YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8726
KARAR NO : 2023/509
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/378 Esas, 2021/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/1801 Esas, 2022/1878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın öldürme kastının bulunmaması nedeniyle eylemin kasten yaralama suçunun kanunî unsurlarını taşıdığına,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın kuzen olduğu, olay günü birlikte içmeye gittikleri, sanık ile katılanın tanık …’un evine geldikleri, bir süre birlikte oturdukları, çıkarken sanığın o anki öfkeyle ve alkolün de etkisiyle katılanı bıçakla yaraladığı anlaşılmıştır.
Suç vasfı ve haksız tahrik yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasında husumet bulunmadığı, eylemin ani ortaya çıkan kast ile gerçekleştirildiği kabul edilerek suç vasfı kasten yaralama olarak değerlendirilerek, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiği ve sanığın anlatımının tanık anlatımıyla çürütülmesi sebebiyle de haksız tahrik indirimi uygulanmadığı belirtilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Katılanın ve her iki tarafa da aynı yakınlıkta bulunan tanık …’un aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan, 07.07.2020 tarihli raporunda;
” Sol meme 1 cm lateralinde 1 cm’lik derin kesi, sırtta sağ skapula orta hizasında yaklaşık 2 cm’lik derin kesi, sol skapula alt ucunda yaklaşık 2 cm’lik kesi mevcut olduğu,”
b) Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 24.07.2020 tarihli raporunda katılandaki yaralanmaların;
“1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
2) Basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyeceği,”
c) Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 14.10.2020 tarihli raporunda ;
“1) Sol memenin 1 cm solundaki (lateralindeki) 2 cm’lik yaranın iç organ yaralanması ve büyük damar yaralanması tarif edilmediğine göre;
i) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
ii) Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebileceği,
2) Sol skapula altında (sırtta sol kürek kemiği alt kısım) tarif edilen 1,5 cm’lik yaranın hem diafragmada (göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran yapı) hemde diafragmadan akciğer boşluğuna giren ve hemtoraksa (akciğer boşluğunda kanama) sebeb olan Batına ve thoraksxa (göğüs boşluğu ve batına) nafiz yaralanmasının;
i) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
ii) Basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyeceği,
3) Sağ skapula (sırtta sağ kürek kemiği altı) altında tarif edilen 2 cm’lik V şeklindeki, büyük organ yaralanması ve iç organ yaralanması oluşturmayan yaralanmasının;
i) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
ii) Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebileceği,
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanıkta darp ve cebir izi bulunmadığına ilişkin İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 18.07.2020 tarihli adlî muayene raporu dava dosyasına alınmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılanın kuzen oldukları, sanığın katılanı parasını almakla suçladığı, olay günü sanığın katılanın evinin önüne gelerek içki içmek için çağırdığı, birlikte dayısı olan tanık …’un evine gittikleri bu sırada tanık …’un da evde olduğu, sanık ile katılan bir süre içki içtikten sonra sanığın katılanı evine bırakmayı teklif etmesi üzerine ayakkabılarını giymek için yere eğilen katılanı birden fazla kez bıçakladığı, bu sırada orada bulunan tanık …’un olaya müdahale ettiği ancak sanığın ikisine de bıçak sallayarak tanığın katılanı hastaneye götürmesine engel olmaya çalıştığı, sonrasında evde bulunan diğer akrabaların da sanığa müdahale etmesi ile fırsattan yararlanan tanığın katılanı arabaya bindirip hastaneye götürdüğü kanaatine varılmıştır.
Suç vasfı yönünden yapılan değerlendirmede; sanığın elindeki öldürmeye elverişli bıçak ile olanca gücü ile katılanın hayati organlarının bulunduğu sırt ve göğüs bölgesini hedef alarak birden fazla darbe vurduğu, her iki tarafa eşit yakınlıkta olan ve beyanına itibar edilmemesi için bir neden görülmeyen tanık …’un ”dışarıdan bir bağrışma sesi geldi, kapıya koştuğumda sanık katılanı bıçakla kovalıyordu, katılanın üzerinde kan vardı, ben araya girmeye çalıştım,” şeklindeki kolluk beyanı, yine aynı tanığın yargılama aşamasındaki ”kapının önüne gittiğimde müşteki bıçaklanmış haldeydi, müştekiyi yaralı olduğu için arabaya bindirip hastaneye götürecektik, sanık hala elindeki bıçakla müştekiyi kovalayıp ona vurmaya çalışıyordu” şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürmeye elverişli vasıta ile katılanın hayati organlarının bulunduğu bölgelere yönelik çok sayıda darbe vurması, eylemini devam ettirirken araya tanığın girmesi nedeniyle eylemi tamamlayamaması göz önüne alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraate Yönelen Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçlamaya yönelik tevilli ikrarı, katılanın ve tarafsız tanık …’un aşamalardaki uyumlu beyanları ile katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfına Yönelen Temyiz İstemi
Sanığın katılanın hayati bölgelerini hedef alarak elverişli araç olan bıçakla birden çok kez vurduğu darbeler sonucu katılanın yaşamının tehlikeye girdiği, tanık …’un araya girmesi ile eylemine son verdiği hususları bir bütün hâlde değerlendirildiğinde suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline yöneldiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrike Yönelen Temyiz İstemi
Sanık aşamalardaki beyanlarında katılanın kafasına meyve tabağı ile vurduğunu, meyve bıçağı ile kendisine ve çocuğuna saldırdığını iddia etmişse de, aynı ortamda bulunan tanık …’un bu husustan bahsetmediği gibi katılan sanığa saldırmış olsaydı bunu görebileceğini belirttiği, İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 18.07.2020 tarihli adlî muayene raporunda sanıkta herhangi darp cebir izi bulunmadığının belirtildiği dikkate alındığında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/1801 Esas, 2022/1878 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.