YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8918
KARAR NO : 2023/354
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Olası kastla yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2016/77 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bu kararın Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2020/1626 Esas, 2020/11602 Karar sayılı ilâmıyla;
“Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde katılan …’ın sevk ve idaresinde bulunan otomobilde ön yolcu koltuğunda mağdur … , arka sağ koltukta ise mağdur … bulunduğu halde seyir halinde iken, otomobilin arkasında sanık bulunduğu halde …’in sevk ve idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucunda yere düşen sanığın ele geçirilemeyen silah ile hedef gözetmeksizin arkadan 3 el ateş etmesi ve mermilerin aracın arkasına isabet etmesi sonucunda mağdur …’in yaralanması şeklinde gerçekleşin eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturmayacağı bu itibarla mağdur …’den tedavisini nerede yaptırdığı sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili sağlık kuruluşundan temini ile dosyanın kül halinde Adlî Tıp Kurumu’na gönderilerek yaralanmaya ilişkin raporun aldırılmasından sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla, hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor esas alınarak eylemin kül halinde katılan …’a yönelik silahla tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2022 tarihli ve 2021/139 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın yaralama kastı ile hareket etmediğine bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü 22:30 sularında hava karanlıkken katılan …’un sevk ve idaresindeki aracıyla yanında sağ ön koltukta mağdur …, sağ arka koltukta mağdur …’ın yolcu olarak bulunduğu esnada seyir halindelerken, sanığın arkadaşı …’in kullandığı, sanığın da arkasında oturduğu motosikletin yola aniden çıkması üzerine mağdurların bulunduğu aracın motorsiklete arkadan çarparak trafik kazası yaptıkları, çarpmanın etkisi ile sanığın yere düştüğü ve yerdeyken olay yerinden ayrılmak için uzaklaşan katılan …’un aracının arkasından 3 el ateş ettiği, 2 adet merminin araca isabet ettiği (arka cam sağ alt noktada ateşli silah mermi çekirdiği giriş deliği ve yine aracın bagaj kapağı alt kısmında mermi çekirdeği giriş deliği bulunduğunun tespit edildiği) yine arka koltukta oturan mağdur …’ın koltuk altından girip çıkan mermi nedeniyle btm ile giderilemez nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kısmen kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Olaya ilişkin bilgi sahibi olan tanıkların ve hakkındaki hükümler temyize gelmeyen olayın diğer taraflarının beyanları ile araç inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında sanığın eylemi neticesinde mağdur …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 16.10.2020 tarihli;
“Sağ ön aksiller çizgi 6. 7. kostada 0.5 cm civarı kurşun giriş deliği, sağ arka aksiller çizgi 6. 7. kosta hizasında 2×2 cm civarı çıkış deliği bulunduğu,
Hastanın ekli tıbbî belgelerinin incelenmesi, içeriklerinde yer alan muayeneyi gerçekleştiren hekim bulgularına itibar edilmesi ile mevcut verilerin bir arada ve bütünlük içerisinde yapılan değerlendirilmesi neticesinde, olay nedeniyle hastanın maruz kaldığı travma sonrasında meydana gelen; göğüs veya batın gibi hayati vücut boşluklarına nafiziyetin olmadığı ve organ/damar yaralanmasına sebep olmadan vücudu terk eden ateşli silah ürünü yaralanması durumunun;
– Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
– Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
– Vücudunda kemik kırılmasına veya kemik çıkığına neden olmadığı,
– Yüz sınırları içerisinde cilt-cilt altı bütünlüğünü bozacak derecede travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
– Dava konusu olaya bağlı duyularından veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik veya fonksiyonel bozukluk tarif edilmediği,”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı ve Tebliğname Yönünden
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olayın meydana geldiği saat itibariyle gece vakti havanın karanlık olması nedeniyle sanığın arabanın içinde arka koltukta oturan mağdur …’ı göremeden aracın arkasından 3 el ateş ettiği, aracın arka bagaj camı ile arka kaportanın birleştiği yerin sağ tarafında çekirdek giriş deliğinin bulunduğu, sanığın aracın arkasından ateş ederken araç içinde başka kişilerin de bulunabileceği ve isabet alabileceklerini ön görmesine rağmen peş peşe 3 el ateş ettiği ve atışlar sonucunda mağdur …’ın vücuduna isabet eden 1 adet kurşun nedeniyle yaralanmasına neden olduğu, sanığın böyle bir neticenin oluşmasını ön görmesi ve olursa olsun düşüncesiyle hareket ederek eylemine devam etmesi karşısında olası kastla hareket ettiğinin anlaşıldığı, olası kastla işlenen suçlarda kastı neticenin belirlediği ve olası kastla işlenen suçlarda teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağı hususları dikkate alınarak, sanığın öldürmeye elverişli silahla, etkili mesafeden 3 el peş peşe ateş etmesi şeklinde gelişen olayda sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ancak; olası kastla hareket etmesi nedeniyle yalnızca oluşan neticeden sorumlu tutulması gerektiği, sanığın eyleminin bu haliyle olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu ve yine sanığın sonradan ileri sürdüğü savunmalarında belirttiği şahıslarla husumetinin olduğuna ilişkin herhangi bir delil olmadığından sanığın husumetli olduğu kişilerin saldırısına uğradığı konusunda kaçınılmaz bir hataya düştüğüne dair savunmalarına itibar edilmediği, ayrıca somut olayda mağdurdan kaynaklanan doğrudan haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz ya da eylemin de bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30. maddesi delaletiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması koşullarının da oluşmadığına dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/449 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.