Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9010 E. 2023/238 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9010
KARAR NO : 2023/238
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs etmek
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/76 Esas 2022/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2022/1000 Esas, 2022/1095 Karar sayılı kararı ile;

”B)Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde;
Sanık … hakkında 26/10/2019 tarihinde gerçekleşen olay kapsamında Çorum 4.Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik ve ek görevsizlik kararlarında sanığın mağdurlar … ve …’a karşı ayrı ayrı öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle TCK’nun 81/1, 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına talep olunması karşısında Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada sanığa yüklenen TCK’nun 81/1, 35 maddeleri kapsamındaki öldürmeye teşebbüs suçu için kanunda ön görülen ceza miktarı dikkate alındığında CMK’nun 150/3-2 maddeleri gereğince sanığın istemi aranmaksızın müdafii tayin edilerek savunmasının müdafii huzurunda alınması zorunluluğunun gözetilmediği, yüklenen eylemin niteliği itibari ile müdafii atanıp sorgu ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerekmesine rağmen sanığa müdafii atanmaksızın ve müdafii hazır bulunmaksızın savunması alındıktan sonra müdafii atanarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
CMK’nun 150/3-2 maddeleri gereğince CMK’nun 289/1-e maddesi uyarınca mutlaka duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerden olan müdafii atanması ve bu müdafiinin katılımı ile yargılamaya devam edilip sanığın sorgu savunmasının alınması gerekirken müdafii atanmaksızın alınan savunma üzerinden yargılamaya devam edilip sonuçlandırılması;

Usul ve yasaya aykırı olduğundan sanık ve müdafilerinin istinaf başvuruları yerinde olduğundan CMK’nun 280/1-e, 289/1-e maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK’nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince kesin olmak üzere 15/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” denilmek suretiyle bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği,

3. Bozma kararı üzerine Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/119 Esas 2022/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verildiği,

4. Kararın sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/1792 Esas 2022/1760 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi;
1. Mağdurlara yönelik eyleminin öldürmeye teşebbüs olmadığına, öldürme kastı ile hareket etmediğine,
2. Suç vasfının yaralama olabileceğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 29. uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine,
4. 5237 sayılı Kanun’un 62. nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Taraflar arasında somut olayımızdan yaklaşık 4 ay önce gerçekleşen adlî makamlara yansıyan olaylar nedeniyle husumet olduğu, olay günü mağdurların ikamet ettikleri mahalleden geçen sanık …’ın, ikametlerinin bahçesinde yan yana oturmakta olan mağdurlar … ile …’yı gördüğü, ancak hiçbir şey yapmadan yoluna devam ettiği; aradan 5-10 dakika geçtikten sonra geri gelerek yanında bulunan av tüfeği ile yaklaşık 23 metre mesafeden hedef gözeterek mağdurlara doğru ateş ettiği, bu atış neticesinde her iki mağdurunda isabet almadığı, bunun üzerine mağdur …’nın kaçarak gözden kaybolduğu, koşmaya başlayan …’e ise ikinci kez ateş ettiği ve yine isabet alamadığı, tüfeğini iki kez daha ateşleyerek bahçe duvarından atlayıp kaçmaya çalışan …’i başından yaraladığı, bu yaralanma neticesinde mağdur …’in posteriorda verteks düzeyinde milimetrik yabancı cisim (saçma) olacak, yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğunun belirtildiği, mağdur … da ise herhangi bir yaralanmanın olmadığının belirtildiği, anlaşılmıştır.

2. Mağdurlar … ve …’ın beyanlarının dosya içeriğiyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

3. 26.10.2019 tarihinde düzenlenen olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde mevcuttur.

4. 07.01.2021 tarihli keşif zaptı ve 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporu dosya içinde mevcuttur.

5. Kolluk tarafından düzenlenen 28.10.2019 tarihli CD çözümleme tutanağı dosya içinde mevcuttur.

6. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından hazırlanan Uzmanlık Raporları dosya içerisinde mevcuttur.

7. …’a ait 11.11.2019 tarihli Hitit Üniversitesi Çorum … Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kati raporu dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı Yönünden
Somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suçu işleme şekli, suç aletinin niteliği, atış sayısı, etkili mesafe olarak kabul edilen ve olay yeri inceleme raporu ile keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla da belirtilen yaklaşık 23 metrelik mesafeden ateş etmiş olması, mağdur …’deki yaralanmanın yeri (kafa), kolluk tarafından düzenlenen 28.10.2019 tarihli CD çözümleme tutanağında da görüldüğü üzere sanığın mağdurları hedef alarak ateş ettiğinin tespit edildiği yönündeki değerlendirme de dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık saptanmamıştır.

B. Haksız Tahrik Yönünden
Somut olay incelendiğinde; mağdur … ile sanık … arasında somut olaydan 4 ay önce (20.06.2019) meydana gelen olaydan sonra mağdur …’den kaynaklanan ve etki tepki dengesinin sanık … lehine bozulmasına sebebiyet verecek bir fiilinin bulunmadığı, dolayısıyla dosya içeriğine yansıyan mağdurdan kaynaklanan haksız hareket bulunmadığı, yine önceki olayda …’in yanında bulunduğu anlaşılan mağdur …’nın ise önceki olayda …’a yönelik herhangi bir haksız fiil gerçekleştirmediği gibi somut olayda da sanığa yönelik haksız bir hareketi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık saptanmamıştır.

C. Takdirî İndirime Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin,
Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sabıkalı olması ve suç işlemeye eğilimli kişilik özellikleri nazara alınıp ıslah edilme zarureti açısından cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri düşünüldüğünde; takdiren 5237 sayılı Yasa’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına,” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/1792 Esas 2022/1760 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.02.2023 tarihinde karar verildi.