YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9829
KARAR NO : 2023/2629
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/538 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/538 Esas, 2020/44 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/4749 Esas, 2021/3524 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü, mağdurun özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı Ziya Gökalp Parkı’nda bulunan vatandaşın bir şahsın kendilerini rahatsız ettiğini bildirerek şikayetçi olması üzerine, sanığın bulunduğu yere gittiği, yanında diğer güvenlik görevlisi olan arkadaşının da bulunduğu sanığın uyarıldığı sırada aralarında tartışmanın başladığı, sanığın bıçakla mağdura vurmak suretiyle onu hayati tehlikeye sebebiyet verecek şekilde kasten yaraladığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın mağduru yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bıçakla yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli halin aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel hapis cezasının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Sanık hakkında; Dairemizin bozma ilâmı öncesi aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, bozma sonrası kurulan hükümde kazanılmış hakkının bulunması nedeniyle, cezanın 3 yıl üzerinde infazına karar verilirken, uygulama maddesinin, 1412 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin yürürlükte bulunduğu gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi hukuka aykırı ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, inceleme konusu kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/495 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün mahsus yerindeki “307/4″ ibaresinin ” 412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin (son) fıkrası” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.