Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9236 E. 2023/334 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9236
KARAR NO : 2023/334
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/245 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/1450 Esas, 2021/151 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilmekle;
“Sanık …’in oğulları sanık …’ın ise kardeşleri olan ve beyanları hükme esas alınan tanıklar …. ve …..’nın 5271 sayılı Kanun’un 45 inci maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmeleri suretiyle hukuka aykırı olarak elde edilen beyanlarının hükme esas alınması,
Maktulden kaynaklanan sanıklar lehine haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut gözetilerek sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında asgari orana yakın bir oranda indirim yapılarak üst sınıra yakın bir ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde 18 yıl ceza tayini yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi”
Gerekçeleriyle bozulmalarına karar verilmiştir.

3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/90 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/983 Esas, 2022/1429 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelikk katılan … vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükmünün uygulanmaması, aksinin kabulü halinde asgari indirim yapılması gerektiğine,
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlemediğine,
2. Eyleminin meşru savunma kapsamında değerlendirilmediğine,
3. Çelişkili tanık beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
İlişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın meşru savunma sınırları içinde hareket ettiğine,
2. Oğulları olan tanıkların mahkemede baskı altında alınan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Sübut yönünden; Sanık … aşamalarda maktulü tek başına öldürdüğünü, sanık …’ın odada olmadığını beyan etmiş ise de olayın görgü tanıkları olan ….. ve …..’nın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanık …’ın hazırlıktaki savunmasında “oda içerisinde olduğunu, ancak annesinin ipi babasının boğazına doladığını farketmediğini”, mahkeme huzurunda ise “odada olmadığını, annesine yardım etmek amacıyla bu şekilde ifade verdiği” şeklinde aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması, 17.07.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre maktulün öldürüldüğü ipte sanık …’ın parmak izinin bulunmuş olması karşısında; sanık …’in beyanlarının oğlu olan diğer sanık …’ı cezadan kurtarmaya matuf olduğu, sanık …’ın kendisinin odada bulunmasının annesinin alacağı cezaya bir etkisinin olmayacağı ve aleyhe tanık beyanları gözetilerek sanık …’ın da inkara yönelik beyanlarına itibar edilmediği ve sanıkların eylemi birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. Resmî nüfus kayıt örneklerine maktulün, sanık …’ın babası sanık …’in de eşi olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği temel cezaların belirlendiği görülmüştür.

Haksız tahrik yönünden; Sanıkların savunmalarına ve tanıkların beyanlarına göre maktulün sanıklara küfür edip darp etmesi ayrıca eşi olan sanık …’e “bundan sonra oğlun senin kocan kendini davulcuya sat” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine sanıkların eylemlerini maktulden kaynaklanan haksız tahrikin etkisiyle gerçekleştirdikleri kanaatine varılarak haklarında 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı 22 yıl hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.

Takdiri indirim yönünden; Sanıkların yargılamaya yansıyan olumlu tavrı ve verilecek cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri sanıklar lehine değerlendirilerek haklarında takdiri indirim uygulandığı belirlenmiştir.

2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Tanıklar ….. ve ….. tüm aşamalarda sanıkların atılı suçu birlikte işlediklerini beyan ettikleri tespit edilmiştir.

4. 20.02.2020 olay ve görgü tespit tutanağı, aynı tarihli olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi, 17.07.2020 tarihli uzmanlık raporu, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 22.04.2020 ve 14.05.2020 tarihli raporlar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Maktul hakkında Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesince düzenlenen 19.06.2020 tarihli rapora göre, kanda, (170mg/dL) etanol bulunduğunun, metanol bulunmadığınun, eter ve kloroform bulunmadığının, (uyuşturucu-uyarıcı maddeler dahil) bulunmadığının, göz içi sıvısında (207mg/dL) etanol bulunduğunun, metanol bulunmadığının tespit edildiği saptanmıştır.

6. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak;
a) Adlî Tıp Kurumu … Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 30.06.2020 tarihli;
“…Kişinin kesin ölüm sebebi hakkında tarafımızca kanaate varılamadığı, kesin ölüm sebebinin tespiti amacı ile düzenlemiş olduğumuz otopsi raporu ve fotoğraf CD’si ile birlikte tüm tahkikat dosyasının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (İstanbul) İlgili İhtisas Kuruluna gönderilerek buradan görüş alınmasının uygun olacağı…,”
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 23.12.2015 tarihli;
“i) Otopsisinde dış muayenede bağla boğmaya bağlı telem dışında tespit edilen künt travma ile oluşmuş lezyonların lokalizasyonları, özellikleri, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar lezyonu tespit edilmediğine göre;
Kişinin bağla boğma dışında travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı,
ii) Otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde tespit edilen alkol düzeyinin tek başına ölüm meydana getirebilecek düzeyde olmadığı,aranan toksik maddelerin bulunmadığı bildirildiğine göre;
Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,
iii) Adli dosyada kayıtlı bilgilerden kişinin 20/03/2020tarihinde alkol alımı sonrası evine geldiği aile içi tartışma çıktığı, bağla boğularak öldürüldüğü bildirildiği, otopsisinde boyun bölgesinde boynu çepeçevre saran yükselme ve yüzeyelleşme göstermeyen telem görüldüğü, iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular iç organların histopatolojik tetkikinden elde edilen bulgular dikkate alındığında;
Kişinin ölümünün bağla boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu oybirliğiyle mütala olunur.”
Görüşlerini içerir otopsi raporu ve mütalaası dava dosyasında mevcuttur.

7. … …., …..,Devlet Hastanesinin 20.03.2020 tarihli;
a) Sanık …’ın “sol ayak bilek ekleminde hasasiyet, sağ omuz ön yüzde sıyrık”
b) Sanık …’ın “sağ el dorsal yüzünde ve 3.4.5. parmak dorsallerinde yaygın ekimoz, sol el dorsalinde 3×0.5cm’lik hiperemik sıyrık”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

8. Sanık … ile maktul arasında alt soy – üst soy ilişkisinin bulunduğunu ve sanık … ile maktul arasında suç tarihinde evli olduklarını gösterir resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin ve sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri ile Katılan … Vekilinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Her ne kadar sanık … mahkeme aşamasında ölüm olayının olduğu sırada odada olmadığını, babasının boynundaki ipi çözmeye çalıştığını bu nedenle ipte parmak izinin çıktığını, annesini kurtarmak amacıyla soruşturma aşamasında odada olduğunu ve olaya dahil olduğunu, kendisinin odada olduğuna, olayı kendisinin yaptığına ve annesinin yapmadığına dair ifade vermeleri için kardeşlerini tembihlediğini, kardeşlerinin küçük olduğunu, amcalarının kardeşlerine bakacağına dair vaatte bulunduklarından dolayı mahkemede ifade değiştirdiklerini, kardeşi ……….’nın psikolojisinin bozulduğunu savunmuş diğer sanık … de tüm aşamalarda maktulü tek başına öldürdüğünü, öz oğlu olan sanık …’ın odada olmadığını savunmuş ise de sanık …’ın Emniyette ve Cumhuriyet savcısında; 20.03.2020 gecesi saat:03:00 sıralarında evde odasında yatarken babasının kaldığı odanın kapısını açıp bağırarak “kalkın gelin” diye seslenmesi üzerine uyandığını, iki kardeşinin de uyandığını, birlikte salona geçtiklerini, babasının görünüş itibari ile alkollü olduğunu, kardeşi ……..,.’ya “sana mesaj attım neden cevap vermedin” şeklinde söylemde bulunduğunu ardından küfür edip tekme attığını, ondan sonra diğer kardeşi ……….’ya küfür ettiğini, annesine yönelerek “senin çocukların sana kocalık yapsın” diye söylediğini, annesinin de babasına “sen neden böyle konuşuyorsun, neden benim namusuma dil uzatıyorsun” diyerek karşılıklı aralarında sözlü tartışma çıktığını, babasının annesinin üzerine yürüdüğünü, annesinin boğazına elini götürdüğünü, tam elini boğazına atacakken kendisinin müdahale ettiğini, yumrukla babasının yüz kısmına vurduğunu, aralarında arbede başladığını, kardeşlerinin kendilerini ayırmaya çalıştıklarını, kendisinin ve babasının düştüğünü, yan şekilde yerde yatarken annesinin kendisine “baban tekrar şimdi yerden kalkar bize saldırır, bizi öldürür, sen bunun ellerinden tut” diye söylediğini, kendisinin de bacağını ayağının üzerine attığını, her iki elini yana getirip eli ile tuttuğunu, babasının direnişte bulunmadığını, babası ile ayakta kavga ederken annesinin iki defa odadan çıkıp gittiğini, annesinin eline dikkat etmediğini, yerde babasını annesine zarar vermesin diye etkisiz hale getirip ellerinden tuttuğu sırada annesinin sırtının kendisine dönük iki bacağının altında ise babasının kafa kısmının bulunduğunu, babasına neden çocuklara böyle yapıyorsun diye bağırdığını, annesinin eğilmiş babasına bir şeyler yaptığını, görmediği için kendisinin anlamadığını, kardeşlerinin annesine yapma diye bağırdıklarını, annesinin babasının üzerinden kalktığı sırada kendisinin babasının boyun kısmında ipi gördüğünü, ellerini bırakıp boynundaki ipi açmaya çalıştığını ancak düğüm atıldığından açmada zorlandığını, düğümü açtığında babasının nefes almadığını, kesinlikle içeriden annesinin ipi alıp geldiğini babasının boynuna dolayıp boğduğunu görmediğini, annesi ile birlikte babasının iple boğmadığını, kardeşi …..’nın kapı önünde olduğunu, annesinin babasının boğazına doladığı ipin ucundan çekip babasını boğmadığını, kesinlikle annesi ile bir olup babasının boynuna sarılı ipin ucundan çekmediğini, annesinin üzerine yürüdüğü için yumrukla babasının suratına vurduğunu, babasının yüzünden kan geldiğini, aralarında boğuşma meydana geldiğini, olayın bu şekilde olduğunu savunması, sanığın öz kardeşi olan ve suç tarihinde 18 yaşında olan tanık …. Emniyette; 20.03.2020 gecesi saat 03:00 sıralarında babasının tek başına eve geldiğini, aşırı alkollü olduğunu, elinde de poşet içerisinde bira
şişesi olduğunu, kendilerini uyandırdığını, oturma odasına çağırdığını, koltuğa oturtturduğunu, ağabeyi …’a “şerefsizin oğlu, senin gelmişinizi geçmişinizi si… “diyerek küfür etmeye başladığını, kendisine dönerek “sen nasıl bir evlatsın, senin a… koyayım niye beni aramıyorsun sana mesaj attım”

dediğini ve yüzüne tükürdüğünü, telefonunu sert bir şekilde fırlattığını, koltukta oturur iken tekme attığını, sonra …’a da iki üç kere yumruk attığını ve tekrardan “sizin Allah’ınızı, kitabınızı, peygamberinizi si…” şeklinde küfür ettiğini, daha sonra koltuğa oturduğunu “bu evde yarın sizleri görmeyeceğim hepiniz si… olup gidin” dediğini, annesine kızgın bir şekilde bakarak “bundan sonra senin kocan yanındaki oğlun kendini davulculara sat” dediğini, bunun üzerine annesinin sinirlenerek “benim namusuma laf edemezsin, nasıl dil uzatırsın” diyerek babasını itekleyerek koltuğa oturtturduğunu, babasının da annesini ayağıyla tekmeleyerek geri ittiğini, ağabeyinin ikisini ayırmak için araya girdiğini, annesinin babasının gömleğinden tuttuğunu, babasının da annesinin omuzuna yumruk attığını, ağabeyinin de babasının annesine yumruk attığını görünce babasına yumruk attığını, babasının burnunun kanadığını, ayırmak için aralarına girdiklerini, babasının yüzüstü yere düştüğünü, ağabeyinin babasının ellerini arkadan geriye doğru kıvırarak tuttuğunu, annesinin de kendisini ve kardeşi K……’yı odanın dışına doğru kapının eşiğine çıkarttığını, annesinin cebinden kalın bir ip çıkartıp ağabeyi ve babasının olduğu yere giderek yerde yatan babasının boğazına ipi doladığını, bir ucundan ağabeyinin bir ucundan da annesinin ipi çekerek babasını boğmaya çalıştıklarını, üstünü koltuk örtüsü ile kapattıklarını, annesinin “sizin bir suçunuz yok ben yaptım” dediğini, annesinin banyo yapmalarını söylediğini, annesinin polis olan dayıları …..’yi arayarak konuyu anlattığını, onun da polisi aramalarını söylediği, Mahkemede; bir hafta öncesinde Konya’da babasıyla birlikte çalıştıklarını, işin ikinci etabı için …’ya geldiklerini, babasının 5 gün eve gelmediğini, telefonları açmadığını, olay gecesi saat 03.00 sularında eve alkollü gelerek kendilerini uyandırdırdığını ve oturma odasına çağırdığını, annesine ağabeyine ve kardeşine önce sözlü tacizler ve hakaretlerde bulunduğunu, sonra vurduğunu annesi ile babasının arasına ağabeyi …’ın girdiğini, az bir arbede yaşandığını, babasının gömleğinin yırtıldığını, babası annesine vurunca aynı şekilde ağabeyinin de babasına vurduğunu, küçük arbededen sonra annesinin kendisini ve kardeşi …..’yı dışarı çıkardığını, “odanıza yatmaya gidin” dediğini, bu arbedeler sırasında annesinin bir kere odadan dışarı çıkıp geri geldiğini, cebinden ip çıkardığını gördüğünü, babasının alkolün etkisiyle sersem olduğunu ve olduğu yerde durduğunu, annesinin babasının arkasına geçerek ipi taktığını, ağabeyinin de ona yardım ettiğini, ipi birlikte çektilerini, ağabeyinin babasının üzerinde olduğunu, bunları kardeşi ….. ile birlikte kapı eşiğinden gördüklerini, bağrışmalar devam ettiği için odalarına gitmediklerini, babasının bu tür olaylarının her zaman sebep olduğunu, eve alkollü gelip annesini, ağabeyini, kardeşini ve kendisini darp ettiğini beyan etmesi, yine sanığın öz kardeşi olan ve suç tarihinde 17 yaşında olan tanık …..,. Emniyette; babasının sürekli alkol aldığını, alkol aldığı zamanlarda annesine ve kendilerine karşı sürekli küfür edip kendilerini dövdüğünü, olay günü babasının eve alkollü geldiğini, babasının annesine “herkesi kaldır salona gelsinler” dediğini duyduğunu, babasının küfür ettikten sonra ağabeyi …’a 3 defa tokat attığını, bağrarak”evi boşaltın ben yarın Konya’ya gidiyorum, bu evden ben gidiyorum siz de gideceksiniz” dediğini, annesinin de karşılık vermesi üzerine babasının tekrar ağabeyi …’a dönerek küfürler etmeye başladığını, annesinin de sinirlenerek babasına sen bize “küfür edemezsin sen mi bizi öldürücen biz mi seni öldürülelim” dediğini, yatak odasına giderek elbise kuşağı alarak kullandığı ipi getirdiğini, bu esnada babasının sürekli küfür etmeye devam ettiğini, ağabeyi … ile babası arasında kavga olduğunu, babasının yüzüstü yere düştüğünü, yerden kalkmaya çalıştığı esnada ağabeyi …’ın babasının ellerinden ve ayaklarından tuttuğunu, annesinin odadan getirdiği elbise kuşağını babasının boynuna geçirerek sıkmaya başladığını, ağabeyinin kendilerine odadan çıkmalarını söylediğini, ağabeyinin babasının ellerinden ve ayaklarından tuttuğunu,

annesinin de elinde bulunan ip ile babasının boğazını sıkıştırdığını, 15 dakika kadar bu olayın sürdüğünü, babasının yerde hareketsiz olarak yattığını, ağabeyi M.’nın korkup salona giremediğini, kapı aralığından annesi ve ağabeyi …’ı izlediklerini, annesinin sakinleşmesinden sonra dayısını aradığını ve 155’i arayarak olayı anlattığını, olayın bu şekilde olduğunu, Mahkemede; olay gecesi babasının alkollü vaziyette, elinde bira şişeleriyle eve geldiğini, sonra hepsini yataktan kaldırdığınıi küfürler ettiğini, salona geçip oturduklarını, babasının küfrederek “siz beni niye aramıyorsunuz” diye M.K.’ya söylendiğini, annesini, ağabeylerini darp etmeye başladığını, bir taraftan küfretmeye devam ettiğini, annesine farklı farklı sözler ve “sen davulcuların karısısın” dediğini, annesinin de sinirlenip “bana ne söylüyorsun, ben namussuz biri değilim” diye söylediğini, annesinin odasına doğru yöneldiğini, kendisini ve ağabeyi ….’yı odadan çıkardığını, annesinin odadan ip alıp salona geldiğini, babasının annesinin arkasından giderken ağabeyi …’ın babasının arkasından giderek babasını kollarından kıvırarak arkasından tuttuğunu, babasının da ağabeyine karşılık vermeye çalıştığını, babasının ona vurduğunu, bir kolunu kurtardığını ama sarhoşluktan ayakta duracak halinin olmadığını, ağabeyi …’ın ona vurduğunu, bu sırada annesinin ipi alıp geldiğini, ipin kuşak gibi bir şey olduğunu, annesi ve ağabeyi …’ın kendilerine “siz odadan çıkın” diye bağırdıklarını, kendilerinin odadan çıktıklarını, annesi ve ağabeyinin kapıyı kapattıklarını, kendisinin ….. ile birlikte kapı deliğinden dönüşümlü baktıklarını, bayağı bir bağrış çağrış olduğunu küfürlerin devam ettiğini, sonra seslerin kesildiğini, ağabeyi … ile annesinin odadan çıktığında babasının yerde yattığını, kendilerinin kapı deliğinden baktıklarında babasının boynuna ipi hem annesinin hem ağabeyi …’ın doladığını ve çektiklerini, babasının yerde yattığını, onların babasının üzerinde olduklarını, babasının eve hep alkollü geldiğini, sürekli kendilerini darp ettiğini, annesini ve kendilerini evden kovduğunu, sokağa atmaya çalıştığını, bu olaylar birçok kez yaşandığını beyan etmesi, otopsi raporu ve 1.Adlî Tıp İhtisas Kurulu mütalaası içerikleri, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, sanıkların adlî muayene raporları dikkate alındığında, sanıkların aynı suç işleme öldürme kastı ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek maktule yönelik iştirak halinde kasten öldürme suçunu işledikleri ve sanık …’ın kendisinin odada bulunmasının annesi olan diğer sanık …’in alacağı cezaya bir etkisi olmayacağı, olayda saldırı ile savunma arasında oran bulunmadığından meşru savunmasının söz konusu olmadığı, kişi sırf maruz kaldığı saldırının etkisiyle, “heyecan, korku veya telaşa” kapılarak meşru savunmada sınırlarını aştığında 5237 sayılı Kanun’un 27 inci maddesinden yararlanabilecek, buna karşılık saldırının etkisinin yanında, saldırıdan kaynaklanmış olsa bile öfke gibi nedenlerle sınır aşıldığında ise aynı korumadan faydalanılması söz konusu olmayacağı göz önüne alındığında sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmediği, sanıkların amacının, saldırının defedilmesinden çok, kin duygusunu tatmine yönelik olduğundan ve meşru savunmada sınırın aşılması da söz konusu olmadığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 inci maddeleri uygulanmayacağı ancak olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği, Mahkemece maktulden kaynaklanan haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği 22 yıl hapis cezaları belirlendiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan … Vekilinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece kurulan hükümlerde “sanıkların yargılamaya yansıyan olumlu tavrı ve verilecek cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/983 Esas, 2022/1429 Karar sayılı kararında katılan … vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.