YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8485
KARAR NO : 2023/4058
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan kurum vekili, 10.03.2022 yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı 1412 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süre içerisinde 14.03.2022 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/11 Esas, 2020/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/11 Esas, 2020/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/13571 Karar sayılı kararı ile karar gerekçesiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, suç vasfına, vekalet ücretine, vesaireye ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, eksik incelemeye, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktulün, sanığın kız kardeşi olduğu, olay tarihinden yaklaşık 3 ay önce maktulün ailesiyle birlikte yaşadığı ikamete bir erkek şahsı aldığı, oğlu …’ın şahsı görmesi üzerine darp ettiği ve olay ile ilgili soruşturmaya başlandığı, bu olay nedeniyle maktule kızan sanığın olaydan bir hafta önce elinde tüfekle maktulü öldürmek amacıyla maktulün evine geldiği, maktulün eşi olan mağdur …’in araya girmesi neticesinde sanığın herhangi bir eylem gerçekleştiremeden evden ayrıldığı, … ile sanık boğuşurken tüfeğin bir el ateş aldığı, sanığın daha sonra suç tarihinde olayda ele geçirilemeyen av tüfeği ile maktulenin evine yakın bir yere geldiği ve bu tüfekle o sırada evin balkonunda bulunan maktule ateş ederek vurduğu ve olay yerinden kaçtığı, 2014 yılında yakalandığı belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. 18.08.2005 tarihli ölü muayene ve otopsi zaptına göre, maktulün karaciğer, kalp ve akciğerdeki kurşun yarası sonucu perforasyon ve rübtüre bağlı kanama sonucu öldüğü tespit edilmiştir.
4. Elbistan Devlet Hastanesi Baştabibliğinin, 24.08.2005 tarihli raporuna göre, mağdur …’in, sağ deltoid üzerinde sol ön kolda deri abrazyonları mevcut olduğu, yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
5. Mağdur beyanları, tanık beyanları, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/1622 soruşturma sayılı evrakı, olay yeri inceleme raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Katılan kurum vekili, 10.03.2022 yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı 1412 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süre içerisinde 14.03.2022 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki katılan kurum vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Kurum Vekilinin, Suç Vasfına Ve Vekalet Ücreti, Sanık Müdafiinin, Sübuta Ve Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine Yönelen Temyiz Nedenleri Yönünden
Mağdurlar … ve … beyanı, tanık … beyanı, tanık … … beyanı, tanık …, otopsi raporu, mağdur …’in sanıkla boğuşmasından kaynaklı adlî rapor içeriği dikkate alındığında, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, Olay ve Olgular başlığındaki delillere göre dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sübuta ve eksik inceleme ile karar verildiğine dair Mahkemece yapılan uygulamalarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1. Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, ablası maktulün ikametlerine erkek bir şahsı almasına kinlenen sanığın, olaydan bir hafta önce maktulü öldürmeye gittiği ancak mağdur …’in engellemesi nedeniyle eylemini gerçekleştiremediği, olay gününe kadar eyleminde sebat ve ısrar gösteren sanığın, maktul ikametleri balkonunda tek başına iken av tüfeği ile ateş edip öldürdüğü anlaşıldığından, suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen tasarlama hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanığın yaklaşık 9 yıl kaçması ve duruşmalarda olay nedeniyle pişmanlığına dair herhangi bir söz ya da davranışının bulunmadığı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirim nedenlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi
gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma öncesi aleyhe temyiz istemi
bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Bozma içeriği de gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
08.06.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … yokluğunda 15.06.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.