Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9591 E. 2023/109 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9591
KARAR NO : 2023/109
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Şikayetçi … vekilinin duruşmada sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, katılma hususunda beyanda bulunmadığı ancak duruşmalara katılarak yerel mahkeme hükmünü temyiz ettiği, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu anlaşıldığından, kasten öldürme suçuna ilişkin hükmü temyiz hakkı bulunduğu gözetilerek ve temyiz dilekçesi verip kararı temyiz ederek katılma iradesini gösteren şikayetçinin 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi ikinci fıkrası ve 237 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 Tarihli ve 2019/94 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un ( 5237 sayılı Kanun) 27 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi üçüncü fıkrası ( c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.01.2021 Tarihli ve 2020/1711 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik incelemeyle,
2. Sanık hakkında meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması koşulları oluşmadığına,
İlişkindir.
B. Katılan … (…) Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması koşulları oluşmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Temyiz incelemesi dışında kalan sanıklardan … ve tanık …’nın boşanma aşamasında oldukları, olay günü akşam saatlerinde temyiz incelemesi dışında kalan sanık … ve maktul …’in, … ve …’yı birlikte gördükleri ve takip ettikleri, …’in …’i arayarak haber verdiği, …’in de temyiz incelemesi dışında kalan sanık … ile birlikte …’ın evinin önüne geldikleri, …’un …’ın evinin elektrik şalterini ve su vanasını kapattığı, evin önünde beklemeye başladıkları, …’ın durumu fark etmesi üzerine aşağıya inerek evin elektriğini açtığı, diğer sanıkların dışarıdan evin ışıklarının yandığını görmeleri üzerine tekrar şalteri kapattıkları, …’ın tekrar açmak üzere aşağıya indiği, bu sırada yanına adli emanetin 2018/2829 sırasında kayıtlı bıçağı aldığı, apartman girişine geldiği sırada maktul … ve Muratan’ın yanına gelerek …’ı darp etmeye başladıkları, … ve …’un da yanlarına geldiği ve …’ı binanın dışına çıkartarak birlikte darp etmeye devam ettikleri, boğuşma sırasında …’ın bıçağı çıkararak rastgele savurduğu, bu sırada maktul …’i sağ ve sol göğüs bölgesinden…….,’ı da kasık bölgesinden yaraladığı, …’in aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Temyiz incelemesi dışında kalan diğer sanıklar …, …, ……, ve maktul …’in, havanın henüz tam olarak aydınlanmadığı bir saatte evin elektrik ve suyunu kesmek suretiyle aşağıya inmesini sağlayarak birlikte darp etmeleri üzerine, sanığın müsnet suçları temyiz dışı diğer sanıklar tarafından gerçekleştirilen saldırıları defetmek amacıyla işlediği, meşru savunma sınırının, saldırının dört kişi tarafından karanlık bir saatte gerçekleştirilmesi nazara alınarak mazur görülebilecek bir heyecan ve korkudan kaynaklandığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanunu’nun 27 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.

2. Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.01.2019 tarihli otopsi raporunda;
“Sol arka parietalde 2×2 cm ebadında sütüre edilmiş yara görüldü. Sütüre açıldığında 2x1x3 cm ebadında üçgenimsi, yara dudakları düzensiz, etrafı ekimozlu yara görüldü.
1-Sağ meme başının 15 cm altında sağ üst kadran sınırında 2 cm ebadında bir açısı dar bir açısı geniş kesici delici alet yarası,
2-Sol meme başının 2 cm altında 3 cm ebadında bir açısı dar diğer açısı geniş kesici delici alet yarası görüldü. Bu yaranın 0,5 cm altında başlayıp sol koltuk altına paralel uzanan 18 cm abadında sütüre cerrahi yara ve bu yaranın sol alt tarafında, sol koltuk altının 13 cm altında arka aksiller hattan başlayıp tranvers seyirle uzanan 1×0,1cm, 3×0,1 cm, 3×10,1 cm’lik cildi kesiler görüldü. Aynı lokalizasyondan alt alta başlayıp tarif edilen cerrahi yara içinde sonlanan ölçülebildiği kadarı ile 6×0,1, 6×0,1 ve 11×0,1 cm ebadlarında cildi kesiler görüldü.
Her iki dirsek, her iki el üstü ve sağ inguinal bölgede tıbbi müdahaleye bağlı oluşmuş iğne izleri görüldü. Sağ inguinalde muhtemel kateter takılmasına bağlı sütüre yara görüldü
S O NUÇ
Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğunu bildirir tıbbî kanaat raporudur.” şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.

3. Sanık …’ın yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 04.12.2018 tarihli rapor içeriğinde;
“Sol göz iç kenarında ekimoz, burun orta kısmında morluk, şekil bozukluğu?, sağ ön kolda abrazyon, çekilen tomografisinde; her iki nazal kemikte nondeplase kırık izlendiği, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu,
Kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ ya da büyük damar yaralanması tanımlanmadığına göre;
SONUÇ:
Mevcut tıbbi belgeye göre kişide nazal kemikte parçalı kırığa neden olan yaralanmasının;
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
-Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
-Yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden en az 6(altı) ay sonra muayene edilmek üzere geri çevrilen evrak ve raporumuzla birlikte Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği.” şekinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.

4. Sanık hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğü 27.05.2019 tarihli raporda sanığın yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

5. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen rapor, … Kriminal Polis Laboratuvarlı tarafından suçta kullanılan bıçağın incelenmesi neticesinde düzenlenen BLS-18-05846 Uzmanlık numaralı rapor, … Aile Mahkemesi’nin 2018/570 Esas sayılı dosya sureti, tanık S.A’nın beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebepleri
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında hükme etkili olacak tüm yazılı ve sözlü delillerin toplandığı, dosyanın tekemmül ettirilerek suçun tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla hükümde bu hususta usul ve yasaya aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Katılan … Vekilinin ve Katılan … (…) Vekilin Meşru Savunmada Sınırın Aşılmasına Yönelen Temyiz Sebepler
Meşru savunmada sınırın aşılması hali 5237 sayılı Kanun’un 27 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; savunma meşru müdafaa şartları bulunduğu sırada başladığı halde, orantılılık ilkesinin ihlali nedeniyle fiilin meşru savunma olarak kabul edilmediği hallerde “meşru savunmada sınırın aşılması” söz konusu olur. Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise fail cezalandırılmaz. Meşru savunmada sınırın aşılması halinde ceza verilmemesi için gereken şartlar şunlardır:
-Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması,
-Meşru savunma yapabilmek için zorunlu olan saldırıya ilişkin şartların tümünün mevcut olması,
-Meşru savunmaya ilişkin koşullardan “ölçülülük ya da orantılılık” koşulunun, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması,
-Meşru müdafaa sınırının aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi gerekmektedir.

Kişi saldırıya uğraması nedeniyle bir korku, telaş ve endişenin içine düşmektedir. Böylece failin davranışlarını yönlendirme yeteneğinde bir azalma meydana gelmektedir. Failin içinde bulunduğu psikolojik ortam meşru savunmada sınırın aşılıp aşılmadığının tespitinde önem kazanır. Eğer fail, korku ve telaşla değil de bir kin ve intikam duygusuyla saldırıya cevap verirse meşru savunmada sınırın aşılmasından değil haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasından bahsedilebilir. 5237 sayılı Kanun’un 27 inci maddesinde ile meşru savunmada haksız bir saldırıya karşı savunmada bulunan kişinin, o anki ruhsal durumuna göre, mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşa kapılarak bu durumun etkisiyle saldırı karşısında gereğinden fazla karşı koymada farkında olmadan, saldırıyı savuşturmaya yarayacak olandan fazla zarar vermesi gerektiği öngörülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında somut olay üzerine yapılan incelemede; Temyiz dışı sanıklar …, … ve Murathan ve maktulün gece vakti …’ı evden çıkarabilmek için evinin elektriğini ve suyunu kestikleri, sanığı dördünün birlikte darp ettiklerinin tanık S.A’nın beyanlarıyla sabit olması karşısında sabahın erken saatlerinde ikametinin bulunduğu apartmanın giriş kısmında birden fazla kişi tarafından uğradığı saldırı nedeniyle bir korku, telaş ve endişenin içine düşen sanık …’ın davranışlarını yönlendirme yeteneğinde makul bir azalmanın meydana geldiği, o anki ruhsal durumuna göre, mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşa kapılarak bu durumun etkisiyle saldırı karşısında gereğinden fazla karşı koymada farkında olmadan, saldırıyı savuşturmaya yarayacak olandan fazla zarar vermesi durumunun gerçekleştiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2020/1711 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararında katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde karar verildi.