YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8484
KARAR NO : 2023/2566
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2019/444 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine,
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/522 Esas, 2022/1030 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi yollaması ile 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; eylemin taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, aksi kanaatle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna, sanığın olay anında kendini savunduğundan meşru savunma yada sınırın aşılması, en üst oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın evli olan ablası …’in telefon numarasını bir vesile ile alan maktulün …’i rahatsız etmeye başladığı, …’in eşine mesaj atınca ailenin bu durumdan haberdar olduğu, …’in ailesinin rahatsızlık verdiğinden bahisle maktulden şikayetçi oldukları, maktulün ailesine durumu bildirdikleri, maktulün eyleminden vazgeçmediği, ısrarını sürdürdüğü, olay tarihine yakın zamanda maktulün …’in resimlerini facebook üzerinden slayt haline getirip paylaştığı, altına da “kimseyle zorla görüşmedim, zorla evine gitmedim, rahatsız etmedim” şeklinde yazdığı, sanığın dayısı tanık …’un paylaşımı görüp durumu sanığa söyleyince sanığın maktulle konuşmak için maktulün mahallesine gittiği,
bir süre birlikte yürüyüp konuştukları, sanığın maktule “eyleminden vazgeç, senin yüzünden rezil olduk kimsenin yüzüne bakamaz olduk, bu işin peşini bırak vazgeç” deyince, maktulün “senin ablanla rızasıyla yattım, sen kimsin beni uyarıyorsun, ablanı elde edeceğim” şeklinde cevap verdiği, bu duruma sinirlenen sanığın üzerinde bulunan bıçakla maktulü bıçaklamaya başladığı, yere düşen maktulü bırakıp olay yerinden kaçtığı, maktulü mahallede kül dökmeye gelen bir mahallelinin yaralı halde görüp 15.30 civarında sağlık ekiplerine haber verdiği, maktulün hastanede 21.00 sıralarında öldüğü, sanığın eylemi sonucu maktulde sol omuz üzerinde 1 tane, sol el ve sağ elde 1 er tane, 8 tanesi de bacaklarda, kalçada, uylukta olmak üzere toplam 11 adet kesi meydana geldiği, kesilerin hayati tehlikeye neden olmayıp basit tıbbi müdahale ile giderilemez ölçüde olduğu, kişinin ölümünün soğuk ortamda kalmaya bağlı gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, olay yeri tutanakları, otopsi raporu, adli sicil kaydı, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Sanığın kesici aletle yaraladığı maktulü olay yerinde terk ederek kimseye haber vermemesi, yardım çağırmamış olması nedeniyle maktulün soğuktan ölmesine ihmali davranışıyla yol açtığı kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin suçun taksirle işlendiğine, sanığın kendini savunduğundan bahisle meşru savunma yada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin oranına, sanık müdafi ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının; eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, düzenlenen raporların dosya kapsamına göre yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanık ve ailesine yönelen haksız tahrik oluşturan eylemlerin içeriği, sürekliliği, haksız hareketlerin ulaştığı boyut nazara alınarak uygulanan haksız tahrikin oranında isabetsizlik bulunmadığı, sanık savunması, oluş ve dosya kapsamına göre, yakalandığında üzerinde darp cebir izi bulunmayan sanığa maktulden yönelen ve başka türlü savuşturma imkanı bulunmayan bir saldırı gerçekleştiğine yada gerçekleşeceğine dair delil elde edilemediğinden meşru savunma yada sınırın aşılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı, sanık ile maktul arasında sanığın kız kardeşinin maktul tarafından uyarılara rağmen rahatsız edilmesi nedeniyle husumet bulunması, sanığın elverişli vasıta bıçak ile maktulün sırt, bacak, kalça bölgelerine 11 kez bıçakla vurması dikkate alındığında sanığın kasten hareket ettiği ve kastının da öldürmeye yönelik olduğu, eyleme uyan suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/522 Esas, 2022/1030 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.