YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8293
KARAR NO : 2023/2166
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, silahla tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları
Sanık hakkında katılanlar … ve …’e yönelik silahla tehdit suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyete ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının katılan … vekilince temyiz edildiği, katılan … vekilinin bu suçlar yönünden temyize hak ve yetkisi bulunmadığı, kararın temyize tabi olmayıp kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve
yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan … vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 Tarihli ve 2021/41 Esas, 2021/262 Karar Sayılı Kararı ile;
a. Sanık hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 Tarihli ve 2021/1614 Esas, 2021/1589 Karar Sayılı Kararı
a. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik istinaf başvuruları itirazı kabil olduğundan inceleme dışı bırakılmıştır.
b. Sanık hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri; ceza miktarının az takdir edildiğine ve koşulları oluşmayan haksız tahrik hükümlerinin uygulandığına,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılanların olay tarihinde araç ile eve bırakma meselesi nedeniyle tartışma yaşadıkları, tartışmanın ardından sanığın ikametinden pompalı tüfeğini alıp Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunduklarını öğrendiği katılanlara sokak üzerinde yakın mesafeden ateş ettiği, katılan …’nin sanığı engellemeye çalıştığı esnada diğer katılanların olay yerinden kaçıştığı, sanığın kendisine müdahalede bulunmaya çalışan katılan …’yi hedef almak suretiyle 2. kez ateş etmesi üzerine …’nin sağ diz kısmından isabet alarak adli rapor bulgularına göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda ağır (5) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Sanık Hakkında Katılanlar … ve …’e Yönelik Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Kararının Temyizine Yönünden;
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesi kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın itiraza tabi olması nedeniyle itiraz merci tarafından karar verilmesi için inceleme dış bırakılmıştır. Her ne kadar katılan vekili sanık hakkında katılan … ile …’a yönelik silahla tehdit suçu bakımından kurulan hükmü de temyiz etmiş ise de; katılan vekilinin sadece katılan …’in vekilliğini üstlendiği ve diğer katılanlar yönünden kurulan hüküm bakımından temyiz hak ve yetkisinin olmadığı ve kararın temyize tabi olmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin bu suç yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan … Vekilinin Ceza Miktarına ve Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mahkemece haksız tahrik hükümlerinin sanığın katılanlar … ve …’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümler açısından uygulandığı, sanığın katılan …’ye yönelik kasten öldürme eylemi yönünden uygulanmasını gerektirir bir durum olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporu dikkate alınarak sanıkların eylemleri neticesinde katılanın tüfekle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda ağır derecede kırık olacak şekilde yaralandığı olayda sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen meydana gelen zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu gibi ölçütler ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak uygulama yapıldığı belirlenmekle, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Mahkumiyet Kararının Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrar ettiği, bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılanlar … ve … ‘e Yönelik Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Kararlara İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … vekilinin diğer katılanlara yönelik suç yönünden temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle katılan … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararına İlişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1614 Esas, 2021/1589 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.