YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9721
KARAR NO : 2023/636
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmü daha önceden kesinleşen sanık … … hakkında verilmiş yeni bir hüküm bulunmadığından, katılanlar vekilinin sanık … yönünden temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298 … maddesi birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2017/342 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2019/1480 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/2627 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı ile “Oluşa ve dosya kapsamına göre; suç tarihinden önce sanık … ile maktul arasında çocukların sanığın evinin önünde gürültü yapmaları nedeniyle husumet bulunduğu, suç tarihinde ise maktulün oğlu …’in sanığın evinin kapısına taş atması nedeniyle sanık tarafından kovulması üzerine maktulün sanığın yanına gelerek sinkaflı küfürler ettiği, kısa bir süre sonra sanığın ağabeyi … ile maktul arasında bu olay nedeniyle kavga çıktığı, maktul ve oğlu … tarafından ağabeyi …’in darp edildiğini görmesi üzerine sanığın kavgaya müdahil olduğu, kavga sırasında elinde sopa bulunan maktul tarafından sanığın darp edildiği, kavga sırasında olay yerine gelen maktulün yakınlarının da ellerinde sopalarla kavgaya katılıp sanığı sıkıştırdıkları sırada sanığın tek bıçak darbesi vurmak suretiyle maktulü öldürdüğü olayda, maktulün haksız eylemleri nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanması sırasında makul oranda indirim yapmak yerine alt sınırdan indirim yapılarak 18 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/107 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Haksız tahrik indiriminin uygulanma alanı bulunmadığına, ilk haksız hareketin sanıktan geldiğine, çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulduğuna,
ilişkindir.
B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Öldürme kastının bulunmadığına, sübuta, meşru savunma ve sınırın aşılmasının şartlarının varlığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine kabulünün;
“Sanık … ile hakkında verilen hüküm kesinleşen … …’ın kardeş oldukları, suç tarihinden önce maktul …’ın çocuklarının sanık …’ın evi önünde gürültü yapmaları nedeniyle sanık tarafından uyarıldıkları ve buna rağmen gürültüye devam ettikleri, bu konunun olaydan önce sanıkla maktul arasında gerginliğe neden olduğu, olay günü maktulün oğlu … ‘ın bir takım hareketleri nedeniyle sanık tarafından evinin önünden ayrılması için uyarıldığı, yapılan uyarıya ragmen eylemlerine devam etmesi sebebiyle de sanık tarafından kovulduğu, …’in kovulma olayını babası olan maktule anlatması üzerine maktulün sanığa yönelik olarak “çocuğumu kapısından göndereni sinkaf ederim” demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavganın inceleme dışı … … ile maktulün yakınlarını da içine alacak şekilde büyüdüğü, dosyada mevcut olan CD’lerden ve tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere bir grubun sanığın üzerine doğru yürüdükleri, bu sırada sanığın kendisini koruma amacıyla geriye doğru gitmek suretiyle olay yerindeki çöp konteynırlarına kadar gerilediği, bunun üzerine sanığın elinde bulunan bıçağı maktul …’a doğru savurması sonucunda maktulün öldüğü maddi vakıa olarak kabul edilen olayda; ATK Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 02/11/2017 tarihli raporunda belirtildiği üzere: “maktulün vucunda bir adet kesici delici alet yaralanmasının tespit edildiğive bu yaranın tek başına ölümüne neden olduğu ve maktulün ölümünün kesici delici alet yaralnmasına bağlı kot kesi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen içkanama sonucu öldüğü” tespit edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden; Suç tarihinden önce sanık … ile maktul arasında çocukların sanığın evinin önünde gürültü yapmaları nedeniyle husumet bulunduğu, suç tarihinde ise maktulün oğlu …’in sanığın evinin kapısına taş atması nedeniyle sanık tarafından kovulması üzerine maktulün sanığın yanına gelerek sinkaflı küfürler ettiği, kısa bir süre sonra sanığın ağabeyi … ile maktul arasında bu olay nedeniyle kavga çıktığı, maktul ve oğlu … tarafından ağabeyi …’in darp edildiğini görmesi
üzerine sanığın kavgaya müdahil olduğu, kavga sırasında elinde sopa bulunan maktul tarafından sanığın darp edildiği, kavga sırasında olay yerine gelen maktulün yakınlarının da ellerinde sopalarla kavgaya katılıp sanığı sıkıştırdıkları sırada sanığın tek bıçak darbesi vurmak suretiyle maktulü öldürdüğü olayda, maktulün sanığın ailesine yönelik hakaret içeren sözlerinin ve sanıkların vücut bütünlüğünü tehdit edici eylemlerinin haksız fiil olarak; sanığın eylemini de bu haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında gerçekleştirdiği kabul edilerek sanık … hakkında TCK 29. maddesi uygulanarak cezadan indirim yapılmıştır.
Toplanan tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesiyle; olaydan önceki günlerde sanıkla aynı mahallede oturan maktulün çocuklarının sanığın evinin önünde gürültü yapması nedeniyle sanık tarafından uyarıldıkları, bu nedenle taraflar arasında gerginlik bulunduğu, maktulün sanığın aile fertlerini kastederek hakaretamiz, sinkaflı sözler söylediği, olay günü bu şekilde önce sanıkla maktul arasında münakaşa ve kavga meydana geldiği, meydana gelen kavganın alevlendiği ve sonradan maktul ile sanığın bulunduğu olay yerine maktulün diğer yakınlarının da koşarak geldikleri, bu şekilde maktul ile sanık arasında başlayan münakaşa sonucu, maktul ve yakınlarının kardeş olan sanıklara saldırdıkları, sanığın kavga sırasında eline geçen bıçakla maktulü yaraladığı, maktulün almış olduğu bıçak darbesinin etkisiyle Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda belirtildiği üzere, “kişinin vücudunda 1 (bir) adet kesici delici alet yarası tespit edilmiş olup yaranın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, kesici delici alet yarası kenar ve açı özelliklerine göre yarayı oluşturan aletin bir kenarının keskin diğer kenarının künt nitelikte olduğu, kişini ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kemik kesisi birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu” olduğu anlaşılmakla, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği gibi sanığın maktule yönelik eyleminin maktulün olay öncesi yaptığı haksız tahrik içeren eylemleri sonucu gerçekleştirdiği, sanığın haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçunu işlediği iddia, savunma, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, CD izleme tutanağı, ATK Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin otopsi raporu ve İstanbul KPL Müdürlüğünün uzmanlık raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.”
Kabulünün yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda öldürme kastının bulunmadığı şeklinde savunma yaptığı tespit edilmiştir.
3. Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız Tahrik İndirimi Yönünden
Olaylar ve Olgular Başlığının 1. Paragrafında; haksız tahrik indirimi yönünden ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/2627 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece yapılan uygulamada bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İlk Haksız Hareketin Sanıktan Geldiği Yönünden
Sanık ile maktul arasında; maktulün çocuklarının sanığın evinin önünde gürültü yapmaları nedeniyle sanık tarafından uyarılmaları üzerine, çocukların gürültüye devam etmeleri üzerine gerginliğe neden olduğu, olay günü maktulün oğlu ……,’ın bir takım hareketleri nedeniyle sanık tarafından evinin önünden ayrılması için uyarıldığı, yapılan uyarıya rağmen eylemlerine devam etmesi sebebiyle de sanık tarafından kovulduğu, …’in kovulma olayını babası olan maktule anlatması üzerine maktulün sanığa yönelik olarak “çocuğumu kapısından göndereni sinkaf ederim” demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı bu nedenle ilk haksız hareketin maktulden geldiğinin kabulünde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Çelişkili Beyanlara Dayanılarak Hüküm Kurulduğu Yönünden
Olaylar ve Olgular Başlığının 1. Paragrafında da gerekçeleri açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesince yapılan kabulde ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/2627 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece yapılan uygulamada bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sübut Yönünden
Olay tarihinde, taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, sanığın kesici delici aletle maktule vurduğu ve neticesinde maktulün öldüğü sanık savunmaları, tanık beyanları, otopsi raporu ve tüm dosya kapsamından sabit olmakla, mahkemesince eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Öldürme Kastı Bulunmadığı Yönünden
Sanık savunmalarında öldürme kastının bulunmadığını beyan etmişse de, dosya kapsamında alınan tanık beyanları, sanığın eylemini öldürmeye elverişli kesici delici aletle gerçekleştirmesi, darbenin hayatî önem arz eden bölgeye yapılması ve sanığın eylemi neticesinde maktulün ölmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Meşru Müdafaa ve Meşru Müdafaada Sınırın Aşılması Yönünden
Olaylar ve Olgular Başlığının 1. Paragrafında da gerekçeleri açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesince yapılan kabulde ve uyulmasına karar verilen Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/2627 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece yapılan uygulamada bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/107 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.