereğince her bir sanığa ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş bu ceza sanık müdafileri tarafından sadece lehe İstinaf olunmuştur. İstanbul BAM 1. Ceza Dairesi tarafından dosya incelenerek sanıklar …ve … hakkındaki yerel mahkeme kararı kaldırılarak kendisi hüküm kurmuş ve her bir sanık hakkında sabıkalı oluşları eylemden pişmanlık göstermemeleri, fiilden önceki ve sonraki davranışları göz önünde tutularak ayrı ayrı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi uygulanmayarak sanıklara ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

Her ne kadar BAM 1. Ceza Dairesi tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesi kararda gösterilmiş ise de her bir sanık hakkında sadece lehe İstinaf talebinde bulunulduğu müşteki sanık … vekilince verilmiş olan ve Cumhuriyet savcısının katılan sanık … hakkındaki aleyhe İstinaf talebine cevap mahiyetinde olduğu açıkça belirtilen dilekçe de sanıklar …ve … hakkındaki mahkumiyet kararları ile ilgili herhangi bir aleyhe İstinaf talebinde bulunulmadığı açıkça anlaşıldığından sanıklar …ve … vekillerince sadece lehe İstinaf olunan 12 yıl 6 aylık hapis cezalarının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 283 üncü maddeye aykırı olarak sanıklar aleyhine 15 yıl şeklinde BAM 1. Ceza Dairesi tarafından değiştirilmesi yasaya aykırıdır, bu nedenle BAM 1. Ceza Dairesi kararının bozulması gerektiği kanaati ile bu kararı onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifiz.