YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9102
KARAR NO : 2023/4604
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli, 2020/67 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli 2021/48 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile; “…hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 53/1-2-3 üncü maddelerinin hatalı Esas No : 2022/9102
tatbik edildiği ayrıca suçta kullanılmayan ve 18.09.2019 tarihli tutanak ile evin mutfak kapısının girişinde yerde bulunduğu bildirilen 1 adet mavi renkli maket bıçağının 24.09.2019 tarihli uzmanlık raporu ile 6136 sayılı yasa kapsamında olmadığının bildirilmesine ve bu yönüyle müstakilen müsadereye tabi eşya vasfında olmadığının anlaşılmasına karşın adı geçen maket bıçağının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verildiği anlaşılmış ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak hükmün 2 nolu bendinin 6. paragrafının hükümden çıkarılmasına yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün müsadereye ilişkin paragrafına sahip kelimesinden sonra gelmek üzere “bıçağın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesine aynı paragraftaki bıçağın kelimesinden sonra gelen “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine” ibarelerinin çıkarılarak yerine “sahibine iadesine” ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle” düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.09.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri; sübuta, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, öldürme kastının ve husumetin bulunmadığına, suç vasfının olası kastla yaralama olup suç vasfının hatalı belirlendiğine , meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının varlığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur … sanığın, baba-kız oldukları, suç tarihinden bir gün önce pizza yemek için dışarı çıktıklarında sanık …’in göğüs dekoltesi açık bir kıyafet giymesinden ötürü münakaşa yaşadıkları ve sanığın yemekten ayrıldığı, aynı günün gecesinde saat 00.30 sıralarında sanık …’in alkollü bir vaziyet erkek arkadaşı tanık …’ı ailesiyle yaşadığı eve getirmesi üzerine mağdurun tanık Fevzi’den ikametten ayrılmasını istediği, tanık çıktıktan sonra baba kız arasında yeniden münakaşanın başladığı, tartışma sırasında mağdur …’ın Berfin’e “eve erkek mi atıyorsun, bundan sonra eve erkek mi atacaksın” şeklinde söylemde bulunduğu, sanık …’in de babasına bağırdığı ve ”pezevenk” diyerek hakaret ettiği, mağdur …’ın ikrar ettiği üzere kızı sanık …’i eliyle kafasına vurarak darp ettiği, dosya içerisinde mevcut adli rapor bulgularına göre; ”basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte” yaralandığı, bu arada sanık …’in, mağdur …’ı tekme atarak yanından uzaklaştırdığı ve mutfağa giderek temin ettiği plastik saplı 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunmayan bıçakla mağduru ” 2 adet göğsüne, 1 adet batına nafiz olacak şekilde vurarak pnömotoraks, hemotoraks oluşarak yaşamını tehlikeye sokacak ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek” şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, mağdur … tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporu, adli tıp raporları, güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı ancak “…hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 53/1-2-3 üncü maddelerinin hatalı tatbik edildiği ayrıca suçta kullanılmayan ve 18.09.2019 tarihli tutanak ile evin mutfak kapısının girişinde yerde bulunduğu bildirilen 1 adet mavi renkli maket bıçağının 24.09.2019 tarihli uzmanlık raporu ile 6136 sayılı Yasa kapsamında olmadığının bildirilmesine ve bu yönüyle müstakilen müsadereye tabi eşya vasfında olmadığının anlaşılmasına karşın adı geçen maket bıçağının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verildiği anlaşılmış ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak hükmün 2 nolu bendinin 6. paragrafının hükümden çıkarılmasına yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53/1-2-3 maddesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün müsadereye ilişkin paragrafına sahip kelimesinden sonra gelmek üzere “bıçağın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesine aynı paragraftaki bıçağın kelimesinden sonra gelen “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine” ibarelerinin çıkarılarak yerine “sahibine iadesine” ibarelerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle” düzeltilerek
istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Sübuta, Eksik İnceleme Ve Yetersiz Gerekçeye, Hatalı Kabul ve Delil değerlendirmesine, Öldürme Kastının ve Husumetin Bulunmadığına, Suç Vasfının Olası Kastla Yaralama Olup Hatalı Belirlendiğine , Meşru Savunma Ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Şartlarının Varlığına Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiği, suçta kullanılan araç, isabet yerleri ve sayısı, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma, yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edildiği, savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen “Sınırın aşılması” nın söz konusu olabildiği, buna göre somut olayda sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz Esas No : 2022/9102
sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.