Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9561 E. 2023/477 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9561
KARAR NO : 2023/477
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Eşi kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 Tarih ve 2021/351 Esas, 2022/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.06.2022 Tarihli ve 2022/793 Esas, 2022/918 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanık hakkında aldırılan akıl sağlığı raporlarının yetersizliğine,
2. Tarafların beyanlarının tercüman vasıtasıyla alınması nedeniyle beyanların hatalı belirlendiğine,
3. Tanık …’un mahkemede dinlenmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suriye uyruklu sanık ile mağdurun dosya arasında bulunan yeminli tercüme evrakına göre evli oldukları, olay tarihinden altı yıl kadar önce Türkiye’ye gelerek yerleştikleri, psikolojik sorunlar yaşayan sanığın, mağdurun kendisine zarar verebileceği düşüncesiyle mutfaktan almış olduğu bıçakla mağdurun bulunduğu odaya giderek müştekiyi Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği üzere hayati tehlikeye sebep olacak şekilde yaraladığı, müştekinin bağırması üzerine odaya gelen ve tarafların oğlu olan tanık…’in sanığın elinden bıçağı alarak eylemine son verdiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 13/12/2021 tarihli raporuyla sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Mağdurun beyanları ve tanık R.A’nın soruşturma aşamasında alınan beyanı dosya kapsamında mevcuttur.

4. Mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14.07.2021 tarihli raporunda;
“Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02/01/2021 tarih ve 7164111/3 raporunda; DKAY ifadesiyle yapılan muayenesinde: göğüs önünde delici kesi alet yaralanması mevcut, BT thorax çekildi ve temponad tespit edildi, acil olarak operasyona alındı, RT venrikül yaralanması mevcut idi, onarımı yapıldı ve alın bölgesindeki yarası plastik cerrahi gördü, Plastik cerrahi konsültasyon notunda: sağ temporofrontal bölgede derin kesisi, sağ kaş lateralinde elevasyon defisit görüldü kayıtlı olmakla,
Şahsa ve olaya ait varsa mevcudun dışında tıbbî evrakın teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceğine göre;
SONUÇ:
Mevcut tıbbî evrakta tarif edilen bulgulara göre yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3- Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.” şeklinde görüş belirtilmiştir.

5. Sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 13.12.2021 tarihli raporunda;
“02.01.2021 tarihinde sanığı bulunduğu (Eşi Kasten Öldürmeye Teşebbüs) suçu nedeniyle, “5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca akıl hastası olup olmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi uyarınca işlediği fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı” sorulan … oğlu, 1962 doğumlu …’nun Kurulumuzca 17.11/.2021 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre …’nun 02.01.2021 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş belirtilmiş.

6. Sanık ile mağdurun evli olduklarının tespitine ilişkin Suriye Arap Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen “Aile Cüzdanı”nın örneği dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Akıl Sağlığı Yönünden
Sanığın cezai ehliyetinin belirlenmesine ilişkin olarak aldırılan raporların hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın adlî tahkikat dosyası ile birlikte bir kez de Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tabi tutulduktan sonra, bu Dairece düzenlenecek raporun sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 13.12.2021 tarihli raporla arasında çelişki bulunması halinde de sanığın bizzat ve raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

B. Tercüman Vasıtasıyla Alınan Beyanlar Yönünden
Sanık ve mağdurun yabcancı uyruklu olması nedeniyle Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 202 nci maddesine uygun şekilde tercüman tayin edilerek beyanlarının usul ve yasaya uygun şekilde alındığı anlaşılmakla bu hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Tanık …’un Kovuşturmada Dinlenmemesi Yönünden
Görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanık …’un soruşturma aşamasında olaya ilişkin detaylı beyanlarının alındığı ancak Mahkemece yapılan tüm aramalara ve çıkarılan zorla getirme kararlarına rağmen tanığa ulaşılmadığı yargılamanın gelinen aşaması, tespit edilen adreslerinden ulaşılamaması, işin tutuklu iş olması ve yargılamanın sürüncemede kalmaması dikkate alınarak tanık Raşit Al …’un dinlenilmesinden vazgeçilmesinesinde ve soruşturma aşamasında beyanın karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D.Teşebbüs derecesi
Sanığın bıçakla mağduru sağ temporofrontal bölgede 4 cm.’lik kesi, göğüs önde orta hatta 2 cm.’lik kesisi olacak şekilde şekilde yaraladığı mağdurun kalbe nafiz yaralanması nedeniyle hayatı tehlike geçirdiği olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alınarak, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, makul oranda ceza tayini yerine yazılı şekilde hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayin edildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (D) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.06.2022 Tarihli ve 2022/793 Esas, 2022/918 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesi beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.