Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9663 E. 2023/809 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9663
KARAR NO : 2023/809
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
1. Sanığın, çıkan tartışmada 6136 sayılı Kanun kapsamındaki silahla müştekinin ayaklarına doğru 2 el ateş etmek suretiyle, … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 30.04.2010 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Basit bir tıbbî müdahale ile giderilemez, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derece etkiler” şekilde yaraladığı olay nedeniyle kasten yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) Dava zamanaşımı başlıklı 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ilgili bölümüne göre; “Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,

3. 765 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası” Bu halde müruru zaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruru zamanın kesen muameleler müteaddid ise müruru zaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruru zaman müddetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz”.

4. Sanık hakkında açılan kamu davasına konu suçun zamanaşımı yönüyle daha lehe olan 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 457 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 5 yıl olağan, 7 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu tespit edilmiştir.

5. Bu açıklamalar ışığında sanık hakkında suç tarihi itibarıyla daha lehe olan 765 sayılı Kanun’un hükümlerine göre dava zamanaşımı incelendiğinde; Sanık hakkında zamanaşımını kesen en son sebep olan mahkûmiyet kararının verildiği 07.02.2006 tarihi olduğu, bozma kararından sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.06.2010 tarihinde kesinleştiği, deneme süresi içinde 21.12.2013 tarihinde kasti bir suç işlediği anlaşılmakla; 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 5 yılık asli zamanaşımı süresi ve 3 yıl 5 ay 23 günlük duran zamanaşımı süresinin eklenmesi neticesinde sanık hakkında açılan kamu davasının karar tarihi olan 17.06.2021 tarihi itibarıyla asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/111 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.