Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8931 E. 2023/4632 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8931
KARAR NO : 2023/4632
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, …’nın suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik eylemle ilgili açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden suça sürüklenen çocuk müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası

gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2017/392 Esas, 2019/235 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2019/2499 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, yargılaması ayrı yürütülen sanıklar hakkında kasten yaralamadan ceza verildiğine, suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğine, öldürme kastı olmadığına, olayda bıçak kullanmadığına, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, ceza miktarına, gerekçenin yetersiz olduğuna, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun, katılan …’ın arkadaşı … ile arasındaki kavga hakkında konuşmak üzere olay günü buluştukları, suça sürüklenen çocuğun yanında yargılaması ayrı yürütülen sanıklar …, … ve … ile geldiği, aralarında kavga çıktığı, suça sürüklenen çocuk … sanıkların katılanı bıçakladıkları, katılanın birden fazla yaralanması olduğu, göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği olayda, ilk haksız hareketin katılandan geldiği kabul edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Adlî tıp raporları, görüntü izleme tutanağı, teşhis tutanakları, suça sürüklenen çocuğun inkara yönelen savunmaları, katılan … tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın birden fazla kesici delici alet darbesi ile yaralanması nedeniyle teşebbüs hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında üst sınıra yakın bir ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi ve katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız fiil niteliğinde herhangi bir söz ve davranış bulunmadığı halde haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, gerekçenin yetersiz olduğuna, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın beyanlarıyla uyumlu adli tıp raporları ile saptandığı, katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, haksız tahrik indiriminin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suç vasfına, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. …’nın suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik eylemle ilgili açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçtan kurulan hükmü istinafa hak ve yetkisi olmadığı halde, …’nın istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 276 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi yerine, incelemeye alınması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk ile katılan …’ın arkadaşı … arasında daha önce gerçekleşen kavga olayı hakkında konuşmak üzere suça sürüklenen çocuk … katılanın olay günü buluştukları, suça sürüklenen çocuğun yanında yargılaması ayrı yürütülen sanıklar ile geldiği, konuşma sırasında katılan …’ın sanık …’a yumruk atması üzerine taraflar arasında kavganın başladığı, suça sürüklenen çocuk … sanıkların bıçaklarla katılanı yaraladıkları olayda, taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmaması, katılanın hayati bölgelerinin doğrudan hedef alındığına dair dosyada delil olmaması, hareketli kavga ortamında katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olan tek yarasının olması, suça sürüklenen çocuk ile cezaları kesinleşen temyiz dışı sanıkların suçu iştirak halinde işlemelerine ve sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına rağmen suça sürüklenen çocuğun kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan

hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
…’nın suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik eylemle ilgili açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından, … vekilinin, bu suçlara yönelen temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2019/2499 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.