YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9725
KARAR NO : 2022/9910
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER :… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/05/2013 tarih ve 2011/129 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararı ile,
Sanık … hakkında, maktul …’ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-k, 62, 53. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizin 28/03/2017 tarih ve 2016/838 Esas – 2017/971 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05/10/2022 tarih KD- 2022/111470 sayılı itiraznamesi ile;
Sanık … hakkında maktul …’yu nitelikli kasten öldürme suçundan yapılan yargılama sonunda; … 2. Ağır Ceza Mahkemesince TCK’ nin 82/1-k, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair hükmün sanık müdafi ve katılan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi ve re’sen yapılan inceleme üzerine, Dairemizin, 28/03/2017 tarih ve 2016/838 Esas – 2017/971 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 05/10/2022 tarihinde; sanık …’ın, 12/07/2011 tarihli oturuma vekaletnameli müdafii ile
katıldığı, mahkemece sunulan vekaletnamenin kabul edilerek, Av. …’ün sanık müdafii olarak duruşmalara kabulüne karar verildiği ve sanığın müdafii eşliğinde savunmasını yaptığı, duruşmalardan bağışık tutulma talebinin olmadığı, sonrasında yapılan 27/09/2011 tarihli oturuma da sanık … müdafiinin katıldığı, sanığın bu oturumda tahliyesine karar verilerek yurtdışına çıkış yasağı konulduğu, 22/11/2011 tarihli oturumda sanığın … E Tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan tutuklu olduğu, sanık … müdafiinin bu oturumda bulunmadıkları, 23/11/2011 tarihinde cezaevinden çıkan sanığın 19/01/2012 tarihli oturuma katıldığı sanık müdafiinin bu oturumda bulunmadığı, 15/03/2012 ve 10/05/2012 tarihli oturumlara da cezaevinde bulunmayan sanık … müdafiinin katıldıkları, 03/07/2012, 11/09/2012, 01/11/2012, 27/12/2012, 07/02/2013 ve 02/04/2013 tarihli oturumlara da sanık … müdafiinin katılmadıkları, 02/04/2013 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısının mütalaasını sunduğu, sanık … müdafiinin duruşmaya gelmemiş olmaları nedeniyle sanık müdafiine duruşma gün ve saatinin bildirilmesine ve davetiye tebliğine karar verildiği, davetiyenin 11/04/2013 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen 30/04/2013 tarihli oturuma katılmayan sanık müdafiinin,11/04/2013 tarihli müdafiilikten çekilme dilekçesini mahkemeye sunduğu, sanığın bu oturum tarihinde … Açık Cezaevinde başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, mahkemece, Baro tarafında bildirilen zorunlu müdafiiye duruşma günün belirten davetiye tebliğine karar verildiği, ancak ara kararında sanığın duruşmada hazır edilmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, 21/05/2013 tarihli oturuma sanık zorunlu müdafiinin katıldığı, sanığın bulunmadığı oturumda Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu, sanık zorunlu müdafiinin de mütalaayı kabul etmediklerine ilişkin beyanda bulunması sonrasında mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edildiği, vekaletnameli müdafiin vekillikten çekilme dilekçesinin sanığa usulünce tebliğ edilmediği, sanık ile zorunlu müdafiin yüzyüze gelmediği ve sanığın, mahkemece kendisine müdafii atandığından haberinin olmadığı, hükmün de sanığın yokluğunda verilip, gerekçeli kararın sanığa usulünce tebliğ edilemediği, sanık zorunlu müdafiinin süresinden sonra yaptığı temyiz isteminin de CMUK’un 310-317. maddeleri gereğince reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan sanığın, müdafii ile yüz yüze gelmesi sağlanmadan ve hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki açık cezaevinde başka suçtan hükümlü olarak bulunmasına rağmen, hükmün açıklandığı oturumda hazır edilmeksizin, yokluğunda karar verilmek suretiyle CMK’nin 193 ve 196.maddelerine aykırı davranıldığı ve savunma hakkının ihlal edildiğinden bahisle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasa’nın 99. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle 5320 sayılı yasaya eklenen geçiçi 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
Gereği görülüşüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 308.maddesinin 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE;
2) Dairemizin 28/03/2017 tarih ve 2016/838 Esas – 2017/971 Karar sayılı onama ilamının sanık …’ in maktül …’ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan onanmasına ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
Sanık … müdafiinin yüzüne karşı 24/01/2011 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik olarak, müdafiinin yasal süreden sonra 30/05/2013 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin CMUK’un 310-317. maddeleri uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığa tayin olunan zorunlu müdafi ile sanık …’ın yüz yüze gelmesi sağlanmadan, hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içinde açık cezaevinde başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın sorgusunda duruşmalardan vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, son duruşmada hazır bulundurulmadan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, re’sen yapılan inceleme ile hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.