YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8565
KARAR NO : 2023/198
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/478 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/668 Esas, 2022/1407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Beraate,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiğine,
4. Olayda 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,
6. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
7. Sanık lehine takdîri indirimin uygulanması gerektiğine,
8. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci defa uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü katılan … ile kardeşi tanık …’nın parkta birlikte otururken yanlarına tanımadıkları sanık …’in geldiği, taraflar arasında tartışma yaşandığı, sanık …’in belinden çıkardığı bıçak ile katılan …’a saldırdığı, boynuna, kulak ve bel bölgesine vurarak yaraladığı, tartışma esnasında katılan … ile sanık …’in yere düştüğü ve yerde boğuştukları, bu esnada sanık …’in söz konusu bıçak ile yaralandığı, sanık …’in katılan …’ı toplam 5 bıçak darbesi ile yaradıktan sonra olay mahallinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılan aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanık …’nın beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen, 09.07.2021 tarihli raporda; katılan …’ın, “maruz kaldığı iç organ (barsak) yaralanmasına neden olan batına nafiz delici alet yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, yüzde sabit iz açısından olay tarihinden 6 sonra muayenesinin uygun olacağı, vücutta kemik kırığı tarif ve tespit edilmediği, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik yada fonksiyonel kayıp tarif ve tespit edilmediği,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. Kayseri Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen, 26.11.2021 tarihli raporda; katılan …’ın, “yüz sınırları dahilinde tarif edilen yaranın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
7. Kayseri Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen, 31.05.2021 tarihli raporda; sanık …’in, “yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, tarif edilen lezyonların basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraate Yönelen Temyiz Sebebi
Katılanın ve sanığın aşamalarda değişmeyen beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî tıp raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, sanığın katılanı Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen rapordan anlaşılacağı üzere bıçakla yaraladığı, yaralanmaların neticesinde dosya kapsamında bulunan doktor raporlarından açıkça anlaşıldığı üzere hayatî tehlike geçirilmesine sebebiyet verip öldürücü nitelikte olduğu, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olduğu, hayatî bölgelerin hedef alındığı, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Savunma
Katılan ve kardeşi parkta otururken yanlarına gelen sanığın belinden çıkardığı bıçak ile katılana saldırdığı, katılandan yönelen bir saldırı bulunmaması karşısında, sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Teşebbüs Derecesi
Sanığın eylemi neticesinde katılanın, Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen raporda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Haksız Tahrik
Sanık …, katılan … ve tanık …’nın aşamalardaki beyanlarından anlaşılacağı üzere, taraflar arasında küfürleşme gerçekleşmediği ve hakaretvari sözler söylenmediği anlaşılması karşısında, sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Takdîri İndirim
Sanık …’in adlî sicil kaydı ile uyaptaki dosyalar raporundan suça meyilli, olumsuz ve uslanmaz kişiliğe sahip olduğu kanaatine erişildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
G. Tekerrür
Sanık …’in adlî sicil kaydında Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/256 Esas 2019/255 Karar sayılı ilâmı ile 04.11.2019 tarihinde kesinleşmiş 6 ay hapis cezası bulunduğu, ilgili ilâmda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/668 Esas, 2022/1407 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.01.2023 tarihinde karar verildi.