Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8894 E. 2023/2928 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8894
KARAR NO : 2023/2928
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Öldürmeye Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli, 2012/426 Esas 2014/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli, 2012/426 Esas 2014/126 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/2941 Esas 2016/1068 Karar sayılı kararı ile ”….TCK’nun 35.maddesinin uygulanması sırasında,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre üst sınıra yakın bir ceza verilmesi yerine,yazılı şekilde üst hadden cezası verilmesi,..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli 2016/108 Esas 2020/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eylemin kasten yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın katılanı görüp konuşmak istediği, katılanın kaçması üzerine kendi kullanımında olan aracı ile katılana çarparak katılanı sağ bacağında tibia ve fibula kemiğinde kırığa neden olacak şekilde yaraladığı, bacağındaki kırık nedeni ile yerden kalkamayan katılanın yanına giden sanığın “seni geberteceğim” diyerek sol göğüs boşluğundan bıçakladığı, restaurantın camlarının kırılması nedeni ile sesleri duyarak olay yerine gelen restaurantta çalışan tanıklar … ve …’ın sanığa müdehale ederek elindeki bıçağı aldıkları ve bu şekilde sanığın eyleminin son bulduğu anlaşılmıştır.

2.Katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 16 Aralık 2013 tarih ve 9163 sayılı raporu, İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 22 Temmuz 2013 tarih ve 5783 sayılı raporu, mağdurun anlatımları, sanık savunmaları, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/09/2012 tarihli uzmanlık raporu, Yargıtay bozma ilamı, yargılama sürecine ait tüm belgeler dosya arasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden;
Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan 15.04.2014 tarihli hükümde teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında 15 yıl hapis cezasına hükmolunduğu, Dairemizin 08.03.2016 tarihli ve 2015/2941 Esas 2016/1068 Karar sayılı kararı ile de teşebbüs nedeniyle üst sınıra yakın bir ceza tayin edilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamına uyma yönünde karar verilmesine rağmen bozma ilamı kısmen etkisiz kılınacak şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup, tebliğnamedeki onama düşüncesinde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı Yönünden
Bozma ilâmına uyularak İlk derece Mahkemesince suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, sanığın suçta kullandığı silahın (bıçak) öldürmeye elverişli olması, sanığın bıçak darbesinin katılanda sol göğüs boşluğundan girerek toroksa, oradan devamla batına nafiz olarak mide ve karaciğerde lasarasyona neden olması, sanığın bıçakla vurduğu bölgenin hayati önem arz eden bölge olması, sanığın katılana araba ile çarptıktan sonra eyleminden vazgeçmeyerek arabadan inip bu kez bıçak ile katılana vurması, tanıklar … ve …’ın olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanları da dikkate alındığında sanığın tanıkların müdahale etmesi ve araya girmesi nedeni ile eylemine devam edememesi, hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği hususunda yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanan suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
1. Sanığın eylemini katılanın kızı ile rızası dışında cinsel ilişkiye girmiş olduğunu öğrenmesi, katılanın kızını bir süredir rahatsız etmeye devam etmesi nedeni ile gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanık hakkında uygulanan haksız tahrik oranının olayın ulaştığı boyut gözetildiğinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli 2016/108 Esas 2020/249 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.