Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8415 E. 2023/4936 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8415
KARAR NO : 2023/4936
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/1210 Esas, 2020/1439 Karar sayılı kararı ile suç vasfının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde kast olmaksızın sınırın aşılması suretiyle taksirle öldürme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

3. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/299 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 … maddesinin birinci fıkrası, 27 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22.800 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suç vasfının olası kastla öldürme olduğuna ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, alnan raporların yetersizliğine, üst sınırdan hüküm uygulanmasına, meşru savunmada sınırın aşılması hükmünün uygulanması gerektiğine, ceza miktarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin Uşak İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı, olay günü tanık olarak ifadesine başvurulan diğer polis memuru … ile birlikte ekip olarak devriye görevini ifa ettikleri sırada; … ili … Mahallesi … Caddesi üzerinde diğer ekiplerle birlikte araç ve şahıslar üzerinde GBT ve trafik uygulaması gerçekleştirdikleri, görev saati itibariyle yaklaşık 10-15 aracı kontrol ettikten sonra maktulün de içerisinde bulunduğu kırmızı renkli opel marka camları filmli spor tarzda bir aracın uygulama noktasına doğru yaklaştığı, şoförün sonradan yapılan tespitlerde tanık … olduğunun anlaşıldığı, tanık …’ in daha önceden alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altında iken araç kullanması sebebiyle ehliyetine el konularak araç kullanmasının yasak olduğu, yine olaydan önce alkol kullanması sebebiyle tekraren ceza almamak için uygulama noktasından bir müddet geriye doğru hareket etmeye çalıştığı, ancak hemen arkasında araçların bulunması sebebiyle gidemediği ve yavaş yavaş ekiplerin bulunduğu alana doğru duracakmış gibi yaparak hızını azaltıp yavaşladığı, uygulama yerine geldiği esnada ise aracını durdurmayarak hızlı bir şekilde ekiplerin üzerine sürüp kaçmaya başladığı, sanık ve tanık polis memurunun aracın arkasından “DUR” ikazı yapmalarına rağmen aracın kaçmaya devam ettiği, camlarının filmli olması sebebiyle şoförün ve diğer kişilerin kim olduğunun belirlenemediği, sanık polis memurunun grup amirinden aldığı talimat üzerine aracı takip etmee başladıkları, aracın süratli bir şekilde önce … Caddesi üzerinde … asfaltı istikametine doğru seyir ettiği, daha sonra … asfaltından … Sokağa geçtiği, kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen bu kurala da riayet etmediği, sanık polis memurunun içinde bulunduğu ekip aracının ise yaklaşık 200-300 metre mesafeden güvenli bir şekilde aracı takip edip tepe lambaları yanık ve de siren çalmak suretiyle uyarılarda bulundukları, ancak yine maktulün içerisinde bulunduğu aracın hiçbir uyarıya cevap vermeyerek hızlı şekilde kaçmaya devam sürdürdüğü, bu sırada sanık ve tanık polis memurları telsiz

marifetiyle ek takviye kuvvet istedikleri, maktulün içerisinde bulunduğu aracın … Caddesi üzerinden Şekerevleri istikametine doğru hareketini sürdürdüğü, … Selim Caddesi üzerindeyken sanık polis memuru … …’nin megafon ve siren kullanmak suretiyle ikazda bulunmaya devam ettiği, sanık polis memurunun tam bu sırada aracın durması için uyarı ikazı şeklinde havaya bir el ateş ettiği, ancak aracın yine durmayarak kaçmaya devam ettiği, nihayetinde maktulün içerisinde bulunmuş olduğu ve tanık …’ in kullandığı aracın 1. Kartal Sokak ile 7. Feyza Sokağın kesiştiği yerde virajı alamayarak bir ikametin bahçe çitine çarparak durduğu, sanık ve tanık polis memurlarının ekip aracının ise araç içerisinde bulunan şahısların kaçmasına engel olmak için sol arka tarafına doğru yaklaşarak ekip aracını durdurdukları, sanık polis memuru … … ile tanık …’in ekip aracından inerek maktulün içerisinde bulunduğu araca doğru yavaş yavaş yaklaşmaya başladıkları, bu sırada sanık ve tanık polis memurlarının aracın camlarının filmli olması, olay saatinin ise gece saat 22.30 sıralarında gerçekleşmesi ve havanın karanlık oluşu nedeni ile araçta bulunan şahısların inmeleri için tekrar uyarıda bulundukları, bir müddet bekledikleri, araçtan kimsenin inmediğini görünce sanık ve tanığın beylik tabancalarını çekerek doldur boşalt yaptıkları, ancak yine araçtan kimsenin inmediği, sanık polis memurunun önce aracın sol tarafına doğru yaklaştığı, arka kapısına doğru elini uzattığı ancak aracın tek kapılı olması nedeni ile kapı kolunun olmadığını fark ettiği, bu sırada diğer tanık polis memuru …’in ise; şoför mahallinde bulunan araç kapısının aralık olduğunu fark edince şoförün kaçmış olabileceğini sanığa söylediği, çevrede kısa bir araştırma yaptığı, kamu tanığı Zeynep’in tanık polis memuruna araçtan kimsenin inmediğini söylemesi üzerine tanık ve sanığın bu sefer aracın sağ tarafına doğru yönlendikleri, sanığın silahı sağ eli ile tuttuğu, sol eli ile aralık şeklinde açık olan sağ ön kapıyı kendisine doğru çekip açtığı, bu sırada araç içerisinde bulunan şahıslara “Siz kimsiniz, neden kaçıyorsunuz?” diye sorarak sağ elindeki silahı araç içerisinde bulunan maktul …, tanıklar …, Kemal ve …’a doğrultarak soru sorduğu, daha sonra tanıklardan …’ un “Biz terörist değiliz, cezai işlem olarak ne yapman gerekiyorsa yap.” diyerek çok kısa bir müddet sanık ile tartıştığı, sanığın araç içerisindeki kişileri görmesi üzerine yavaş yavaş geriye doğru çekilerek silahın namlusunu yere doğru eğecek vaziyette hareket ettiği, bu esnada aracın sağ ön koltuğunda oturan maktul …’nın yaşanan kısa tartışma nedeni ile sanığa kızarak sanığın silah bulunan sağ eline doğru sert bir cisimle vurduğu, sanığın eline aldığı bu darbe nedeni ile silahın ateş alarak peşpeşe iki kez seri şekilde patladığı, olay yeri inceleme formu, oto araç diyagramı, maktul hakkında alınan genel adlî muayene raporları ile otopsi raporları sonucu ilk merminin araç içerisinde oturan maktulün göğüs boşluğundan girerek sağ akciğer ve sol böbrek üzerinden seyreden merminin sol böbrek ve sırt tarafından çıkış yaptığı ve maktulün bu şekilde isabet aldığı, ikinci merminin ise maktulün hemen sağ ayak ucunda bulunan aracın marşbiyel kısmına isabet ederek araçta delinme oluştuğu, maktulün almış olduğu silahlı ateş yarası sebebiyle sanık tarafından çağrılan ambulansla hemen hastaneye kaldırıldığı, otopsi raporunda da belirtildiği üzere ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır.

2. Sanık … hakkındaki genel adlî muayene raporuna göre; sağ el arka bölgede 3×2 cm lik şişlik ve ekimoz mevcut olduğunun tespit edildiği, yine sanığın sağ eline yönelik hastanede MR görüntülerinin çekildiği, radyoloji uzmanı tarafından verilen raporda ise; “Sağ el bileği dorsal yüzde ekstensör tendonlar düzeyinde cilt ve cilt altı dokularında ödem ile uyumlu patalojik sinyal artırımı mevcuttur.” şeklinde sanığın sağ elindeki yaralanmasının sabit olduğu raporlarla belirlenmiştir.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulaması yönünden;
Sanık hakkında bozma ilamına uyularak, 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası atfıyla 85 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi de göz önüne alınarak hakkında teşdiden 5 yıl hapis cezası ve gerekli indirimler uygulandıktan sonra sonuç ceza olan 3 yıl 1 ay 15 gün için, 5237 sayılı Kanun’un “seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe bildirilmeden adlî para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Katılanlar vekilinin, suç vasfının olası kastla öldürme olduğuna; sanık müdafiinin alınan raporların yetersizliğine, üst sınırdan hüküm uygulanmasına, meşru savunmada sınırın aşılması hükmünün uygulanması gerektiğine, ceza miktarına yönelen temyiz itirazları yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, seçenek yaptırımın gerekçesiz uygulanması nedeniyle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/299 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.