YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8483
KARAR NO : 2023/4319
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının sanık müdafiine 25.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafinin yasal süresi içerisinde 06.06.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararda sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 … maddesindeki belirtilen yasal süre yazılmış ise de, sanık müdafiine sonradan yapılan ve 15.06.2022 tarihinde tebliğ edilen tebligata ilişkin mazbatada 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü ve 295 … maddeleri uyarınca gerekçeli temyiz dilekçesi sunulması yönünde ihtaratın yapılmış olduğu, sanık müdafii tarafından yasada ve ihtarda belirtilen süreden sonra 03.09.2022 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesine aykırı olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün niteliği ve türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükmün suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin anılan hükümleri “suç vasfına” ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ;
a. Maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Maktule yönelik cinsel saldırı suçundan, suç tarihi olan 02.10.2002 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle, lehe olan 765 sayılı (Mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/1073 Esas, 2022/1109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri ; suç niteliğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanık arasında gönül ilişkisi bulunduğu, sanığın birçok kez maktulün evine gittiği ve cinsel ilişkiye girdikleri, maktulün aynı zamanda komşusu tanık Serdal ile de ilişkisinin bulunduğu, olay tarihinde sanık …’ın maktulün evine birlikte olmak için gittiği ancak maktulün ay hali olması
nedeniyle kabul etmemesi üzerine sanığın evin pencere demirlerini yana doğru eğerek içeri girdiği, maktulün oğlu tanık Volkan’ın olay akşamında sarı tişörtlü birinin evde olduğunu bu kişinin hırsız olabileceğini maktule söylediği, maktulün sanıkla olan ilişkisinin öğrenilmemesi adına olay günü oğluna korkmamasını söyleyerek yatak odasına uyutmaya götürdüğü, olay günü maktulün cinsel birlikteliğe rızasının bulunmadığı, sanığın maktulle cinsel ilişkiye girmek için saldırıda bulunduğu, maktulün sanıkla olan ilişkisinin öğrenilmemesi için ilk etapta bağırarak yardım talebinde bulunamadığı akabinde sanığın maktulün ses çıkarmaması için önce eliyle daha sonra da yatak üzerinde bulunan yastığı bastırarak ağzını burnunu kapattığı, maktulün bu esnada çırpındığı ve sanığın yüzünü tırnakladığı, sanığın da bu boğuşma sırasında maktulün elbiselerini çıkarmaya çalıştığı ve cinsel saldırıda bulunduğu, maktulün bu eylemler sırasında boğularak öldüğü olayda, maktulün sanığın yüzünü tırnakladığı, sanığın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdikten sonra yakalanmamak amacıyla ve suçun delili olan maktul …’nin beyanlarının alınamamasını sağlamak ve suçunu gizlemek amacıyla maktulü öldürdüğü anlaşılmakla, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Cinsel saldırı suçu yönünden, suç tarihi olan 02.10.2002 tarihinden itibaren zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine kararı verildiği, anlaşılmıştır.
2. Maktul hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu, … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’nin 24.02.2003 tarihli ; “Kişinin ölümünün elle boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme ve tespit raporu, tanıklar … ile …’ın oluşa uygun anlatımları, biyolojik incelemeye ilişkin uzmanlık raporları ile ile tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın cinsel saldırı eyleminin teşebbüs aşamasında kalmadığı ve bu eylemi tamamlayamamasından kaynaklanan saikle öldürme suçunu işlemediği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen suçun oluşmayacağı, otopsi raporu uyarınca maktulün ölümünün elle boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, ölümün cinsel saldırının bir sonucu olarak gerçekleşmediği ve ölümü ile cinsel saldırı arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun da oluşmadığı, sanığın eylemlerine ilişkin suç
vasıflarının tayini ile yapılan uygulamalarda isabetsizlik de görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/1073 Esas, 2022/1109 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.