Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9678 E. 2023/910 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9678
KARAR NO : 2023/910
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/307 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/758 Esas, 2022/849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,

2. Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,
3. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Suç vasfına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü bir araya gelip birlikte bonzai olarak tabir edilen uyuşturucu madde kullandıkları, sanığın kendisinden geçtiği, uyanıp ikametine gittiğinde, makat bölgesinde … olduğunu, iç çamaşırının ters giydirilmiş olduğunu, aynadan kontrol ettiğinde anal bölgesinde büyüme olduğunu fark ettiği, bunun üzerine önce çamaşır ipiyle intihar etmeye çalıştığı, sonrasında maktulün evine gittiği, kendisine durumu sorduğunda, maktulün “seni işte böyle sinkaf ederim” şeklinde cevap verip, kafa attığı, buna sinirlenen sanığın bıçakla maktulü yaralayarak olay yerini terk ettiği, maktulün ise tanık …., tarafından hastaneye götürüldüğü, ancak sanığın yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık … alınan ifadelerinde üzerine atılı suçlamayı haksız tahrik altında işlediğini kabul etmiştir.

3. Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarih sayılı otopsi raporuna göre; “Kişinin ölümünün, sağ uyluk ön yüzde bulunan kesici delici alet yaralanması nedeniyle dış kanama sonucu meydana geldiği”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

4. Sanık hakkında, olaydan bir gün sonra düzenlenen, İstanbul Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 26.05.2021 tarih sayılı raporuna göre; “sol kaş üzerinde ekimoz, hematom, boyun bölgesinde ası ile uyumlu abrazyon ve dün tarihli fiili livata ile değerlendirilen hastada anal bölgede ekimoz yok, laserasyon(fissür) yok, hematom yok”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

5. Sanık hakkında düzenlenen, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 02.08.2021 tarih sayılı raporuna göre; “Anal mukoza ve sfinkter tonusunun normal bulunduğu, mukoza bütünlüğünde bozulma, fissür, fistül, anal bölge ve perianal bölgede ekimoz ve akut travmayı gösteren bulgu tespit edilemediği”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

6. Olay yerinden elde edilen delillere ilişkin, Adlî Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’nin 30.06.2021 tarih sayılı raporuna göre;
“a. Sanık üzerinden alınan iç çamaşırından elde edilen 1 nolu lekenin sperm hücresi olduğu, bu hücreye ait DNA örneğinin sanık ile uyuştuğu,
b. Sanık üzerinden alınan iç çamaşırından elde edilen 4 nolu lekenin kan örneği olduğu, bu kan örneğinde, sanık ile maktule ait DNA örneklerinin karışık halde bulunduğu,”
Görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.

7. Dosya kapsamında mevcut, sanığın kullanımında olan hattın HTS verilerin incelenmesi sonucu; sanığın saat 10:57’den 13.05’e kadar olay yerinde ya da olay yerine yakın yerde bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Haksız Tahrik
Dosya içerisinde; sanığın savunmasının aksini kanıtlar nitelikte, somut bir delil bulunmaması nedeniyle; sanık hakkında 5237 Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğunan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Savunma Hakkının Kısıtlanması
Sanık müdafii, temyiz dilekçesinde; kolluk tarafından tutulan tutanakta, sanığın yakalanma anındaki beyanı ile bıçağın kime ait olduğu, kim tarafından çıkarıldığı hususunun belirtildiği, bu tutanağın müdafii yokluğu nedeniyle hükme esas alınamayacağını, bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığını beyan etmiş ise de; anılan hususun hükme tesir etmediği değerlendirilmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik İnceleme Sonucu Hüküm Kurulduğuna
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; Adlî Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 30.06.2021 tarih sayılı raporuna göre; sanığın iç çamaşırında 3 üncü bir kişiye ait olduğu değerlendirilen DNA örneği bulunduğunu, bu hususun araştırılmadığını beyan etmiş ise de; tüm dosya kapsamı ve sanık ifadelerinden anlaşılacağı üzere, olayda üçüncü bir kişi bulunmadığı, bulunsa dahi bu dosyanın sonucuna etkisi olmayacağı değerlendirildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Meşru Savunma
Mahkemenin, “sanığın kendisine yöneldiğini iddia ettiği saldırıya saldırıyla orantılı olarak karşılık vermediği anlaşıldığından, meşru savunma için aranan yasal şartların gerçekleşmediğine” ilişen gerekçesiyle, sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasına yönelen takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğunan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Suç Vasfı
Dosya kapsamına göre; sanık …’nin maktul …’i sağ uyluk ve sağ gluetal bölgeden yaraladığı, bu yaralardan sadece sağ uyluk bölgesindeki yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olduğu, sanığın eylemi engel bir hal olmaksızın kendiliğinden sonlandırdığı, maktuldeki yara yeri itibariyle de ortaya çıkan kast ve iradesinin öldürmeye yönelik olduğunun şüpheli kaldığı anlaşıldığından, oluşan bu şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı ve bu itibarla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu kasten öldürme suçundan hüküm kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün ( B-4) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.06.2022 tarihli ve 2022/758 Esas, 2022/849 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebi gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.