YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8459
KARAR NO : 2023/1441
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli, 2016/271 Esas ve 2016/530 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkum olunan cezanın yarısı olan 2 ay 15 gün süre ile kamuya yararlı bir iş kolunda çalıştırılması şeklinde seçenek yaptırıma dönüştürülmesine, karar verilmiştir.
2. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli, 2016/271 Esas ve 2016/530 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli 2020/13089 Esas 2020/18674 Karar sayılı kararı ile özetle; “dosyanın ‘Basit Yargılama Usulü’ yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, “nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2021/48 Esas 2021/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.09.2022 tarihli, sanık hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edildiğinden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun resmi nikahlı karı koca oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışma neticesinde sanığın mağdurun ağzına ve masayı itmek sureti ile ayağına vurduğu, sanığın eylemi sonucu mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, duyularından ve organlarından birinde sürekli işlev zayıflamasına neden olmayacak ölçüde yaralandığı, anlaşılmıştır.
2. Sanığın inkar içeren beyanları, mağdurun aşamalardaki beyanları, Avrasya Medi-Tech Hastanesinin 21.02.2016 tarihli rapor içeriği, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli 2020/13089 Esas 2020/18674 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Suçun İşlenmediğine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sadece sanık tarafından temyiz edilen ve bozma ilamına konu olan Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli, 2016/271 Esas ve 2016/530 Karar sayılı kararında, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkum olunan cezanın yarısı olan 2 ay 15 gün süre ile kamuya yararlı bir iş kolunda çalıştırılması şeklinde seçenek yaptırıma dönüştürülmesine, hükmedilmiş olmasına karşın, bozma sonrası, yazılı biçimde hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestliğe hükmedilmek suretiyle, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2) paragrafında açıklanan nedenle Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2021/48 Esas 2021/458 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden temyiz yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.