YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8464
KARAR NO : 2023/4414
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/126 E., 2021/75 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/359 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci
maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/359 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararının katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2019/4008 Esas, 2020/594 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Mağdur …’ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Teşebbüsün derecesine,
B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Teşebbüsün derecesine, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekâlet ücretine,
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Savunma haklarının ihlal edildiğine, suç vasfına, suçun işlenmediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, akıl sağlığı hususunda gözlem altına alınmasına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanık … ile katılan …’nın resmi nikahlı karı koca oldukları ve bir süredir ailevi
uyuşmazlıklar yaşadıkları hatta adliyeye intikal eden şikayetlerin bulunduğu, bu olaylar sebebiyle katılan …’nın çocuğunu da alarak anne ve babası olan diğer katılanlar … ve …’in evine giderek onlarla aynı evde kaldığı, olay tarihinde sanık …’nin çocuğunu görmek üzere bu eve gittiği, daha önceden çocuğunu görmeye geleceğini sanık …’nin ağabeyi olan tanık …’nin telefonla arayıp söylemesi nedeniyle kapıyı katılan …’nın açtığı, sanık …’nin çocuğunu görmek istediğini söylediği, katılan …’nın çocuğu gösterdiği ancak çocuğun görüşmek istememesi üzerine sanık …’nin bu durumdan katılan …’yı sorumlu tutarak aralarında tartışmaya başladıkları, sanık …’nin katılan …’ya öldürmeye yönelik tehdit ve hakarette bulunduğu, sonrasında katılan …’ya yumruk attığı, katılan …’nın yumruğun etkisiyle duvara çarptığı, ardından sanık …’nin üzerinden çıkardığı bıçak ile katılan …’nın omzuna vurduğu, sesleri duyan katılan …’in yanlarına gelerek sanık …’ye müdahale ederek sanık …’yi katılan …’nın üzerinden çektiği, bunun üzerine sanık …’nin bu kez bıçakla katılan …’e vurmaya başladığı, ardından dönüp tekrar katılan …’ya bıçakla vurmaya devam ettiği, bağırtılar üzerine bu kez katılan …’in yanlarına gelip sanık …’nin katılan …’e bıçağı sapladığını görmesi üzerine bağırarak müdahale etmek isterken sanık …’nin bu kez katılan …’e yönelip birden fazla kez vücuduna bıçakla vurduğu, katılan …’in çığlıkları üzerine komşuların geldiğini gören sanığın olay yerinden kaçtığı, Adli Tıp Şube Müdürlüğünce hazırlanan raporlara göre katılan …’nın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, katılan …’in yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, sanık …’nin olaydan sonra ele geçirilemeyen bıçakla katılanlar Sevda ve Sevim’in vücutlarında hedef aldığı hayati önem taşıyan vücut bölgelerİ, darbe sayısı, olayın başlangıcındaki söylemleri, eylemine kendiliğinden değil katılan …’in çığlıkları üzerine olay yerine komşuların geldiğini duyması üzerine eylemine son vererek kaçması nazara alındığında sanığın katılanlar Sevim ve Sevda’ya yönelik öldürme kastıyla hareket ettiği ancak eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Savunma Hakkının İhlaline Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Yokluğunda karar verilen sanık …’nin duruşmada hazır bulunan müdafiine son söz verilmeyerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2018 tarih, 2017/612 Esas ve 2018/49 sayılı kararı uyarınca ve 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan Kurum Vekilinin Vekalet Ücreti İstemine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Kabule göre de;
1) Sanığın, mağdur …’i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde tutularak asgari düzeye yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde hiç isabet alınmayan hallerde uygulama olanağı bulunan 9 yıl hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
2) Sanığın, mağdur …’yı basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde tutularak asgari düzey ile makul düzey arasında bir ceza tayini yerine yazılı şekilde hiç isabet alınmayan hallerde uygulama olanağı bulunan 13 yıl hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B, C ve D.1-2) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin son verilmesi, vekâlet ücretine hükmedilmesi ve teşebbüsün dereceleri yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.