Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8324 E. 2023/365 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8324
KARAR NO : 2023/365
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/139 Esas 2021/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli, 2022/1065 Esas, 2022/1508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu değil, taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna,
3. Sanık hakkında haksız tahrik sebebiyle yapılan indirimin az, yetersiz ve orantısız olduğuna,
4. Sanığın tahliyesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …’ün sanığa borcu olduğu ve sanığın borcunu sürekli istemesine rağmen maktulun borcunu ödemediği, olay günü sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın sanık …’in evinde buluştukları ve oturdukları sırada, maktul …’ün uyuşturucu madde kullanmış şekilde ve elinde sopa ile sanık …’in evine geldiği, sanık … ile maktul arasında borcun ödenmemesi sebebiyle tartışma çıktığı, maktulun sopa ile sanık …’e vurduğu ve sanık …’i 24.02.2021 tarihli muayene raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, sanık …’in de evde bulunan pompalı tüfeği alarak yakın mesafeden maktul …’ün kafasına ateş etmek suretiyle öldürdüğü, olaydan sonra kaçan sanık …’in ertesi gün polis memurlarına teslim olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.

3. … Morg İhtisas Dairesinin 03.06.2021 tarihli otopsi raporu;
-Kişide 1 (bir) adet av tüfeği küçük saçma taneleri toplu giriş yarası tespit edilmiş olup, tanımlanan giriş yarasını oluşturan atışın meydana getirdiği yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğunu,
-Av tüfeği küçük saçma taneleri giriş yarası cilt, cilt altı özellikleri, delil poşetinde gönderilen kemik parçaları ve occipital kemikte is benzeri siyah madde bulaşığı, cilt dokusunun histopatolojik incelemesinde az miktarda siyah pigment partiküller bulunmasının atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olabileceğini destekler nitelikte olduğu, ancak eksik kemik ve doku parçaları olması nedeniyle kesin kanaate varmanın mümkün olamadığı, atış mesafesi hususunun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğunu,
-Vücut sıvılarında esrar metaboliti THC-COOH, Amphetamine, Methamphetamine tespit edilen kişinin ölümünün av tüfeği küçük saçma taneleri yaralanmasına bağlı kafa (kubbe ve kaide) kemiklerinde kırık ile birlikte beyin parankim hasarı sonucu meydana geldiği kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşlerini içeren rapor dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık …’in 24.02.2021 tarihli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.

5. … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün İZM-BLS-21-2438 sayılı uzmanlık raporu dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Meşru Savunmaya İlişkin Temyizi Yönünden
Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda vurgulandığı üzere 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru savunma, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru savunmanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

a) Saldırıya ilişkin şartlar:
i) Bir saldırı bulunmalıdır.
ii) Bu saldırı haksız olmalıdır.
iii) Saldırı meşru savunma ile korunabilecek bir hakka yönelik olmalıdır. Bu hakkın, kişinin kendisine veya bir başkasına ait olması arasında fark yoktur.
iv) Saldırı ile savunma eş zamanlı bulunmalıdır.

b) Savunmaya ilişkin şartlar:
i) Savunma zorunlu olmalıdır. Zorunluluk ile kastedilen husus, failin kendisine veya başkasına ait bir hakkı koruyabilmesi için savunmadan başka imkânının bulunmamasıdır.
ii) Savunma saldırana karşı olmalıdır.
iii) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.

Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın, maktulü … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün İZM-BLS-21-2438 sayılı uzmanlık raporuna göre; herhangi bir arızası olmayan av tüfeği ile hayati bölgelerden olan kafa bölgesinden ve bitişik atış mesafesinden olmak üzere tek atışla yaraladığı ve ölümüne neden olduğu, sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği eylemi nazara alındığında, suçta kullanılan aletin kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulü mümkün görülmemektedir. Sanığın, kendisine yönelik saldırıya karşı ölçüsüz bir biçimde savunmada bulunduğu, karşı karşıya kaldığı saldırıya kıyasla çok ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem ile ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Suç Vasfına İlişkin Temyizi Yönünden
Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, çözülmesi gereken konu sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesine ilişkindir.

İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.07.2003 tarihli ve 196-212, 30.09.2003 tarihli ve 226-229, 08.07.2008 tarihli ve 88-184 ile 31.03.2009 tarihli ve 248-82 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesi sırasında; fail ile mağdur arasındaki husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânının olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suçu işleme şekli, suç aletinin niteliği, etkili mesafe olarak kabul edilen ve otopsi raporu ile de belirtilen bitişik atış mesafesinden ateş etmiş olması, maktul …’deki yaralanmanın yeri (kafa) dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrike İlişkin Temyizi Yönünden
Olay ve olgular bölümü (A) bendinde detaylarıyla anlatıldığı üzere sanık ile maktul arasındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklanan husumet nedeniyle maktulün olay günü sanığın evine gelmesi ve sanığı 24.02.2021 tarihli muayene raporu içeriğinde de belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralaması eylemi de göz önünde bulundurularak maktulden sanığa yönelen haksız fiilin ulaştığı

boyut gözetilerek, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda haksız tahrik hükmünün uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli, 2022/1065 Esas, 2022/1508 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.