Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8527 E. 2023/200 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8527
KARAR NO : 2023/200
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1156 E., 2022/1246 K.
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/11 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında;
a) Kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

b) Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/1156 Esas ve 2022/1246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar …,… vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanığın akıl hastası olup olmadığına dair rapor alınması gerektiğine,
3. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru

savunma ve 27 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması koşulları altında gerçekleştirdiğine,
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,
5. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
6. Sanık hakkında takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile amcası olan maktul … arasında alacak verecek meselesinden kaynaklanan geçmişe dayalı anlaşmazlık bulunduğu, tanıklar …,… ve …’ın beyanlarından anlaşıldığı üzere; olay tarihinden iki gün önce sanığın, maktul’un kızı … ‘ı darp ettiği, bunun üzerinde maktulün de sanığın evine giderek sanıkla kavga ettiği ve sanığı darp ettiği bu olayın 20.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, olaydan iki gün sonra 22.03.2020 suç tarihinde sanığın maktul ve katılanın içinde bulunduğu aracı takip ettiği, maktul ve katılan …’ın içinde bulunduğu aracın sokağa döndüğü esnada sanığın da sevk ve idaresindeki aracı ile aynı istikamete doğru döndüğü, olay yerine geldikleri esnada maktul ve katılan …’ın ihtiyacını gidermek için araçtan indikleri, sanığın da olay yerine aracı ile geldiği ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere tanık …’ın içerisinde bulunduğu araca selektör yaptığı, sanığın aracının sağ ön koltukta bulunan av tüfeğini alarak maktule birden çok kez ateş ederek öldürdüğü, katılan …’ın tepki göstermesi üzerine bu kez de katılanın baş bölgesini hedef alarak öldürme kastıyla bir el ateş ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılan … ve tanıklar …, …,…’ın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. İstanbul Kriminal Polis Laboruvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 22.05.2020 tarihli uzmanlık raporunda, “olay yerinde bulunan üç adet av fişeği kovanının sanıktan ele geçirilen av tüfeğinden atıldığının tespit edildiği” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. Olay yeri inceleme ekiplerince hazırlanan 23.03.2020 tarihli rapora göre; “maktulün olay yerinde sırt üstü yatar vaziyette ex olarak bulunduğu, maktulün sol ayağına 280 cm mesafede bir adet ve baş kısmına yaklaşık 235 cm mesafede bir olmak üzere toplamda iki adet sterling ibareli mavi renkli av tüfeği kartuşunun olduğu, maktulün sağ baş kısmı yan tarafında bulunan zeminde yoğun kan birikintisinin bulunduğu, yine ayak çevresinde kan lekelerinin olduğunu, maktulün sağ çene kısmında ve arka sırt kısmında av tüfeği mermi girişi ve ön göbek üzerinde av tüfeği mermi çıkışı olduğu” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

6. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 14.09.2020 tarihli otopsi raporuna göre; “Maktulün 2 adet av tüfeği yaralanması bulunduğu, ikisinin de müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu, cesetten metalik renkte küçük saçma taneleri ve şeffaf renkli tapa parçaları elde edilmiş olduğu, kişinin ölümünün av tüfeği yaralanmasına bağlı mandibula ve yüz kemik kırıkları ile birlikte, büyük damar ve iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

7. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 26.01.2022 tarihli raporuna göre; “Katılan …’ın sağ dirsek proksimalde ulnar ve radial tarafta kurşun giriş çıkış deliklerinin mevcut olduğunun ve içerisindeki saçmaların çıkartıldığının belirtildiği, meydana gelen yaralanmanın BTM ile giderilemeyecek ve kemik kırığının yaşamsal fonksiyonlarını 3 (üç) orta derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiği,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

8. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 08.11.2021 tarihli raporuna göre; “…’da herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortana kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbî bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre, …’ın 22.03.2020 tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı
Sanığın maktule birden çok kez ateş ederek öldürdüğü, katılan …’ın tepki göstermesi üzerine bu kez de katılanın baş bölgesini hedef alarak öldürme kastıyla bir el ateş ettiği, eylemini kararlı bir iradeyle devam ettirdiği, kullandığı aletin türü, yaralanmanın niteliklerine göre sanığın, maktule yönelik eyleminin kasten öldürme ve katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Akıl Hastalığı
İstanbul Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 08.11.2021 tarihli raporuna göre, sanık …’ın akıl hastalığının bulunmadığı ve işlediği suçlara karşı ceza sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Meşru Savunma
Olay sırasında maktul ve katılanın sanığa yönelik herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı bu nedenle sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Teşebbüs Derecesi
Sanığın eylemi neticesinde katılanın, Olay ve Olgular başlığı altında (7) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adlî tıp raporunda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin 10 yıl olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Haksız Tahrik
Olay öncesinde sanığın maktulün kızını darp etmesi üzerine maktulün sanığın evine giderek kavga ettiği ve olay esnasında maktulden ve katılandan sanığa yönelen haksız bir söz ve davranışın bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

F. Takdîri İndirim
Sanığın tekerrüre esas ilâmının bulunduğu ve kayden sabıkalı bulunduğu, bu nedenle olumsuz geçmişi ve kişiliği nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdîri indirim hükümlerinin takdîren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/1156 Esas, 2022/1246 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.01.2023 tarihinde karar verildi.