YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/911
KARAR NO : 2023/4484
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1913 E., 2017/1932 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurularının reddi, iade
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyete ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında maktule karşı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından
hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, maktule karşı, kasten öldürme ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2017 Tarihli Ve 2016/15 Esas, 2017/276 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
3. Sanıklar …, …, …, … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanıklar … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
5. Sanıklar …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
6. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
7. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
8. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2017 Tarihli ve 2017/1913 Esas, 2017/1932 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, sanıklar …, …, …, … müdafii, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; tüm sanıklar hakkında iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca en üst sınırdan ceza hükmedilmesi gerektiğine, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmamasına, sanık …’in suçlara verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna ilişkindir
2. Sanıklar …, …, …, … müdafiinin temyiz istemi; sanıkların birden fazla kişi ile yağmaya teşebbüs suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanıklar hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden veya yakın oranda indirim yapılması gerektiğine, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna, sanıklar …, … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sorumlu tutulamayacağına, sanık …’un cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir.
3. Sanık …’in temyiz istemi; yağma suçunu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın isnad edilen suçları işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden indirim yapılması gerektiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna ilişkindir.
5. Sanık … müdafii Av. …’in temyiz istemi; sanığın yağmaya teşebbüs suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna, sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden veya yakın oranda indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 18.09.2015 tarihinde maktulün Kestel ilçesindeki evinden ayrılmasından sonra geri dönmemesi nedeni ile eşi mağdur …’in Kestel İlçe Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, maktule ait … plaka sayılı Caddy marka aracın 19.09.2015 günü saat 11.00 sıralarında Yakın Çevre Yolu üzerinde camları açık ve kontak anahtarı üzerinde olduğu halde terk edilmiş olarak bulunması üzerine soruşturmaya başlandığı, sanık …’un, sanıklar … ve …’un babası olduğu, sanıklar …, …, …, … ve …’ın sanık …’un arkadaşı oldukları, sanık …’in ise maktulün oğlu olduğu, sanık …’in, … ili Yüzüncüyıl Mahallesinde bulunan bir arsanın satışı için internet üzerinden satış ilanı verdiği, bu ilanı gören sanık …’un, sanık … ile telefonla görüşüp arsayı 900.000,00 TL’ye almak üzere anlaştığı, sanık …’in … ilinde olduğunu söylemesi üzerine, sanık …’un, babası sanık … ile birlikte … iline gidip … ile görüştükleri, sanık …’in satış için sanık …’a noter aracılığıyla vekalet verdiği, sanık …’un satış bedelinin 200.000,00 TL’lik kısmını … ilinde elden sanık …’e verdiği, … iline döndükleri, burada sanık …’in kalan parayı istediği ve kişisel hesabında bloke olduğunu söyleyerek kalan 700.000,00 TL’lik kısmı kendisinin ve diğer aile bireylerinin ortağı oldukları şirketin hesabına yatırılmasını istediği, söz konusu miktarın şirketin hesabına yatırıldığı, bu paranın 29.07.2015 tarihinde sanık … tarafından bankadan çekildiği, sanık …’un, sanık …’e toplamda 900.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, sanıklar … ve …’un satın aldıklarını düşündükleri taşınmazın devrini almak üzere vekaletle tapuda işlem yapmak istedikleri, ancak sanık …’in kendilerine satmış olduğu arsanın başkasına ait olduğunu ve dolandırıldıklarını öğrendikleri, bunun üzerine … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundukları, sanık …’in paraları almasından sonra sanık … ile irtibatı kestiği, sanık …’un vermiş olduğu 900.000, 00 TL parasını geri almak amacıyla sanık …’in yerini tespit etmeye çalıştığı, sanık …’un, …’in vekalet verdiği sırada kendisine vermiş olduğu nüfus cüzdanı fotokopisindeki bilgileri kullanarak internet üzerinden araştırma
yaptığı, … ilinde bir adres tespit ettiği, arkadaşı sanık … ile birlikte … iline gittiği, iş yeri komşularından sanık … ve ailesinin … ili Kestel ilçesinde olduğunu öğrendiği, bunun üzerine sanıklar …, … ve … ile …’un dayısı tanık …’ın … ili Kestel ilçesine … plaka sayılı Hyundai Elentra marka araçla, dosyası tefrik edilen sanık … ile sanıklar … ve …’un 01 T 2111 plakalı ticari oto ile 04.09.2015 tarihinde gittikleri, apart bir ev kiralayıp sanık …’in adresini tespit etmeye çalıştıkları, …’in babası olan maktul …’in evini belirledikleri, sanık …’in maktulün evine gelebileceğini düşünerek evi bir süre gözetlemeye başladıkları, katılan …’in … plaka sayılı araçla 07.09.2015 tarihinde maktul …’in evinden çıkıp gittiğini görmeleri üzerine …’e ulaşmak amacıyla aracını bir süre takip ettikleri, ancak bir süre sonra trafikte katılan …’in aracını kaybettikleri, ardından maktul …’in evine gelip maktul ile görüşmek istedikleri, ancak maktulün kendileri ile görüşmek istemediği ve durumu polise bildirdiği, bunun üzerine Kestel İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından sanıklar … ve … ile tanık … hakkında soruşturma yapıldığı, ifadelerinin alınmasından sonra serbest bırakıldıkları, ancak bundan sonra da sanık …’un, … hakkında araştırma yapmaya devam ettiği, sanıklar … ve … ile tanıklar … ve …’ın 01 T 2111 plaka sayılı araçla … iline geri döndükleri, diğerlerinin Kestel’de kalmaya devam ettikleri, sanıklar … ve …’ın, arkadaşları tanık …’ın kredi kartı ile … plaka sayılı Audi marka aracı kiralayarak tekrar Kestel ilçesine döndükleri, 18.09.2015 günü sanıklar …, …, …, … ve …’un, maktulün takıldığı kahvehanenin önüne gidip beklemeye başladıkları, kahvehaneden çıkan ve … plaka sayılı aracı ile seyreden maktulü takip ettikleri ardından maktulü aracından indirip … plaka sayılı Audi marka araca bindirdikleri, bu araca sanıklar …, … ve …’in de bindiği, sanıklar … ve …’un ise … plaka sayılı araca bindikleri, bu şekilde iki aracın … iline doğru yola çıktığı, … ili Pozantı ilçesi Akçatekir beldesine geldiklerinde sanık …’un araması üzerine sanık …’ın … plaka sayılı araç ile sanıkları karşıladığı, sanık … ve maktulün sanık …’ın getirdiği aracın arka koltuğuna, sanık …’ın ise aracın sağ ön koltuğuna bindikleri, üç araçla adı geçen sanıkların maktulü …’ya getirip birinci gün maktulü sanık …’ın evine bıraktıkları, sanıklar … ve …’un maktul ile birlikte sanık …’ın evinde bir gece kaldıkları, bir gün sonra bu kez sanıklar … ve …’un maktulü sanık …’ın evine götürdükleri, bir gün sonra ise maktulün sanık …’un evine götürüldüğü, maktulün bir gece sanık … ile sanık …’un evinde yalnız kaldığı, sabah saat 07:30 sıralarında maktulün bu evden yaklaşık 5-6 metre ilerde yere düşmüş ve baygın halde tanıklar … Ç. ve … M. tarafından 21.09.2015 tarihinde bulunduğu, adı geçen tanıkların bildirmesi üzerine maktulün hastaneye kaldırıldığı, tedavi gördüğü hastanede 01.10.2015 tarihinde maktulün vefat ettiği, maktulün …’da tutulduğu sırada sanıklardan …’un 20.09.2015 günü, maktule ait telefondan, maktulün oğlu katılan …’e ait telefonu aradığı, önce maktulün katılan … ile görüştüğü ve iyi olduğunu söylediği, daha sonra sanık …’un telefonu alarak katılan …
…’e “980.000, 00 TL param sizde, bu parayı verecekmişsiniz” dediği, katılanın da “Tamam, parayı vereceğiz, parayı nereye getirelim” diye cevap verdiği, sanık …’un tereddüt ederek paranın nereye getirilmesi gerektiği konusunda bir şey söylemeden daha sonra sizi ararız diyerek telefonu kapattığı anlaşılmıştır.
2. Maktulün kesin ölüm nedeninin tespitine ilişkin;
a. … Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 18.11.2015 tarihli;
“Sağ göz alt kısımda 4×1 cm ekimoz, sağ göz altında 2×1 cm ekimoz alanı, sağ yanakta 2×1 cm peteşi tarzında mor ekimoz, sağ çene altında 3 cm çaplı mor ekimoz, sağ ön kol ön yüzde 1,5×1 cm ekimoz, sağ ön kol arka yüzde orta kısımdan dirseğe uzanan taze görünümde 15 cm çizik, sağ baldır önde 6×3 cm sıyrık alanı, sağ üst kol ön yüzde 2 cm ekimoz, sağ el sırtında 3 adet 1,5 cm çaplı bül alanı, sağ ön kol yanda elbileğine yakın parşümenleşmiş 4×3 cm ve 3 cm çaplı epidermisin izlenmediği cilt lezyonu, her iki kalça medialde … süre yatmaya bağlı olduğu düşünülen 6×4 cm cilt lezyonu görüldü.
…
Baş Muayenesi: Saçlı deri altında ekimoz, hematom görülmedi.Beyin-beyincik yüzeyinde sağ temporalde 3 cm çaplı alanda subaraknoidal kanama, sağ oksipital lobda subaraknoidal kanama alanı, sağ paryetalde bulaşık şeklinde subdural kanama odakları, sağ arka fossada kalınlığı 2-3 mm olan subdural kanama saptandı. Beyin-beyincik kesitlerinde sağ talamus bölgesinde kanama alanı mevcuttu. Kafatası kaide kemikleri sağlam bulundu
Ağız-Boğaz-Boyun Muayenesi: Sağ çenealtı bölgede yumşak dokularda ekimoz mevcuttu.
Göğüs:Koroner damar lümeni dönen ve sağda orta düzeyde tıkalı, sol koroner inen dal ileri düzeyde tıkalı ve kalsifiye bulundu. Myokard kesitlerinde yaygın nedbe görüldü. Aortta yaygın aterom plakları mevcuttu.
Kısa Tıbbi Öykü: Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesinin 21/9/2015 tarihli 151344963 sayılı raporunda kişinin 08:19 sıralarında acile getirildiği, düşme kafa travması tanısı olduğu, yüz sağ tarafta ekimoz ve hematom (10×5 cm ölçülerinde), ağız içinde alt dudak sağda 1 cm kesi, sağ hemiparazi, sağ fasiyal paralizi ve dizartri olduğu, tomografide sağda travmatik SAK, solda talamik kontüzyon bulunduğu, nöroloji tarafından değerlendirildiği,
Özel Ortadoğu Hastanesine ait 1630115 sayılı yatış evrakında şüpheli darp(?) polis tarafından 112’nin yüksekten düşme nedeniyle getirildiği, şuuru konfüze kooperasyon tam kurulamadığı, tomografi tetkikinde sağ paryetalde giruslarda da hakim SAK saptandığı, medikal tedavi uygulandığı, takiplerinde genel durumu düzelmediği, 1/10/2015 günü saat 01:34’te eks olduğu kayıtlıdır.
SONUÇ: Kişinin ölüm sebebi yönünden değerlendirilmek üzere tüm adli tahkikat dosyası ve tıbbi evrakın gönderilerek Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olacağı”
b. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.03.2017 tarihli;
1. Otopsisinde iç muayenede sağda 2-5. Kotlarda solda 2-7. Kotlarda bazıları ekimozlu kırıklar olduğunun tespit edildiği, tanımlanan kırıkların lokalizasyon ve özellikleri dikkate alındığında;Yapılan yeniden canlandırma işlemi ile husulünün mümkün olduğu,
2. Kanda tespit edilen maddelerin kişinin hastanedeki tedavisi esnasında kullanılan ilaç etken maddeleri olduğu,tedavi dozunda olduğu, toksik düzeyde olmadığı, aranan diğer maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında:Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı,
3. Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgeler, dosyaya ekli radyoloji Cd lerinin Kurumumuzda yapılan tetkiki ile otopside tespit edilen makroskopik ve histopatolojik bulgular birlikte değerlendiğinde kendisinde kronik kalp-damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği,
4. Özel … Ortadoğu Sağlık Hastanesi’nde sorulduğu üzere “söylenen sözleri …’in bilinçli bir şekilde algılayıp bilinçli bir şekilde tepki verip onların sorularına tepki ile yani ellerini sıkma, gözlerini kapama, başını sallama şeklinde vermiş olduğunu iddia ettikleri hareketlerin sağlıklı ve bilinçli tepkiler olarak değerlendirmesinin” mümkün görülmediği,
5. Tıbbi belgelerde ve otopside tanımlanan ve kişinin ölümüne neden olan travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları birlikte değerlendirildiğinde; sorulduğu üzere kafasına sert ve künt bir cisimle vurulmasıyla oluşabileceği gibi kendiliğinden kontrolsüz bir şekilde düşme ya da düşürülme sonucu kişinin bulunduğu zemine çarpması sonucu oluşabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı, olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu,
6. Tıbbi belgeler ve otopsi bulguları birlikte değerlendirildiğinde; kendisinde Serebrovasküler Hastalık (Beyin-damar Hastalığı), Kronik Kalp-damar Hastalığı, Miyastenia Gravis (Kas Hastalığı), Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, Diabetes Mellitus ve Esansiyel Hipertansiyon hastalıkları bulunan kişide; tıbbi belgelerde ve otopside tanımlanan ve kişinin ölümüne neden olan travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri ve ağırlıkları birlikte değerlendirildiğinde; sorulduğu üzere “kişinin hastalıkları nedeni ile yolda yürürken baygınlık geçirmesi ve düşmesinin” mümkün görüldüğü,
7. Olayla yapılan otopsi arasında yaklaşık on günlük süre olduğu da göz önüne alınarak; sorulduğu üzere “Kişinin kafasına sert bir cisimle vurulması halinde, maktulün yaşı da gözetilerek saçlı deri altında” travmatik lezyon oluşmasının bekleneceği ancak mutlak olmadığı,
8. Olayla yapılan otopsi arasında yaklaşık on günlük süre olduğu da göz önüne alınarak; yine sorulduğu üzere “Maktulün yaşı da gözetilerek, kafasına sert bir cisimle vurulması halinde saçlı deri altında” kanama, ekimoz, hematom gibi bulguların oluşabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.”
Görüşlerini içerir raporlar dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanıkların savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, maktulün kaldırdığı Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesince düzenlenen 21.09.2015 tarihli adli muayene raporu, olay yeri inceleme tutanakları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 04.11.2015 tarihli maktulün kimlik tespitine yönelik DNA analizine ilişkin uzmanlık raporu, … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.10.2015 tarihli parmak izi incelemesine ilişkin uzmanlık raporu, … 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan 29.07.2016 tarihli keşfe ilişkin tutanak, keşif sonrası düzenlenen 03.08.2016 tarihli bilirkişi raporu, sanıklar arasında yapılan telefon iletişimine ilişkin düzenlenen 24.03.2016 ve 20.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporları, kamera görüntü kayıtları izleme tutanakları, araştırma tutanakları, diğer tutanaklar, sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, katılan … vekili ve sanıklar …, …, …, … müdafii, sanık …, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan … vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
D. Sanıklar Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca en üst sınırdan ceza hükmedilmesi gerektiğine, sanık …’in suçlarına ilişkin verilen beraat kararının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, maktulün … ilinden
kaçırılıp … iline getirildikten sonra son olarak tutulduğu sanık …’a ait evin yaklaşık beş metre uzağında yere düşmüş vaziyette tanıklar … Ç. ve … M. tarafından 21.09.2015 günü görülmesi üzerine 112 Ekiplerine haber verilerek hastaneye sevkinin sağlandığı, maktulün 10 gün sonra tedavi gördüğü hastanede künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirdiği olayda, maktulün olay sonrası Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesince düzenlenen 21.09.2015 tarihli adli muayene raporunda maktulün sağ vücut bölgesinde ekimoz ve hematomlara ilişkin tespite yer verildiği, maktulün sanıklar tarafından darp edildiği varsayımının bulguların vücudunda sadece sağ kısmında olması nedeniyle şüpheli kaldığı, ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (2-a) bendinde yer verilen otopsi raporu ile (2-b) bendinde yer verilen maktulün kesin ölüm nedenine ilişkin Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor bir bütün olarak değerlendirildiğinde çok sayıda kronik rahatsızlığı bulunan maktulün yolda yürürken baygınlık geçirmesi ve düşmesinin mümkün olduğu, yine Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda maktulün yaşı da gözetilerek, kafasına sert bir cisimle vurulması halinde saçlı deri altında kanama, ekimoz, hematom gibi bulguların oluşabileceğinin belirtildiği ancak maktulün otopsi raporunda saçlı deri altında ekimoz ve hematom görülmediği tespitine yer verildiği, kronik kalp-damar hastalığı bulunan maktulün ölüm nedeni de göz önüne alındığında Mahkemece sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup, hükümlerde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Sanıklar …, …, …, … ve … Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca en üst sınırdan ceza hükmedilmesi gerektiğine, sanık …’in suçlarına ilişkin verilen beraat kararının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Maktulün … ilinden sanıklar …, …, …, … ve dosyası tefrik edilen … tarafından kaçırılmasının ardından … iline getirildiği, … ili Pozantı ilçesinde sanık … tarafından karşılandıkları ve maktulün …’ın aracı ile yanlarında sanıklar … ve … olduğu halde gece kalmak üzere sanık …’ın evine götürüldüğü, ertesi gün sanık …’ın evinde, son olarak sanık …’un evinde kaldığı, sanıklar …, … ve …’ın sanıkların maktulden para istenmesi eylemine katıldıklarına, diğer sanıkların maktulü kaçırma amaçları hakkında bilgi sahibi olduklarına dair dosyada somut delil bulunmadığı, yine sanık …’un yağma suçunun azmettiricisi, maktulün oğlu sanık …’in ise yardım eden sıfatıyla yağma suçuna iştirak ettiğine ilişkin soyut iddialar dışında delil bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Sanıklar …, …, … Ve … Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan vekilinin tüm sanıklar hakkında iddianamedeki sevk maddeleri uyarınca en üst sınırdan ceza hükmedilmesi gerektiğine, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, sanıklar
…, …, … müdafiinin sanıkların birden fazla kişi ile yağmaya teşebbüs suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanıklar hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden veya yakın oranda indirim yapılması gerektiğine, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna, sanık …’in yağma suçunu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmasına sanık … müdafiinin sanığın isnad edilen suçları işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden indirim yapılması gerektiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna, sanık … müdafii Av. …’in sanığın yağmaya teşebbüs suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsiline yönelik olduğuna, sanık hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en üst hadden veya yakın oranda indirim yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık …’un maktulün oğlu sanık … tarafından arsa satışı vaadi ile 900.000, 00 TL dolandırılmasının ardından …’e ulaşamaması ve parasını tahsil edememesi üzerine yaptığı araştırmada …’in daha önce de … ilinde başka bir kişiyi dolandırdığını ve bu şahsın …’in babası maktulü alıkoyarak alacağını tahsil ettiğini öğrenmesi üzerine maktulü kaçırmaya karar verdiği, bu karar doğrultusunda sanık … ile birlikte kiraladıkları araçla … iline gidip burada bulunan sanıklar … ve … ile buluştukları, ardından maktulü …’den olan alacaklarını tahsil etmek amacıyla kaçırdıklarının sanıkların ikrara yönelen savunmalarından saptandığı, sanıklar ile maktul arasında alacak-verecek ilişkisi bulunmadığından sanıkların eylemine 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin uygulanması imkanının bulunmadığı, sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre orantılı ve hakkaniyete uygun olduğu, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 nci maddesine uygulanırken belirlenen indirim oranının meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre isabetli olduğu, adli sicil kayıtlarında sabıkaları bulunmayan sanıklar hakkında Mahkemece kurulan hükümlerde, “sabıkasız kişiliği ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkiler de göz önüne alınarak…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı, sanık …’in lehe hükümlerin uygulanması talebi yönünden maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir davranışın bulunmadığı, yine sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, …, …, … Ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenle katılan vekilinin, sanıklar müdafiilerinin ve sanık …’in temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar Kasten Öldürme ve Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D), (E) ve (F) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/1913 Esas, 2017/1932 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanıklar müdafiileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.