Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9794 E. 2023/4140 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9794
KARAR NO : 2023/4140
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kardeşi kasten öldürmeye yardım etme, nitelikli hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin kabulüne karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

b) Sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

c) Sanık … hakkında kardeşi kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi atfıyla 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı (sanık … lehine ve aleyhine, sanık … aleyhine), sanık … müdafii, sanık … müdafii tarafından ve kısmen re’sen temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/8766 Esas, 2022/710 Karar sayılı ilâmı ile özetle; kasten öldürme suçu yönünden sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken olayın oluş şekli, maktulün sanık …’yü basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralaması, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, aynı Kanun’un 3 üncü maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek “makul oranda indirim” yapılması yerine yazılı şekilde indirim yapılması suretiyle fazla cezalar verilmesi, sanık …’un tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanun’un 20 … maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 68 … maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinde yapılan değişiklikler üzerine 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı sorulup, uyarlama yapılmış ise uyarlama sonrası verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre

esas olup olmadığı değerlendirilip tekerrüre esas olmaması durumunda sanık …’un adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka ilamları olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

b) Sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

c) Sanık … hakkında kardeşi kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi atfıyla 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların öldürme suçunu tasarlayarak işlediklerine, sanık …’nün asli fail olarak 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılması aksi kanaat halinde aynı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi suretiyle cezalandırılması ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Haksız tahrik indiriminin azami hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Bağlılık kuralı gereğince sanığın 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve haksız tahrik indiriminin azami hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanıklar … ile …’nün evli oldukları, maktulün ise sanıklardan …’nün anne bir, baba ayrı üvey kardeşi olduğu, sanıklardan …’yü küçük yaşta iken annesi olan katılanın, babasının başkasıyla evlenmesi sonucu terk etmesi nedeniyle uzunca bir süre annesinden ayrı yaşadığı, olay tarihinden birkaç yıl önce sanık …’nün annesini … ilinde bularak yanında yaşamaya başladığı, bu süre içerisinde sanık …’nün eşi olan sanık …’un cezaevinde bulunduğu, sanık …’un cezaevinden çıkmasının ardından … iline gelerek katılana ait evde katılan, eşi sanık … ve maktul ile bir süre birlikte yaşadığı, sanıkların daha sonra katılanın evine yakın bir ev kiralayarak burada yaşamaya başladıkları, katılan ve bir kısım tanık beyanlarına göre bu süre içerisinde sanık … ile üvey kardeşi maktul arasında bir yakınlaşmanın meydana geldiği, bu durumun sanık … tarafından sorun yapılarak eşi olan …’yü maktulden kıskandığı, 21.06.2014 günü sanık …’nün saat 19.09 sıralarında kendisine ait telefon hattından maktulü arayarak evine çağırdığı, yine HTS kayıtlarına göre maktulün de aynı gün saat 20.54 ve 21.03’de sanık …’yü telefonla aradığı, saat 21.03’ten sonra sanıklara ait olan eve geldiği, sanık … ile üvey kardeşi olan maktulün evde bulundukları sırada aralarında tartışmaları sonucu maktulün basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde sanık …’yü yaraladığı, bu aşamada gelen sanık …’un odun parçası ile maktulün başının arka kısmına vurmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, daha sonra sanıklar … ve …’un, sanık …’un savunmasına göre maktulün yaşayıp yaşamadığını kontrol etmek amacıyla darbeden sonraki pozisyonunu değiştirdikleri, yaşamadığını görmeleri üzerine maktulün sanıklara ait eve gelmek için kullandığı motorsikletin anahtarını maktulün üzerinden aldıkları, ardından da gece sayılan zaman dilimi içerisinde her iki sanığın maktule ait motorsiklete binerek olay yerinden ayrıldıkları, daha sonra sanıklardan …’un babasını arayarak bir kişiyi öldürdüğünü, motorsikletle yola çıktığını söyleyerek yoldan kendilerini almasını istediği, her iki sanığın daha sonra sanık …’un babası ile Akseki civarında buluştukları, motorsikleti burada yol kenarına terk ederek babasına ait araca binip Aksaray iline gittikleri, sanık …’un bunun üzerine 22.06.2014 günü saat 10.47 sıralarında Polis Merkezi Amirliğine ait telefonu arayarak kendisini tanıtıp kayın biraderini …’da ki ikametgâhında öldürdüğünü, gelip teslim olacağını söylediği, bunun üzerine kolluk güçlerinin sanıklara ait eve intikal ederek maktulün cesedini buldukları ve olay hakkında tahkikata başladıkları, daha sonra teslim amacıyla …’ya gelen sanıkların 23.06.2014 günü saat 18.30 sıralarında güvenlik güçlerince bulundukları araçta yakalandıkları sabit görülmüştür.

2. Sanıkların maktulü önceden öldürmeye karar vererek bu kararda sebat ve ısrar gösterdikleri, tasarladıkları eylemle icrası arasında belirli bir sürenin geçtiği ve olayda tüm bu şartların gerçekleştiği hususunda her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı kanıt ya da kanıtların bulunmadığından eylemin tasarlayarak gerçekleştirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

3. Maktul ile sanık …’nün anne bir üvey kardeş olmaları nedeniyle bu ağırlatıcı nedenin sanık …’a sirayet edip etmeyeceği düşünülmüş ve öldürme olayını maddi olarak ika eden ve bizzat gerçekleştiren sanık … olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesi göz önüne alınarak faile göre şeriklerin hukuki durumunun belirlenmesi icap ettiğinden sanık …’nün kişisel durumdan kaynaklanan ağırlatıcı sebebin sanık … yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı ve sanık

… yönünden eylemin 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kasten öldürme suçunu oluşturduğu, sanık … yönünden ise aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki nitelikli hali oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.

4. Sanık …’nün üvey kardeşi olan maktulü görüşmek amacıyla evine çağırdığı ve baştan beri sanık …’tan çekinen ve uzak duran maktulün sanık …’nün sanık …’un evde olmadığı yönündeki beyanları üzerine olay yerine geldiği, sanık …’nün olay tarihinde üvey kardeşi maktulün sanık … tarafından öldürülmesi eylemine suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında sanık … ile ortak bir irade ile hareket edip suçun icrasında doğrudan doğruya etkili olan hareketleri ifa ederek asli fail sıfatıyla katıldığı yönünde tam bir vicdani kanının oluşmasını sağlayacak kesin ve inandırıcı kanıtların elde edilemediği, sanık …’nün maktulü konuşmak veya görüşmek amacıyla evine çağırması, sanık …’un maktulü öldürmesi eyleminden sonra onunla birlikte hareket ederek ona yardımcı olması, olay yerinde bulunmasına rağmen sanık …’un öldürme eylemine engel olmaması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığı kabul edilmiştir.

5. Her ne kadar sanıklar … ve … savunmalarında maktulün sanık …’ye yönelik gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemi nedeniyle ve bu eylemin ardından öldürme eyleminin sanık …’nün bu cinsel saldırı eyleminden kurtarılması ve maktulün bu eylemini def etmek amacıyla gerçekleştirildiğini aşamalarda ısrarla savunmuş iseler de sanık …’nün üvey kardeşi olan maktul tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği ve toplum nazarında vahim olarak değerlendirilebilecek bu eylemi en yakınlarına bile anlatmadığı, maktulün sanık …’ye okuma yazma bilmemesine rağmen cinsel amaçlı mesajlar gönderdiği, sanık …’nün bu mesajları ufak olaylara dahi ölçüsüz tepki veren eşi olan sanık …’a gösterdiği, maktulün sanık …’nün çıplak fotoğraflarını çektiği ve maktulün sanık …’nün olay öncesi ve olay tarihinde cinsel saldırıda bulunduğu iddialarına yönelik vicdani kanının oluşmasını sağlayacak kesin ve inandırıcı kanıt ya da kanıtların elde edilemediği, bu iddiaların katılan ve tanık beyanları ile hayatın olağan akışı nazara alınarak sabit görülmediği, sanık … ile maktul arasında ayrıntısı tam tespit edilemeyen ancak cinsel birliktelik aşamasına varmadığı sonucuna ulaşılan ve maktulün sıcak kişiliği nedeniyle sanık …’nün maktule yönelik yakın davranışlarının bulunduğu, olay tarihinde sanık …’nün çağırması üzerine sanıkların evine giden maktul ile sanık …’nün tartıştıkları, tartışma sırasında maktulün sanık …’yü doktor raporunda belirtildiği üzere basit bir şekilde yaralamasının ortaya çıkardığı haksız tahrik altında eylemlerin işlendiği kabul edilmiştir.

6. Sanıklar … ve …’nün, maktulü öldürme eylemlerinin ardından saat 21.00 den sonra gece sayılan zaman dilimi içerisinde maktule ait olan motorsikleti alarak olay yerinden ayrılmak ve Akseki ilçesi civarında terk etmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık suçu kapsamında kaldığı, sanık … yönünden hırsızlık suçunun onama kararıyla kesinleştiği, sanık … yönünden de 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile alt sınırı 5 yıl hapis olarak aleyhe bir şekilde düzenlenmesi sonucu 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten

önceki 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde hapis cezasının alt sınırının 3 yıl hapis olması nazara alınarak değişiklikten önceki cezanın sanık lehine olduğu kanaatine varılmış, temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastı nazara alınarak alt sınırdan ayrılmak için bir neden görülmediği belirtilmiştir.

7. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanık anlatımı dava dosyasında mevcuttur.

8. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesi Başkanığı tarafından düzenlenen 04.08.2014 tarihli otopsi raporunda ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanamasından ileri geldiği belirtilmiştir.

9. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24.06.2014 tarihli adlî raporunda sanık …’nün boyun ön yüzünde 4 adet 5-6 cm.lik sıyrık ve ekimoz, sağ el bilek içinde sıyrıkların mevcut olduğu, lezyonların basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.

10. Ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu, yakalama tutanağı, uzmanlık raporu, HTS inceleme ve tespit tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

11. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında, maktulün isim ve kimlik bilgilerinin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de söz konusu hukuka aykırılık mahallinde hükme eklenmesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmişir.

A. Sanık … Hakkında Kasten Öldürme Ve Nitelikli Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan vekilinin; sanığın öldürme suçunu tasarlayarak işlediğine, hırsızlık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine, sanık … müdafiinin; haksız tahrik indiriminin azami hadden uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık

aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, hırsızlık suçunda temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Kardeşi Kasten Öldürmeye Yardım Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan vekilinin; sanığın öldürme suçunu tasarlayarak işlediğine, sanık …’nün asli fail olarak 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılması aksi kanaat halinde aynı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi suretiyle cezalandırılması gerektiğine, sanık … müdafiinin; bağlılık kuralı gereğince sanığın 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve haksız tahrik indiriminin azami hadden uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanığın iştirak düzeyinin diğer sanık …’un suç işlemesine yardım eden olarak ve alt sınırdan belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,

2. Ancak; 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bağlılık kuralı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.09.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, asli failin fiiline göre şeriklerin hukuki durumlarının belirleneceği, sanık …’nün kardeşinin öldürülmesi eylemini bizzat işlememesi ve kardeşi olan maktulün eşi olan sanık … tarafından öldürülmesine yardım etmesi nedeniyle bağlılık kuralı gereğince, yardım edenin sorumluluğu failin filline bağlı olup, işlenen suçun cezası ile cezalandıracağından sanık …’nün 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası yerine 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılmasında, hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kasten Öldürme Ve Nitelikli Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden

herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kardeşi Kasten Öldürmeye Yardım Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B)-2 paragrafında açıklanan sanık …’nün 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkin nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.

13.06.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … yokluğunda 15.06.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.