Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9029 E. 2023/444 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9029
KARAR NO : 2023/444
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Eşi kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/208 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/1121 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar …, … ve … Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tasarlayarak işlediğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın öldürme ya da yaralama kastı bulunmadığına, eyleminin kastın aşılması suretiyle öldürme suçunu oluşturduğuna,
2. 5271 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesi uyarınca gözlem altına alma işlemi yapılmadan rapor alındığına,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün resmi nikahlı evli oldukları, yaşı büyük müşterek iki çocuklarının bulunduğu, sanık, maktul … tarafların müşterek çocuğu katılan ….’nin aynı ikamette yaşadıkları, olay günü maktul … katılan …. arasında yemek konusundan dolayı tartışmanın çıktığı, maktul ile tartıştıklarını beyan eden katılan …. ile sanığın, maktul tarafından kendilerine yönelmiş hakaret, tehdit ya da fiziksel müdahaleye varan herhangi bir eylemden bahsetmedikleri, katılan ….’nin, maktulün sadece söylenme şeklinde birkaç beyanının bulunduğunu bunun haricinde başkaca bir davranışının bulunmadığını, yine kendisi tarafından gerçekleştirilen birtakım davranışlardan bahsettiği ve babası olan sanığın babaannesini çağırması sonrasında evden ayrıldıklarına dair anlatımlarda bulunduğu, sanığın olaydan sonra alınan beyanlarının da benzer mahiyette olduğu, katılan ….’nin davranışlarının sanık tarafından kontrolünün sanık beyanı ile zorlaşması üzerine sanığın, annesi ve babası olan tanıklar …. ve…..’yi arayarak ikamete çağırdığı, tanık ….’nin ikamete gelmesi akabinde tanık ….., sanık … katılan ….’nin ikametten ayrılarak tanık ……’nin ikametine gittikleri, sanığın bir takım eşyaları almak üzere yeniden maktul ile birlikte ikamet ettikleri müşterek konuta gittiği, ikamet içerisinde yaşananlara dair sanığın beyanlarının çelişki taşıdığı, soruşturma aşamasında olaydan sonra alınan savunmalarında maktulün kendilerini polise şikayet edeceği ya da sanığın annesine dair neden ikamete geldiğine dair söylemleri dışında hakaret, tehdit ya da fiziksel bir eylemine dair anlatımı bulunmayan sanığın Mahkemede alınan savunmasında maktul tarafından kendisine yönelmiş hakaret içerikli birtakım beyanlarda bulunulduğuna dair anlatımlarda bulunduğu, akabinde sanığın ekmek bıçağı ile maktulün boğazını kestiği, maktulün ölü muayene ve otopsi raporlarına göre boğazlamayla uyumlu trakea, özefagus ve ana damarlarda tam kat kesiye yol açan kesici ve delici alet yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu vefat ettiği, bu hâliyle sanığın resmi nikahlı eşi olan maktulün boğazını bıçakla kesmek suretiyle maktulü kasten öldürdüğü belirlenmiştir.

Haksız tahrik yönünden; sanığın olaydan sonra soruşturma aşamasında alınan beyanları ve müşterek çocuk katılan …’.nin anlatımları ile sanık … katılan ….’nin ilk olarak evden ayrılmasından önce yaşanan hadiselere katılan ….’nin bir kısım davranışlarının sebep olduğu, maktul tarafından sanığa ve katılan ….’ye yönelmiş hakaret, tehdit ya da fiziksel müdahaleye varan herhangi bir eylemden bahsetmedikleri, maktulün sadece söylenme şeklinde birkaç beyanının bulunduğundan yine katılan …. tarafından gerçekleştirilen birtakım davranışlardan bahsettikleri, sanığın, maktul ile birlikte yaşadığı ikamete geri gittikten sonra maktulün bıçaklanması hadisesinden öncesinde soruşturma aşamasında olaydan sonra alınan savunmalarında da maktulün kendilerini polise şikayet edeceği ya da sanığın annesine dair neden ikamete geldiğine dair söylemleri dışında hakaret, tehdit ya da fiziksel bir eylemine dair anlatımı bulunmadığı, Mahkemede alınan savunmasında ise maktul tarafından kendisine yönelmiş hakaret içerikli birtakım beyanlarda bulunulduğuna dair anlatımlarda bulunduğu, sanığın kovuşturma aşamasında Mahkemede alınan savunmalarının suçunu hafifletmeye yönelik olduğu kanaatine varılarak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği belirlenmiştir.

Takdiri indirim yönünden; sanığın yargılama sürecinden ve tüm dosya kapsamından edinilen suç işleme konusundaki eğilimi de göz önüne alınarak sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği belirlenmiştir.

2. Sanık savunması, katılanlar E.R.E. ve diğer katılanların beyanları ile tanıklar D.Y.G., Ş.E. ve N.E.’nin anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

3. Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığının 14.02.2021 tarihli sayılı olay yeri inceleme raporu, … 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğünün 13.02.2021 tarihli Emniyet vaka formu, 14.02.2021 tarihli polis tutanağı, 14.02.2021 tarihli CD izleme ve inceleme tutanağı, 14.02.2021 tarihli olay-yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, 14.02.2021 tarihli adli muayene ve otopsi tutanağı, … Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğinin 15.02.2021 tarihli uzmanlık sayılı raporu, 15.02.2021 tarihli bıçak tespit ve değerlendirme tutanağı, Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 04.03.2021 tarihli raporu, 06.03.2021 tarihli görüntü inceleme tutanağı, … Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26.02.2021 tarihli inceleme raporları, Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 17.03.2021 tarihli raporları dava dosyasına eklenmiştir.

4. Sanık müdafiinin talebi üzerine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında yapılan araştırma neticesinde Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 4 üncü İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan, 12.11.2021 tarihli raporda;
“…,
2. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 08/11/2021 tarihli; “Adını-soyadını söylediği, … doğumlu, üniversite mezunu, askerliğini tam yaptığı, eşinin vefat ettiğini, 2 çocuğu olduğunu söylerken ağlamaya başladığı, ‘eşini sen mi öldürdün?’ sorusuna ağlamaktan cevap veremediği, öldürmek istemediği, oğluyla kavgasını ayırmak istediği, ama kendisini evden kovduğu, 1.5 yıldır ayrı odalarda yaşadığı, kendisine odayı kapattığı, tartışma sonucunda evden uzaklaştırma verildiği, 2 defa ayrılma aşamasına geldikleri, “kendi yarımı kestim diye pişmanım” dediği, psikiyatrik tedavi ve yatışının olmadığı, alkol ve madde kullanmadığını ifade ettiği, özbakımı yeterli, iletişim kuruyor, PMA normal, duygulanım olağan, duygudurum hafif depresif, düşünce algılama ve soyutlama tabii, konuşma amaca varıyor, cezai sorumluluğunu etkileyecek psikopatoloji saptanmadığı”na dair muayene kaydı,
3. Adli tahkikat dosyasında belirlenen suçun nev’i ve işleniş tarzı, sanığın motivasyonu, suç işleme ve suçuna karşı kendini savunma mantığı, suç öncesi, esnası ve sonrası tutum ve davranışları gibi adli psikiyatrik hususlar tüm olarak değerlendirilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; 13/02/2021 tarihinde sanığı bulunduğu (Eşi Kasten Öldürmek) suçu nedeniyle, “5237 sayılı TCK 32/1. maddesi uyarınca akıl hastası olup olmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı, 5237 sayılı TCK 32/2. maddesi uyarınca işlediği fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı” sorulan ……’nin Kurulumuzca 08/11/2021 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda

elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre …’nin 13/02/2021 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

6. Maktul ile sanığın suç tarihinde evli oldukları, dava dosyasında mevcut güncel ve resmî nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiilerinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
Sanık … müdafii, her ne kadar sanığın öldürme ya da yaralama kastı bulunmadığını, salladığı bıçağın maktüle isabet edip etmediğini anlayamadığını, eylemininin kastın aşılması suretiyle öldürme suçunu oluşturduğunu beyan etmiş ise de sanığın kollukta, Cumhuriyet savcısında ve Mahkemede “Sen başıma bela mısın diyerek elimdeki bıçağı bir defa savurdum…Cep telefonumla polisi arayarak ‘gelin beni alın cinnet geçirdim eşimi bıçakladım’…” şeklindeki ikrarı, maktul hakkında tanzim olunan ölü muayene ve otopsi raporuna göre sanığın tek bıçak darbesinin maktulün boğazına isabet ettiği, buna bağlı olarak olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmakla, sanığın öldürme suçu bakımından elverişli nitelikteki bıçakla maktulün hayati nitelikteki boğazını hedef alarak kesmesiyle birlikte sanığın olay esnasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılanlar …, … ve … Vekilinin Tasarlamaya Yönelen Temyiz Sebebi
Sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiilerinin Gözlem Altına Almaya Yönelen Temyiz Sebebi
Sanığın kollukta “Alkol ve uyuşturucu kullanmıyorum. Herhangi bir psikolojik hap kullanmıyorum, benim bir rahatsızlığım da yok” şeklindeki beyanı, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 4 üncü İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 12.11.2021 tarihli raporda “…Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nun 08.11.2021 tarihli ‘…Psikiyatrik tedavi ve yatışının olmadığı, alkol ve madde kullanmadığını ifade ettiği, özbakımı yeterli, iletişim kuruyor, PMA normal, duygulanım olağan, duygudurum hafif depresif, düşünce algılama ve soyutlama tabii, konuşma amaca varıyor, cezai sorumluluğunu etkileyecek psikopatoloji saptanmadığı’na dair muayene kaydı, adli tahkikat dosyasında belirlenen suçun nev’i ve işleniş tarzı, sanığın motivasyonu, suç işleme ve suçuna karşı kendini savunma mantığı, suç öncesi, esnası ve sonrası tutum ve davranışları gibi adli hususlar tüm olarak değerlendirilmiştir.” şeklindeki açıklama ile sanığın daha önce bu yönden herhangi bir tedavi görmediğinin ve raporu bulunmadığının anlaşılması karşısında, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 4 üncü İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 12.11.2021 tarihli rapor hüküm kurmaya yeterli olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık Müdafiilerinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebebi
Olay ve Olgular başlığının (A-1) numaralı paragrafında Mahkemece haksız tahrik yönünden yapılan tespit, sanığın olaydan sonra soruşturma aşamasında alınan beyanları ile müşterek çocuk katılan …E’.nin anlatımları, diğer katılanların beyanları, tanıklar D.Y.G., Ş.E. ve N.E.’nin anlatımları, olay yeri inceleme raporu ve … Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26.02.2021 tarihli inceleme raporları karşısında maktulden sanığa yöneltilmiş, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz ya da davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık Müdafiilerinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi
Sanığın kişiliğinin tespiti amacıyla dikkate almaya değer olan adlî sicil kaydının gerek dava dosyasında bulunan sureti gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarından güncel suretinin incelenmesi neticesinde, yargılama konusu suçtan önce işlendiği belirlenen, tekerrüre esas teşkil etmeyen mahkûmiyetlerinin bulunduğu, bunun 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedeni olarak göz önünde tutulması gereken “sanığın geçmişi” kriterine esas teşkil ettiği, nitekim Mahkemece kurulan hükümde bu hususun değerlendirildiği ve “Sanığın yargılama sürecinden ve tüm dosya kapsamından edinilen suç işleme konusundaki eğilimi de göz önüne alınarak” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandırıldığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/1121 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararında katılanlar …, … ve … vekili ve sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.