Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8554 E. 2023/1555 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8554
KARAR NO : 2023/1555
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/720 Esas, 2022/843 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/720 Esas, 2022/843 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz isteği; sanığın eylemini canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlediğine,

2. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna, kendisine yönelik saldırıyı defetme amaca taşıdığından meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması yada ağır tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, suç vasfına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün mahalleden arkadaş oldukları, maktul ile tanık …’in ayrı bir ev tutup burada vakit geçirdikleri, sanığın da arkadaşları olması nedeniyle yanlarına gelip gittiği, cinayet tarihinden bir süre önce sanığın söz konusu evde bulunduğu sırada evde bulunanlara ait telefonları çaldığının iddia olunduğu, bu konuda sanığın yargılanıp ceza aldığı, sanık ile maktul ve … arasında bu husustan dolayı anlaşmazlık bulunduğu, sanığın hırsızlık olayı ile ilgili şikayetlerini geri çekmeleri konusunda diğer taraf ile görüşmeler yaptığı, haber gönderdiği, olay tarihinde de sanık ile maktulün birlikte dışarı çıktıklarında aralarında tekrar bir tartışma yaşandığı, sanığın maktulü göğüs bölgesinden 1 kez bıçakladığı, bıçağın göğüs boşluğuna girerek kalpte yaralanmaya neden olup, ölümün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kalp yaralanması ve göğüs içi kanama nedeniyle meydana geldiğinin anlaşıldığı, maktulden sanığa yönelik haksız söz ve davranış bulunmadığı, ayrıca sanığın eylemden sonraki davranışları gözetilerek lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Katılan ve tanık anlatımları, sanığın ikrar içeren savunmaları, otopsi raporu, adli sicil kaydı, olay yeri inceleme ve diğer tutanaklar, yargılama sürecine ait tüm evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

3. Sanık … hakkında … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.08.2020 tarihli, 2021/67 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı ile “hırsızlık” suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin ilam dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Maktulün sanığın kız arkadaşını rahatsız ettiği yönündeki iddianın içeriğinin soyut olduğu, arkadaşlık teklifinden ibaret kaldığı ve daha öte boyuta taşındığının dinlenen tanıklarca doğrulanmadığı, sanığın cep telefonunu çaldığı iddiası ile ilgili maktulle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, bu olayda da maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız söz ve hareket bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

1. Katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz istemi;
“Canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafiinin eksik araştırmaya, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle vasfa, meşru savunma ve sınırın aşılması ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yönelen bir saldırı, haksız söz ve eylem bulunmadığı dikkate alındığında meşru savunma yada sınırın aşılması ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, bu hususlarda yasal, yerinde ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/720 Esas, 2022/843 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.