Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8581 E. 2023/928 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8581
KARAR NO : 2023/928
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci

maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin,14.02.2022 tarihli ve 2021/1776 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi;
Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, suçun meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümleri kapsamında kaldığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1 .Sanık ile katılanın cezaevinde aynı koğuşta bulunduğu, koğuşun alt kısmının yemekhane olarak kullanıldığı, burada yemek yenildikten sonra taburelerin üst kata çıkarılması gerektiği ancak katılanın bu kurala uymaması nedeniyle koğuş mümessilinin iki gün tabureye oturmama cezası verdiği, bundan ötürü sanığın ve koğuştakilerin iki gün ayakta kalmak zorunda kaldıkları, olay günü banyo sırası bekleyen sanık ve katılanın bu konu ile ilgili olarak konuştukları sırada katılanın sakalı ile oynamaktan ibaret laubali hareketlerine sinirlenen sanığın anlık gerginlikle katılanın boğazını kantinden temin etmiş olduğu jilet ile kestiği anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Mağdur ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Katılan …’in yaralanmasını belirten İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 02.07.2020 tarihli raporunda; “…’nın büyük damar lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırığı tarif edilemediği kanaatinin bildirildiği,”
Görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suç Vasfı Yönünden
Sanığın cezaevi kantininden temin ettiği jilet ile katılana saldırıp onu boyun bölgesinden kesi oluşturacak ve hayatî tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, koğuştakilerin araya girmeleri ile eylemine son verdiği somut olayda; katılandan sanığa yönelen haksız bir saldırı olmadığı, bu nedenlerle meşru savunma şartlarının somut olayda gerçekleşmediği değerlendirilmiştir.

Sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmasa da sanığın kullanmış olduğu jiletin kullanılış biçimi açısından öldürmeye elverişli araç niteliğinde olması, sanığın eylemini yönlendirdiği boyun bölgesinin hayatî bakımdan önemi, büyük damar lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının katılanın hayatî tehlike geçirmesine neden olması bir arada değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2021/1776 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.