YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8777
KARAR NO : 2023/4937
KARAR TARİHİ : 11.07.2023
U Y A R L A M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Adam öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.1998 tarihli 1998/77 Esas ve 1998/74 Karar sayılı ilamı ile, hükümlü … hakkında kasten adam öldürme suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 79 uncu maddesi delaletiyle, aynı Kanun’un 448 … maddesi ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 21 yıl 8 ay ağır hapis ve 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet suçundan ise 12 ay 15 gün hapis ve 716.666 Lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Rize Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kurulan hüküm Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 09.12.1998 tarihli ve 1998/3284 Esas, 1998/3876 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
3. Uyarlama sonucu Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararı ile hükümlü … hakkında Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, maktul … …’e yönelik kasten öldürme suçlarından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6136 sayılı Yasa’ya aykırılıktan, 6136 sayılı Kanun’da sanık lehine değişiklik bulunmadığından bu suç yönüyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü müdafiinin temyiz isteği sübuta, cezanın fazlalığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın alkol aralarak aşırı sarhoş bir şekilde evine geldiği, evinde eşi, maktul annesi ve çocukları ile birlikte kaldıkları, bu arada maktulün kardeşi olan mağdur …’in de İstanbul’dan ziyaret amacı ile evde bulunduğu, sanığın eve geldiği sırada mağdur …’in köyde yakın bir komşunun evine gittiği, sanığın sarhoş bir halde eve gelerek küfür etmeye başladığı ve ağabeyi olan mağdurun evin kapısında bulunan otomobilin anahtarlarını istediği ve çocukları vasıtasıyla komşuda bulunan Muammer’e haber göndererek anahtarı istettiği, mağdur …’in de dayısının yanından ayrılarak kısa bir mesafede bulunan olayın geçtiği eve geldiği, eve geldiğinde sanığın sarhoş ve saldırgan tutumlar içerisinde olduğunu görüp önlemeye çalıştığı ve sanığı uyardığı, sanığın ise mağdur …’e yönelik olarak küfür etmeye başladığı, hiddetlenen mağdurun sanığa saldırdığı, boğuşmaya başladıkları, evin üst katından çıkış kapısına doğru giden merdivenlerde bu boğuşma sonucunda yuvarlanarak bahçeye indikleri, bu arada sanık ve mağdurun anneleri olan maktul … …’in iki kardeşi ayırmak amacıyla evin üst katından bahçeye indiği ve aralarına girdiği, bu arada maktulün sanığı tutarak ağabeyine yönelik ağır küfürler söylemesini engellemeye çalıştığı sırada sanığın belinde bulunan ruhsatsız tabancayı çıkararak bir el ateş ettiği, sanığın ateş etmeden önce mağdur …’in sanığın elinde silahı görmesi üzerine kenara kaçarak orada bulunan odunların arkasına saklanmaya çalıştığı, sanığın yapmış olduğu bir el ateş etmesi soınucunda kurşunun maktule isabet ettiği, maktulün bu şekilde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında lehe kanun belirlenirken 5237 sayılı Kanun uygulandığı takdirde; somut olayda sanığın tek fiili ile hem maktule yönelik olası kastla öldürme suçunu, hem mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin anlaşıldığı, “olası kastla öldürme” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlardan
olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayıp gerçek içtima hükümlerinin uygulanacağı ve ayrıca işlenen suçların farklı nevilerden olmaması nedeniyle aynı Kanun’un 44 üncü maddesindeki fikri içtima hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı göz önüne alındığında, sanığın maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası gereği müebbet hapis cezası ve mağdura yönelik de kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asgari düzeyden 13 yıl hapis cezası belirlendiği takdirde 5237 sayılı Kanun’a göre yapılacak uygulamanın açıkça sanık aleyhine olduğu anlaşıldığından, 765 sayılı Kanun ile kurulacak hüküm daha lehe olduğu halde, uyarlama talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, lehe Kanun’un hatalı belirlenmesi,
2. Kabule göre de; öz annesini olası kast altında öldüren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle lehe kanunun yanlış belirlenmesi nedeniyle Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tabi olan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.