Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8781 E. 2023/305 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8781
KARAR NO : 2023/305
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke (kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2012/28 Esas, 2014/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezasına, 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına,
b. Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, karar verilmiştir

2. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli, 2019/2009 Esas, 2021/5380 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu, tehdit ve kasten yaralama suçundan ayrı ayrı hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/483 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz isteği; sübuta, eksik incelemeye, meşru müdafaa, haksız tahrik, lehe hükümlere, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde katılan …’a ait ekmek fırınına sanığın gelerek para istediği, sanık ile katılan arasında bu nedenle başlayan tartışmada sanığın ruhsatsız tabancası ile katılanı … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 15.04.2013 tarihli 2013/984 sayılı raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Haksız Tahrik Ve Meşru Savunmaya Yönelik
Olay tarihinde katılana ait fırına gelen sanığın para istediği iddiası ile başlaşan tartışmada, sanığın para verilmemesine kızarak aracından aldığı tabanca ile katılanı yaraladığı olayda, sanık lehine haksız tahrik koşulları oluşmadığı, kendisine yönelik her hangi bir saldırıdan bahsetmeyen, suçlamaları kabul etmeyen sanık hakkında ayrıca meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Lehe Hükümler Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesinin uygulanabilmesi için netice ceza miktarının üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu, keza aynı Kanun’un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme kararı verilebilmesi için netice ceza miktarının üst sınırının 1 yıl hapis cezası olduğu, sanık hakkında belirlenen netice ceza miktarının seçenek yaptırımlara çevirme ya da erteleme kararları verilmesinde kanunî engel teşkil ettiği anlaşılmakla, sanık Ercan hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Takdiri İndirim Hükümleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sanığın sabıkalı geçmişi, dosyaya yansıyan sosyal ilişkileri, fiilden sonra ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alındığında sanık yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin bulunmadığı kanaatine varıldığından” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, güncel adli sicil kaydından tekerrüre esas olmayan çok sayıda adli sicil kaydı bulunduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/483 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06/02/2023 tarihinde karar verildi.