YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8510
KARAR NO : 2023/3966
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Öldürme, Kasten Öldürmeye Azmettirme ve Kasten Öldürmeye Yardım
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir
olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/777 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle; 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanıklar … ve … hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/777 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararının katılanlar …, … ve … vekili, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/7052 Esas, 2021/14084 Karar sayılı kararı ile menfaat çatışması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle; 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanıklar … ve … hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca ceza alan sanıkların atılı suçlara fail sıfatıyla bizzat iştirak ettiklerine, beraat eden sanıkların da suça katıldıklarına, ceza almaları gerektiğine, ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığına, beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; asıl failin … olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, korktuğu için suçu üzerine aldığına, ancak atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’in diğer sanıklar …, … ve …’un babaları, sanık … ve …’in sanık …’ın oğulları, sanık …’ın ise sanık …’in damadı olduğu, diğer sanıklar … ve …’un ise kardeş olup sanık …’ın amca çocukları olduğu, sanık … ile maktul … ve yakınları arasında önceye dayalı bir husumetin bulunduğu, olay günü … ili Susurluk ilçesi sınırları içersinde bulunan Sultaniye Mahallesi Muhacır sokakta mahalle sakinlerinden olan … ‘nın oğlu tanık …’in düğün merasiminin mahallede açık bir alanda yapıldığı sırada düğüne katılan sanık … ile mahalle sakinlerinden tanık … arasında düğün esnasında bir tartışma çıktığı, tartışmanın
büyümesine engel olan sanık …’ın akrabası olan sanık …’ı da yanına alarak düğün merasiminin yapıldığı sokakta bulunan evine götürdüğü, aynı düğüne davetli olarak katılan sanık …’un da eşi ile birlikte gelerek yine aynı sokakta bulunan sanık …’ın evinde bir süre oturdukları, düğün yerinde sanık … ile mahalle sakinlerinden tanık … arasında meydana gelen tartışmadan, kavgadan şüphelenen ve sanık …’in torunu olan tanık …’ın cep telefonu ile arayarak daha öncesinde aralarında husumet bulunan ‘…’ soy isimli aile fertlerinin kendilerini sıkıştırdıklarını ve bu nedenle düğün yerinde kendilerini güvende hissetmediklerini söyleyerek yardım istemesi üzerine sanıklardan … ve …’ın yanlarına av tüfeklerini de almak suretiyle sanıklar …, …, … ve … ile birlikte iki araçla düğün yerine geldikleri, sanıklar bu şekilde düğün yerine geldiklerinde tanıklar …, …, …, katılan … ve … ile sanıklardan …, … ve … arasında daha önceki husumete ve az önce düğün yerinde gerçekleşen arbedeye dayalı olarak yeniden tartışma çıktığı, bu şekilde tarafların birbirlerine girerek kavga etmeye başladıkları, bu kavga sırasında sanık …’ın daha önce düğün yerine geldikleri arabalara koymuş oldukları tüfeklerden birini alarak havaya doğru bir kaç el ateş ettiği, bu esnada sanık …’ın evinde bulunan sanık …’ın da elinde bir tüfek ile birlikte dışarıya çıkarak düğün yerinde bulunmakta olan diğer sanıkların yanlarına geldiği, bu şekilde sanıkların yanlarında getirdikleri tüfeklerle havaya doğru ateş açarak kendilerine saldırmakta olan kalabalığın dağılmasını sağladıkları, bu esnada taraflarla herhangi bir yakın akrabalığı ve husumeti bulunmayan tarafsız tanıklar … ve …’ün anlatımlarına göre, sanıklardan …’in düğün yerinde bulunan maktul …’i fark etmesi üzerine onu kastederek “vurun bu amına koyduğum …’ini…” şeklinde sözler söylemesi üzerine sanıklardan … ve …’ın ellerinde bulunan av tüfekleri ile maktul …’e doğru yakın mesafeden arka arkaya 5 saniye arayla bir kaç el ateş ettikleri, bu şekilde maktul …’in baş ve göğüs bölgesinden almış olduğu saçma taneleri nedeniyle yere yığıldığı ve bu şekilde düğün merasiminin yapılmakta olduğu sokakta yere yığılı vaziyette vefat ettiği, daha sonrasında maktul …’in vurulması üzerine sanıkların diğer sanık …’a ait eve sığındıkları ve akabinde bir süre sonra olay yerinden kaçtıkları, anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılan anlatımları, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme ve tespit tutanağı, ölü muayene ve otopsi raporları, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.02.2015 ve 27.02.2015 tarihli raporları, 24.06.2020 tarihli keşif tutanağı ve 07.07.2020 tarihli bilirkişi raporu, Yargıtay ilamı, sanıklara ait nüfus ve sabıka kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A-1)Katılanlar vekilinin; beraat eden sanıkların da suça katıldıklarına, ceza almaları gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar …, … ve … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılan anlatımları ve görgüye dayalı tanık beyanları dikkate alındığında sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında aksi sabit olmamış savunmalarına göre, maktul …’in öldürülmesinde herhangi bir şekilde doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak ettiklerine, bu suçun işlenmesine yardım ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A-2)Katılanlar vekilinin; 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca ceza alan sanıkların atılı suçlara fail sıfatıyla bizzat iştirak ettiklerine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a. Sanık …’ın, sanık …’in oğlu, sanık …’ın ise …’in damadı olduğu, … ile maktul arasında önceye dayalı çekişmeler yaşandığı, olay günü mahallede yapılan ve tarafların da katıldığı düğün sırasında hasımlar arasında tartışma yaşandığı, tartışmanını büyümeden araya girenlerce engellendiği, …’ın, akrabası olan … tarafından eve götürüldüğü, bir süre sonra …’in torunu …’ın, … soyadlı kişilerin kendisini sıkıştırdıklarını söylemesi üzerine olay yerinde bir araya gelen tarafların kavgaya tutuştukları, kavga sırasında … ve …’ın öncelikle havaya ateş ettikleri, akabinde …’in, olay yerine sonradan gelen maktul …’i hedef göstererek ve hakaret içeren sözlerle verdiği talimat üzerine, sanıklar … ve …’ın av tüfekleri ile yaptığı atışlar sonucu baş yüz, boyun ve göğüs bölgelerine aldığı isabetler sonucu maktulün hayatını kaybettiği olayda,
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları, buna bağlı olarak her bir sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulmaları gerektiği anlaşıldığında, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek ve maktulün hangi failin silahından çıkan kurşunlarla öldüğünün tespit edilememesi gerekçe gösterilerek, yazılı biçimde, “yardım eden” sıfatıyla aynı Kanun’un 81 … ve 39 uncu maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Detayları olaylar ve olgular bölümünün 1 numaralı bendinde açıklandığı üzere sanık …’in oğlu olan sanık … ile damadı olan …’ı “vurun bu amına koyduğum …’ini…” şeklindeki sözlerle verdiği talimat ile azmettirmesi üzerine, sanıklar … ve …’ın maktul …’i öldürme fiilini gerçekleştirdikleri kanaatine varılmış olup, sanık …’in azmettirme eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca babalık nüfuzunu kullandığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun’un 38 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık … müdafiinin; sanığın atılı suçu işlediğine dair hertürlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığına, beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay ve olgular bölümünün 1 numaralı bendinde detayları açıklandığı üzere; sanık …’in diğer sanıklardan oğlu olan … ile damadı olan …’ı “vurun bu amına koyduğum …’ini…” şeklindeki sözlerle verdiği talimat üzerine, sanıklar … ve …’ın maktul …’i öldürmeye azmettirmesi sonucu olayın gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 … maddesinin uygulanmasında isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Sanık … müdafiinin; asıl failin … olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay yerinde bulunan katılan … ve tanık …’in anlatımlarına, tanıklar … ve …’in görgüye dayalı beyanları ve tarafsız olarak değerlendirilen tanıklar … ve …’ün görgüye dayalı beyanlarına göre, sanıklardan …’in düğün yerinde maktul …’i fark etmesiyle “vurun bu amına koyduğumun …’ine” şeklinde sözler söylemesi üzerine, daha öncesinde havaya öylece ateş etmekte olan sanıklar … ve …’ın yakın mesafeden kolaylıkla seçebildikleri maktul …’i hedef almak suretiyle yakın mesafeden ve maktüle göre farklı yönlerden birbirlerinin eylemlerini, davranışlarını görür şekilde peş peşe, bu yöndeki tanık beyanlarına göre 5 saniye gibi çok kısa aralıklarla arka arkaya olacak şekilde ellerindeki tüfeklerle bir kaç kez ateş ettikleri, dolayısıyla eylemin sanık … tarafından diğer sanık … ile birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D.Sanık … müdafiinin; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, korktuğu için suçu üzerine aldığına, ancak atılı suçu işlemediğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin gerek sanığın müdafii huzunda verdiği 25.02.2015 tarihli ikrar içeren savunması, katılan ve tanık beyanları ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … Hakkında Kasten Öldürmeye Azmettirme Suçu ile Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Öldürmeye Yardım Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A-2) nin a ve b numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1000 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.