Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8861 E. 2023/4859 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8861
KARAR NO : 2023/4859
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca duruşmalı inceleme isteminde bulunma yetkisi bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararı ile ;
1. Sanık … hakkında ;
a. Maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi kararının Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/7769 Esas, 2021/10121 Karar sayılı kararı ile ;
“Sanık … hakkında “maktul …’u kasten öldürme” suçuna yönelik olarak,
Maktulün sanığın açtığı ilk ateş sonucu öldüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığından, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
Haksız tahrik nedeniyle, 12 ile 18 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında, hangi tarafça başlatıldığı tespit edilmeyen silahlı çatışmada, karşılıklı meydana gelen zararın ağırlığı ve buna bağlı olarak haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine, haksız tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek 18 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık … hakkında “mağdur …’u kasten öldürmeye teşebbüs” suçuna yönelik olarak,
Maktul … ve kardeşi …’un, sanık … ve kardeşi …’ı markette gördükten sonra dışarı çıktıkları, olay yerinden uzaklaşmak yerine marketin dışında Kenan ve … ile asıl husumeti bulunan kardeşi … ile birlikte beklediği, market önünde çıkan tartışmanın silahlı kavgaya dönüştüğü olayda, sanık … hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,

“Sanık … hakkında “maktul …’u kasten öldürme” suçu yönünden,
Haksız tahrik nedeniyle, 12 ile 18 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında, maktulden sanığın oğluna yönelen ve haksız tahrik davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine, haksız tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek asgari oranda indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile ;
1. Sanık … hakkında ;
a. Maktul …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında; maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … ve İsmail vekilinin temyiz sebepleri ;
1. Teşebbüsün derecesine,
2. Haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına,
3. Cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanıklar Kenan ve … müdafinin temyiz sebepleri ;
1. Meşru savunmaya,
2. Haksız tahrikin derecesine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Bir tarafta Kaya ailesinden kardeş olan maktul … ile mağdur sanık … ve babaları mağdur sanık …; diğer tarafta ise Gümüş ailesinden kardeş olan maktul … ile mağdur sanık … olmak üzere, tarafların aynı köyde ikamet ettikleri, …’ın eşi ile … arasında gönül ilişkisi olduğuna yönelik söylentiler nedeniyle taraflar arasında husumet oluştuğu, olaydan önce …’ın ailesiyle birlikte
köyü terk etmek istediği, ancak …’un engel olduğu, bu olay nedeniyle tarafların birbirlerinden şikayetçi oldukları, yapılan soruşturmanın tarafların ölmesi nedeniyle takipsizlikle sonuçlandığı, olay günü … ve Kenan’ın ilçe merkezinde bulunan markete birlikte giriş yaptıkları, bir süre sonra da … ve …’un da otomobilleriyle aynı marketin önüne geldikleri, içeri girdiklerinde hasımlarını görmeleri üzerine dışarıya çıktıkları, tarafların market dışında karşı karşıya geldikleri, bir süreliğine yapılan

konuşmaların ardından Kenan ile …’un karşılıklı olarak silahlarını çekip birbirlerini hedef alarak atış ettikleri, hangi tarafın silahını öncelikle çektiğinin ve çatışmayı kimin başlattığının tespit edilmediği, karşılıklı olarak açılan bu ateşin ardından, maktul …’un aldığı isabetlere rağmen ölmediği, Kenan’ın sağ üst batın bölgesine aldığı isabetle göğüs içi kanama ve hava birikimi ile hayati tehlikeye; …’un ise batın bölgesine aldığı isabetle ince bağırsak harabiyeti ile hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralandıkları, Kenan’ın aldığı isabetle olay yerinden kaçtığı, …’un ise …’un tabancasını alarak …’ın peşine düştüğü, çatışmaya katılmayan …’ı hedef alarak, ardı ardına yaptığı atışlar sonucu olayla ilgisi olmayan mağdurlar … ve …’nün kol ve bilek bölgelerine aldığı isabetlerle hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandıkları, bu sırada silah sesleri üzerine olay yerine gelen …’ın, yerde canlı vaziyette oturan …’u açtığı ateş sonucu öldürdüğü, …’un ise kendi aracıyla kaçmaya çalışan …’ı başından vurarak öldürdüğü, akabinde, aracının içerisinde oğlu …’ı vurulmuş halde gören …’ın yanında taşıdığı silahını aracın yakınında duran …’a doğrultarak atışa sarih silahını ateşlemek istediği, ancak silahına mermi sıkışması ve polislerin olay yerine gelerek kendisine müdahale etmeleri sonucu eylemini tamamlayamadığı anlaşılan olayda, sanık … hakkında maktul ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden, hangi tarafça başlatıldığı tespit edilmeyen silahlı çatışmada, karşılıklı meydana gelen zararın ağırlığı ve buna bağlı olarak haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak, sanıklar yararına makul oranda haksız tahrik indirimleri uygulandığı, anlaşılmıştır.

2. Maktul … hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 02.03.2015 tarihli ; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmalarına bağlı boyun omur ve kot kemik kırıkları ile karakterli iç organ ve büyük damar harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama ile medulla spinalis harabiyeti sonucu medyana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan … hakkında düzenlenen … Eğitim Araştırma Hastanesinin 03.09.2015 tarihli ; “İnce barsak yaralanması sonucu ileostomi açılmasına neden olan ateşli silah yaralanması arızasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı”
Görüşünü içeren adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, uzmanlık raporları, kamera görüntüsü inceleme tutanakları, adli muayene raporları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Düzeltme Yönünden
Katılanlar dava dosyasında kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiği halde yararlarına vekalet ücretine hükmedilmemesi, nedeniyle oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

B. Katılanlar … ve İsmail vekilinin haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, cezadan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, katılan … vekilinin teşebbüsün derecesine, sanıklar Kenan ve … müdafiinin meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, suç vasıflarının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, olayın karşılıklı silahlı çatışma şeklinde gerçekleşmiş olması karşısında meşru savunmanın yasal koşullarının oluşmadığı, katılan …’taki yaralanmanın niteliği dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi uyarınca tayin olunan ceza miktarlarının yerinde olduğu, hangi tarafça başlatıldığı tespit edilmeyen silahlı çatışmada, karşılıklı meydana gelen zararın ağırlığı ve buna bağlı olarak haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak, sanıklar yararına haksız tahrik indirimlerinin oranının isabetli olduğu, sanıklar … ve Kenan hakkında hükmolunan ceza miktarları uyarınca lehe hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, takdiri indirimlerin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/423 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar … ve İsmail yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 8.200,00TL. maktu vekalet ücretinin sanıklar Kenan ve …’dan alınarak, katılanlara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.