Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9532 E. 2023/181 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9532
KARAR NO : 2023/181
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/491 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/1331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.09.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebi uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Katılan vekilinin temyiz sebebi
Sanığın eylemini tasarlayarak ve canavarca hisle işlediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve maktulün resmi nikahla evli iken boşandıkları, boşanma davasında mahkemece her iki tarafın da eşit kusurlu olması nedeniyle maktule aylık 150,00 Türk Lirası nafaka bağlanmasına hükmedilmiş ise de sanığın 2016 yılından suç tarihine dek söz konusu nafakayı ödemediği, maddi sıkıntıya düşen maktulün emekli adliye personeli olan tanık ….,.’den ve avukat A.B. ile nafakanın tahsili hususunda yardım istediği, tanık …..,’nin icra takip işlemlerinin masraflı olacağından sanığa telefon ederek birikmiş nafaka borcunun ödenmesini aksi takdirde maktul aleyhine icra takip işlemi başlatılacağını bildirdikten sonra HTS kayıtlarından da anlaşıldığı üzere sanık ile maktul arasında telefon görüşmelerinin ve mesajlaşmaların başladığı, 27/03/2021 tarihinde yine maktul ile sanık arasında 4 kez iletişimin olduğu ve geriye dönük Mobese kayıtlarındaki görüntülere göre suç tarihinden yaklaşık 1 hafta kadar önce maktulün sanığın otomobili ile şehir merkezinde dolaştıkları, olay günü maktulün 2 kez sanığa mesaj attığı ve ardından aradığı, aralarında geçen 458 saniyelik görüşme esnasında sanığın maktule bir miktar para getirdiğini söyleyip aracı ile oturduğu sokağa geldiği, maktulün araca bindiği ve olay yerine geldiklerinde sanığın maktule aracında bulunan bıçakla saldırarak otopsi raporuna göre ”toplam 25 adet kesici delici alet yarası nedeniyle kaburga kesileri ile birlikte iç organ ve büyük damar kesisinden gelişen iç ve dış kanama sonucu” hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden, sanığın kollukta, Cumhuriyet savcılığında ve sorgudaki savunmalarında suçlamayı inkar etmesine karşın suçun maddi deliller ile desteklenerek sübut bulması sonrasında tahrike ilişkin savunma geliştirdiği anlaşıldığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Tanıklar A.B. ve N.C.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında mevcuttur.

5. 03.04.2021 tarihli ölü muayenesi ve otopsi tutanağına göre ”kişinin vücudunda 25 adet kesici delici alet yarası tespit edilmekle kesici delici alet yaralanmasına bağlı kaburga kesileri ile birlikte iç organ ve büyük damar kesisinden gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü”
Görüşünü içerir ölü muayenesi ve otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Olay öncesi ve sonrası kamera çalışmalarının çözümünü içeren 09.04.2021 tarihli kolluk tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

7. 15.04.2021 tarihli HTS inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suç Vasfına Yönelik
a) Tasarlayarak Öldürme
Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir.

Olay tarihinde taraflar arasında maktulün sanığa mesaj göndermesi ve akabinde telefon açmasından sonra buluşmanın gerçekleştiğinin HTS kayıtlarından tespit edilmiş olması karşında olayın başlangıcının ve sonuçlanmasına dek sürecin sanığın yaptığı plan doğrultusunda geliştiğinden söz edilemeyeceği, HTS kayıtları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın maktulü öldürmeye ne zaman karar verdiğine ve bu kararına dair ısrar ve sebat gösterip göstermediğine dair kesin delil mevcut olmadığından tasarlama şartları oluşmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Canavarca His Veya Eziyet Çektirerek Öldürme
Canavarca hisle öldürme; içgüdüsel bir tatmin amacıyla, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup, eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olduğundan sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, somut olayda sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiklerini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece eylemin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız Tahrik
Sanık ile maktulün resmi nikahla evli iken 2014 yılında boşandıkları, bir süre iletişim kurmayan taraflar arasında gelişen anlaşmazlığın sanığın birikmiş nafaka borcunu maktule ödememesinden kaynaklandığı, nafaka alacağının mahkeme kararı ile tesis edilen yasal bir yükümlülük oluşturup maktul tarafından talep edilmesinin haksız tahrik teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği, sanığın aşamalarda inkara dönük savunmalarda bulunarak yürütülen soruşturma

neticesinde elde edilen deliller kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması üzerine maktulün kendisine hakaret ettiğini beyan ettiği, sanığın sonradan geliştirdiği tahrik edildiğine dair savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, maktulden kaynaklanan ve sanık lehine tahrik oluşturabilecek söz ve davranışın mevcut olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdirî İndirim Nedeni
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Takdirî İndirim Nedenleri” başlıklı 62. maddesinde; “fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Takdirî indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdirî indirim nedenleri kararda gösterilir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

5237 sayılı TCK’nin takdirî indirim nedenleri yönünden serbest değerlendirme sistemini benimsediği kabul edilmektedir. Hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında da kuşku bulunmamaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 2013/6-301, 2014/1329 sayılı Kararında da benzer hususlara işaret edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda sanığın, maddi bulgulara ulaşılıp suçun sübut bulmasına dek suçtan kurtulmaya ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını önlemeye yönelik savunmalar yaptığı, olaydan sonra kıyafetlerini ve aracını temizleyerek suç aletini saklamak suretiyle delilleri kararttığı anlaşıldığından; Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/1331 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.