YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9155
KARAR NO : 2023/4931
KARAR TARİHİ : 11.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2005/227 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar … ve … hakkında maktuller … ve …’a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı (ikişer kez) 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Sanık … hakkında maktul …’a kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/802 Esas, 2022/982 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık …’un maktul …’a yönelik suçtan kurulan hükümde eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı yine katılan …’in yarası dikkate alındığından 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi uyarınca cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği ancak aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı eleştirisi ile esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemleri, iştirak derecesine, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, gerekçeye, zamanaşımı şartlarının oluştuğuna, suç vasfına,
2. Sanık … Müdafinin Temyiz İstemleri, iştirak iradesine, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, gerekçeye, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zamanaşımı şartlarının oluştuğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İnşaat işi ile uğraşan sanıklar …, … ve tefrik edilen sanık …’un 1996 yılında arsa sahibi olan maktul … ile inşaat yapmak üzere anlaştıkları, yapılan anlaşmaya göre inşaatın yüzde 45 inin arsa sahibi Mahbup’a kalacağı, ancak inşaat yapılacak arsanın bir kısım hissesinin mülkiyetinin belediyeye ait olduğu ve bir kısım üzerinden elektrik gerilim hattının geçtiği bu engellerin kaldırılması yükümlülüğünün ise maktul …’a ait olduğu, ancak 1998 yılına kadar bu sorunların giderilemediği, 1998 yılında belirtilen yerde inşaata başlandığı, kooperatifin başkanının dosyası tefrik edilen … olduğu, diğer sanıklar … ve …’un da kooperatifin yönetim kurulu üyesi oldukları, maktul …’un inşaatın süresinde bitirilememesinden dolayı rahatsız olduğu, 2005 yılında yapılan kooperatif genel kurulu toplantısında mevcut yönetimin görevine son verilerek yeni yönetim kurulunun seçildiği,
kooperatifin yönetim kurulu başkanlığına maktul …, yönetim kurulu üyeliğine de katılan …’in seçildiği, eski yönetim kurulu başkanı olan … ile yönetim kurulu üyeleri olan diğer sanıkların yönetimi kaybetmelerinden dolayı maktul …’u sorumlu tuttukları, bu durumun husumete yol açtığı ve sanıkların yeni yönetim kurulu üyelerine tehditte bulunduklarından bahisle maktul … tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, sanıkların ayrıca kooperatifin idari hizmet binasını ve evraklarını yeni yönetime teslim etmedikleri, dosyası tefrik edilen sanık … tarafından da genel kurul toplantısının usûlsüz şekilde yapıldığı yönünde şikayette bulunulduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinde de inşaatın durumuna ilişkin tespit yaptırıldığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın olay tarihine kadar süre geldiği, olay tarihinde yeni yönetimin çalışabilmek için kooperatife ait olan ofislerden birinin kilitli olan kapısını çilingir vasıtasıyla açtırarak yerleşmeye başladığı, bu durumu gören tanık …’ın sanıkların bulunduğu eski yönetim ofisine gidip durumu anlatması üzerine sanıkların sinirlenerek hesap sormak için yeni ofisin bulunduğu yere gittikleri, tefrik edilen sanık …’un yanında iki adet silah bulunduğu, aynı anda harekete geçmiş olmaları nedeniyle diğer sanıklar … ve …’un da bu silahlardan haberdar olduklarının kabulü gerektiği, sanık …’un “kime sordunuz da dükkanı açtınız” diyerek tepki gösterip maktullere ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık …’in maktul …’a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan tefrik edilen sanık …’un katılan …’e doğru tabancasını ateşlediği, katılanın kaçmaya başlaması üzerine ardından ateş etmeye devam ettiği, katılanın kaçarak bir iş yerinde saklandığı, katılanın kaçması üzerine maktul …’ın …’a müdahale ederek sakinleştirmeye çalıştığı ancak …’un maktul …’a da iki el ateş ederek vurduğu, … ‘un bu kez maktul …’a doğru ateş ederek vurduğu ve “başka var mı” diyerek havaya silahı ile ateş ettiği, bu sırada sanıklar … ve …’un halen olay yerinde bulundukları, katılan …’i bulamayan … ‘un bu kez evi yakında bulunan ve yönetimin değişmesinden sorumlu tuttuğu maktul …’un ikametine doğru yürüdüğü, … ile beraber sanık …’un da maktulün evine doğru gittiği, maktul …’un o sırada bahçe ile uğraşmakta olduğu ve yanında damadı …’in de bulunduğu, tanık …’in önce sanık …’un, ardından da …’un geldiğini gördüğünü ifade ettiği, …’un maktul …’a doğru ateş etmeye başladığı, bunun üzerine maktulün evine doğru kaçtığı ancak maktulü takip eden …’un maktulü evinin girişinde vurduğu ve ardından sanıkların olay yerinden kaçtıkları anlaşılan olayda, sanıklar … ve …’ in olayın başlangıcından itibaren tefrik edilen … ile birlikte hareket ettikleri, olayın başlangıcında katılan ve maktullere saldırarak fiil üzerinde mutlak hakimiyet kurup maktuller ve katılanın direncini birlikte kırmaları ve olaydan sonra birlikte olay yerinden ayrılmaları şeklinde fiil öncesi, fiil işlendiği sırada ve fiilden sonraki birlikteliklerinin ve fikir ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde mutlak hakimiyet sağlamış olmaları nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında kabul edilerek sanıklar … ve …’ in maktuller … ve …’a yönelik kasten öldürme, katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Tefrik edilen sanık …’un, maktul …’u da öldürmeye gittiğini bilerek, yanında yer alıp onunla birlikte maktulün evine gitmek suretiyle onu cesaretlendiği, fiili işlemesini kolaylaştırdığı ve böylece öldürme eylemini gerçekleştirmesine katkı sağlayarak yardım eden sıfatı ile maktul …’un öldürülmesine iştirak ettiği anlaşılmakla sanık …’un 5237 sayılı Kanun’un 39 maddesi kapsamında kasten öldürmeye yardım suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 10.05.20015 ve 13.06.2005 tarihli otopsi tutanakları, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 19.12.2005 tarihli adli muayene raporu, olay yeri inceleme tutanağı ve Esas No : 2022/9155
krokisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarınca tanzim edilen 19.04.2005 tarihli ekspertiz raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … müdafinin, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, gerekçeye, zamanaşımı şartlarının oluştuğuna, suç vasfına, sanık … müdafinin, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, gerekçeye, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zamanaşımı şartlarının oluştuğuna yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, maktullerden ve katılandan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, suçta kullanılan araç, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, sanıkların eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında katılan …’e yönelik suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar … ve … müdafilerinin iştirak derecesine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
Olay ve Olgular başlığı (1) nolu paragraf altında ifade edildiği üzere, maktuller ve katılan ile aralarında anlaşmazlık bulunan sanıkların hep birlikte olay yerine giderek, sanık …’un “kime sordunuz da dükkanı açtınız” diyerek tepki gösterip maktullere ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık …’in maktul …’a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan tefrik edilen sanık …’un katılan …’e doğru tabancasını ateşlediği, katılanın kaçarak bir iş yerinde saklanarak kaçması üzerine maktul …’a da iki el ateş ederek vurduğu, akabinde maktul …’a doğru ateş ederek vurduğu ve “başka var mı” diyerek havaya silahı ile ateş ettiği anlaşılmakla, sanıklar … ve …’in yukarıdaki anlatılan eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde suç üzerinde “müşterek hakimiyet kurmak” olarak değerlendirilemeyeceği, …’un maktuller … ve …’a, katılan …’e yönelik eylemleri sonrasında birlikte olay yerinden ayrılmak suretiyle gerçekleşen eylemlerinin, maktuller … ve …’a yönelik kasten öldürme ve katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri bu şekilde tefrik edilen sanık …’un eylemlerine 5237
sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alınarak sanıklar … ve … hakkında hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
3. Sanık …’un maktul …’a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanıklar … ve … hakkında maktuller … ve …’a yönelik kasten öldürme ile katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin, tefrik edilen sanık …’un eylemlerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi nedeni ile, sanık … hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan hüküm yönünden, sevk maddesine göre tüm suçlar yönünden suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun ile birlikte lehe aleyhe Kanun değerlendirmesinin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Maktuller … ve …’a Yönelik Kasten Öldürme ile Katılan …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden,
Gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri iştirak derecesi yönünden yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/802 Esas, 2022/982 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
B. Sanık … Hakkında Maktul …’a Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünde (3) nolu paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri lehe aleyhe karşılaştırılması yönünden yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/802 Esas, 2022/982 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanıklar … ve … haklarında maktuller … ve …’a yönelik kasten öldürme suçundan, katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, sanık … hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı ile; sanıklar … ve … hakkında verilen cezaların “İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” dair karar verilmiş, ancak sanık …’nin maktul …’u kasten öldürülmesi olayına TCK 37/1. maddesi anlamında iştirak etmesine rağmen TCK 39/1. maddesi yardımdan ceza verilmesini aleyhe istinaf olmaması nedeni ile bozma nedeni yapılmadığı eleştirisinde bulunulmuştur.
Sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile sanıklar … ve …’in tüm eylemleri TCK 39/1. maddesi olur gerekçesiyle Bozma kararı verilmiştir.
Aşağıda izah edildiği üzere, sanıklar … ve …’in kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine iştirakleri, yine sanık …’un maktül …’u öldürme eylemine iştiraki, TCK 37/1.maddesi kapsamında müşterek faillik olduğundan kararın onanması gerekirken bozma kararı veren sayın çoğunluk görüşüne aşağıda açıkladığımız nedenlerle muhalifiz.
Dosyası tefrik edilen sanık Sanık … ile sanıklar … ve …’nin kardeş oldukları ve inşaat işi ile uğraştıkları, 1996 yılında maktul arsa sahibi …’nun sahibi olduğu arazide inşaat yapmak üzere anlaştıkları, anlaşmaya göre yapılacak inşaatın yüzde 45’in arazi sahibi …’ya kalacağı, inşaat yapılacak yerdeki arazinin bir takım sorunlarının olduğu, 1998 yılına kadar bu sorunların giderilemediği, 1998 yılında … Şafakkent Yapı Kooperatifi bünyesinde belirtilen yerde inşaata başlandığı, kooperatifin başkanının dosyası tefrik edilen … olduğu, diğer sanıklar … ve …’nin de kooperatifin yönetim kurulu üyesi oldukları, inşaat süresince yaşanan aksaklıklar nedeniyle inşaatın süresi içerisinde bitirilememesi nedeniyle bir kısım üyenin kooperatiften ayrıldıkları, maktul …’nun da inşaatın süresinde bitirilememesinden dolayı rahatsız olduğu, 2005 yılında yapılan kooperatif genel kurulu toplantısında mevcut yönetimin görevine son verilerek yeni yönetim kurulunun seçildiği, kooperatifin yönetim kurulu başkanlığına maktul …, yönetim kurulu üyeliğine de katılan …’nın seçildiği, eski yönetim kurulu başkanı olan … ile yönetim kurulu üyeleri olan diğer sanıkların yönetimi kaybetmelerinden dolayı, maktul …’u sorumlu tuttukları, bu durumun husumete yol açtığı ve sanıkların bu nedenle yeni yönetim kurulu üyelerine tehditte bulundukları, buna ilişkin maktul … tarafından 2005/134 sayılı soruşturma dosyasında C.Savcılığına şikayette bulunulduğu, sanıkların ayrıca kooperatifin idari hizmet binasını ve evraklarını yeni yönetime teslim etmedikleri, taraflar arasındaki anlaşmazlığın olay tarihine kadar süre geldiği,
Olay tarihinde yeni yönetimin çalışabilmesi için kooperatife ait olan dükkanlardan birini yeni yönetim binası olarak kullanmaya karar verdikleri ve 17.04.2005 tarihinde kilitli olan kapısını çilingire açtırarak buraya yerleşmeye başladıkları, bu durumu gören tanık … Korkmaz’ın, sanıklar …, … ve
…’nin bulunduğu eski yönetim binasına giderek durumu anlatması üzerine, sanıklar …, … ve …’un bu duruma sinirlenerek hesap sormak için olayın olduğu yere birlikte gittikleri, sanık …’un bu sırada yanına iki adet silah aldığı, diğer sanıklar … ve …’nin de bu silahlardan haberdar oldukları, sanıkların yeni yönetim binasına birlikte geldikleri, dinlenen tanık ve müşteki beyanlarına göre, bu sırada olay yerinde …, …, … , … , … , …’in bulundukları ve maktul …’nın koltukta oturuyor vaziyette olduğu, sinirli olan sanıkların maktul … tarafından yatıştırılmaya çalışıldığı, ancak sanık …’nin “kime sordunuz da dükkanı açtınız” diyerek tepki gösterip, maktul ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık …’nin de maktul …’a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan … ‘nin tabanca doğrulttuğu, kendilerini yatıştırmaya çalışan …’ya doğru tabancasını ateşlediği, tabancadan çıkan mermi neticesinde katılan …’nın kaçmaya başladığı, …’nın kaçmaya çalışması üzerine … ’nin, katılan …’nın ardından ateş etmeye başladığı ve isabet eden mermi nedeniyle …’nın omzundan basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığı, ancak kaçarak fotoğrafçılık yapan … isimli şahsın işyerine saklandığı, katılan …’nın kaçması üzerine, …’ın … ‘ye müdahale ederek sakinleştirmeye çalıştığı, ancak … ‘nin maktul …’a da iki el ateş ederek maktul …’ı vurduğu, vurulan …’ın yere düştüğü, sanık … ‘nin bu kez maktul …’ya doğru ateş ettiği, silahından çıkan üç merminin maktul …’a isabet ettiği, maktul …’u vuran … ‘nin “başka var mı” diyerek havaya silahı ile ateş ederek bağırdığı, bu sırada sanıklar … ve …’nin olay yerinde bulundukları ve kardeşlerini engellemedikleri gibi ona destek oldukları, katılan …’yı bulamayan sanık … ‘nin bu kez olay yeri yakınında evi bulunan ve yönetimin değişmesinden sorumlu tuttuğu …’nun evine doğru kardeşi sanık … ile birlikte gittiği, bu sırada maktul …’nun bahçe ile uğraşmakta olduğu ve yanında damadı … ‘un da bulunduğu, tanık … ‘un önce sanık …’nin, ardında da … ‘nin geldiğini gördüğü, maktulü gören … ‘nin silahı ile maktul …’a doğru ateş etmeye başladığı, bunun üzerine maktulün evine doğru kaçtığı, ancak maktulü takip eden … ‘nin maktulu evinin girişinde vurarak yere düşürdüğü, olaydan sonra sanıkların hep birlikte olay yerinden kaçtıkları, maktuller …, … ve …’nun, dosyası tefrik edilen sanık … ‘nin tabancasından çıkan mermilerin isabet etmesi nedeniyle öldükleri olayda;
TCK 37/1. maddesinde belirtilen suça iştirak, Müsterek Faillik, “Suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.” Şeklinde açıklanmıştır. Müşterek Faillik için iki unsur gereklidir.
1-Suça iştirak edenler arasında, suçu işleme konusunda fikir ve irade birliği olmalıdır.
2-Olay esnasında, suça iştirak edenlerin olay üzerinde hakimiyeti bulunması gereklidir.
Sanıklar … ve … bakımından maktuller … ve …’nın öldürülmesi ile katılan …’nın öldürülmesine teşebbüs edilmesi eylemlerine ilişkin olarak; taraflar arasında kooperatif yönetiminin değişmesinden dolayı husumet bulunduğu, sanıkların yeni yönetime ölümle tehditte bulundukları, bundan dolayı maktül …’nın C.Savcılığına şikayet dilekçesi verdiği, sanıkların olayın başlangıcından itibaren sanık … ile birlikte hareket ettikleri, kendi iş yerlerinden yeni yönetimin bulunduğu iş yerine önceki uyuşmazlıklar ve iş yerinin çilingir ile açılmasından dolayı hesap sormak için birlikte gittikleri, olay yerine giderken …’un üzerine aldığı iki silahtan haberdar oldukları, olay yerine ulaşınca, sanık …’nin “kime sordunuz da dükkanı açtınız” diyerek tepki gösterip, maktul ve çevresindekilere taş fırlatarak saldırmaya başladığı, sanık …’nin de maktul …’a hakaret edip yumruk ile vurduğu, bu sırada arkalarında bulunan … ‘nin tabanca ateş ederek öldürme olaylarını gerçekleştirdiği nedenle,
Sanıklar … ve …’nin, kendi ofislerinde bulundukları sırada maktullerin kendi bilgileri dışında kooperatif yönetimi için yeni işyerini çilingirle açtıklarını öğrenmeleri üzere, üçü birlikte olay yerine gitmiş olmaları, olay yerine birlikte gelerek ve olayın başlangıcından itibaren katılan ve maktullere saldırarak … ile birlikte fikir ve irade işbirliği yaparak hareket ettikleri ve yine olay yerinde bulunarak, kardeşleri …’a engel olmayıp, ona manevi destek vererek, olaya katılarak, maktuller ve katılanın direncini birlikte kırmaları, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak, fiil öncesi, fiil işlendiği sırada ve fiilden sonraki hareketlerinin birlikteliği dikkate alınarak, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri nedenle, sanıkların 5237 sayılı TCK 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail sıfatı ile sorumlu olduklarından, maktuller … ve …’nın öldürülmesinden ve katılan …’yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerektiği.
İlk olayın gerçekleştiği yerde maktuller … ve …’ın öldürüldüğü, …’in de tabanca ile yaralandığı halde, sanık …’un, olayda tabancasını ateşleyen … ile birlikte olay yerine yakın olan maktul …’un evine aynı neticeyi gerçekleştirmek amacıyla beraberce gitmiş olması, ona engel olmayıp desteklemesi, onunla birlikte hareket etmesi, asıl husumetli oldukları maktul … öldürüldükten sonra olay yerinden diğer sanıkla birlikte kaçmaları dikkate alınarak, sanık …’un kasten silahla maktül …’u da öldürmesi olayını TCK 37/1. maddesi anlamında müşterek fail olarak katıldığı, bu nedenle sanık …’nin ayrıca maktul …’un öldürülmesi olayından da müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiği,
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Sanıklar … ve …’nin kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine iştirakleri, yine sanık …’un maktul …’u öldürme eylemine
iştiraki, TCK 37/1. maddesi kapsamında müşterek faillik olduğundan kararın onanması gerekirken bozma kararı veren sayın çoğunluk görüşüne muhalifiz.