Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9484 E. 2023/156 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9484
KARAR NO : 2023/156
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/308 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1038 Esas, 2022/1038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebleri;
1. Mahkemesince verilen kararın gerekçesiz olduğu,
2. Sanık ile maktul arasında olay öncesinde konuşma geçip geçmediğinin tespiti için olaya ilişkin görüntülerin bilişim ve görüntü uzmanına gönderilerek rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu,
3. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü maktulün namaz kılmak için bir camide bulunduğu, namaz sonrasında tuvalete gittiği, sanığın da üzerinde taşıdığı silah ile namaz sonrasında maktulün peşinden tuvalet kısmına yöneldiği, merdivenler de karşılaştıkları sırada sanığın üzerinde taşıdığı tabanca ile maktule birden çok kez ateş ederek yaraladığı ve olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2. 01.07.2021 tarihli görüntü tutanağına göre: 16.52.40 sn de maktulün caminin tuvaletine gittiği, sanığın 16.54.29 sn de cami avlusuna girdiği, maktul tuvaletten 16.56.23 de çıktığı ve karşısına baktığı, 16:56:40 da maktulün vurulduğunun belirtildiği, caminin güvenlik kamerasının ses kaydı yapmadığı bu sebeple sanık ile maktul arasında bir konuşma geçip geçmediğinin tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

3. Sanığın aşamalarda suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın eşi … ve olay tanığı …’nin beyanlarının dosyada bulunduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. İstinaf kararının gerekçesiz olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden
Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ncı maddesinde açıkça zikredilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından içtihadî olarak geliştirilerek varlık kazanmış bir hak olup “adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsurlarından biri olarak belirtilmiştir. Buna göre AİHM, mahkemelerin her türlü kararlarında gerekçeye yer verilmesi yükümlülüğüne değinerek aksi durumun, adil yargılanma hakkının ihlâli ile neticeleneceğine işaret etmiştir. (Dulaurans/Fransa, B. No. 34553/97, 21.03.2000; Georgiadis/Yunanistan, B. No. 21522/93, 29.05.1997 §§ 40-43; Ruiz Torija/İspanya, B. No. 18390/91, 09.12.1994; Ferreira/Portekiz, [BD], B. No: 19867/12, 28.07.2017, § 84) Gerekçeli karar hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa) tarafından ise alenî bir şekilde güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklindeki düzenleme ile gerekçe, ilgilisi için bir hak olmanın yanı sıra bütün mahkemeler için de anayasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür. Ayrıca Anayasa’nın, Temel Haklar ve Ödevler kısmında yer alan “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, 03.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle eklenen “adil yargılanma hakkı”nın da bir unsuru olarak kabul edilmekte (… Ataş, B. No: 2013/1235, 13.06.2013.) ve Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen bireysel başvurulara konu edilebilmektedir. Gerekçeli karar hakkı, Türk hukuk sisteminde anayasal düzenlemeye ek olarak kanunî olarak da güvence altına alınmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi; “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde emredici hüküm içermektedir.

Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecek ise de AİHM tarafından ifade edildiği üzere (… Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46,47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170.) yargılama bir bütündür ve olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır ve adil yargılanma hakkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlâl edilip edilmediği, gerekçesizlik ya da kanunî gerekçeden yoksunluğun, bir bütün olarak yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığına göre belirlenir. O hâlde, sonuca etki edecek mahiyetteki bir iddianın, derece mahkemeleri tarafından gerekçede tartışılmamış olması ya da bu konuda kanunî bir gerekçeye yer verilmemiş olması durumunda söz konusu usûlî eksikliğin Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında giderilmesi mümkündür. Zira gerekçe, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın zorunlu bir unsuru olup gerekçede temel hak ve hürriyetler, hukuksal bir metin düzleminde değerlendirilir.

Bu açıklamalar ışığında, her ne kadar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık müdafiinin ileri sürdüğü haksız tahrik hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünün 3. paragrafında, ilgili temyiz sebebine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz sebebi yönünden
Sanık müdafii olay öncesinde sanık ile maktul arasında konuşma geçip geçmediğinin tespiti amacıyla olay anına ilişkin görüntülerin alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini belirtmişse de, dosyada bulunan olay anına ilişkin 01.07.2021 tarihli görüntü tutanağında güvenlik kamera kaydının ses kayıt etme özelliği bulunmadığından, sanık ile maktul arasında geçen konuşmanın tespit edilemediği, olay anında orada bulunduğu tespit edilen ve Mahkemece dinlenen tanık …’nin beyanları ile de sabit olduğu üzere sanık ile maktul arasında olaydan önce kavga boyutunda olmayan konuşma geçtiğini duyduğunu beyan ettiği, kamera kayıtlarının uzman bilirkişi aracılığıyla incelense dahi sanık ile maktul arasında geçen konuşmanın içeriğinin tespitinin mümkün olmadığı bu hususlar dikkate alındığında dosya içerisinde bulunan görüntü tutanağının yeterli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

C. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden
Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında maktul ile eşi … arasında ilişki bulunduğunu maktulün kendilerini rahatsız ettiğini bu sebeple taşındıklarını belirttiği, eşi … ‘de aynı yönde beyanda bulunmuşsa da, bu konuda herhangi adlî makama başvurmadıkları, sanığın ilişkiyi öğrendiği tarih ile eylemi gerçekleştirdiği tarih arasında uzunca bir süre geçmiş olması, maktulün sanığın eşini rahatsız ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, olay günü sanığın üzerinde taşıdığı silah ile maktulün tuvaletten çıkmasını bekleyerek maktule “benim avradım senin hoşuna gitti mi 45 sene kullandın ” dediğini, maktulün de “sen kullanmadın ben kullandım” diye karşılık verdiğini beyan etse de, maktulün karşısına silahla çıkan maktule bu şekilde cevap vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere maktulün merdivenler de sanığı görmesi ile ateş etme anı arasında 17 sn gibi kısa bir süre bulunduğu, bu sürede sanık ile maktul arasında bir konuşma geçtiği ancak içeriğinin tespit edilemediği, tanık olarak dinlenen ve olay sırasında orada olduğu anlaşılan …’nin beyanlarında sanığın “yaptığını beğendin mi” dediğini duyduğunu ancak tarafların arasında kavga boyutunda olmayan bir konuşma geçtiği dikkate alındığında, eşinin maktulle ilişkisi olduğundan şüphe eden sanığın olay günü üzerinde taşıdığı tabanca ile maktulün camiden çıkmasını beklediği ve tuvaletten çıkan maktule 4 el ateş etmek suretiyle sanığı yaraladığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/1038 Esas, 2022/1038 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.