YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9902
KARAR NO : 2023/2228
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet-Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet hükmü, her ne kadar müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de; 12.11.2002 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşının ikmalinden sonra Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü kanalı ile verdiği 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Suça konu olayın Olay Yeri İnceleme Raporuna göre 25 Nisan 2019 günü saat 23.00 sıralarında meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 27.04.2019 olarak yazılması konusundaki hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Bakırköy 22.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2019/192 Esas, 2021/379 Karar Sayılı kararı ile;
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/1909 Esas, 2022/1104 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk …
hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan …’ın temyiz sebepleri, beraat eden sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim ve haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebebi eksik tayin edilen vekalet ücretine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz talebi, suç vasfına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun sübutuna ilişkindir.
D. Suça suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet hükmü, her ne kadar müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de; 12.11.2002 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşının ikmalinden sonra Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü kanalı ile verdiği 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı sanıklar … , …, …, …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … 26.04.2019 gecesi saat 23.00 sıralarında İnci Pasajında bulunan “… Kafe” isimli iş yerinin önünde otururlarken kendilerini daha önceden tanımayan ve aralarında herhangi bir husumet bulunmayan maktul …’in 23.00 sıralarında sanık ve suça sürüklenen çocuk ile arkadaşlarının bulunduğu pasaja girdiği, kafe önünde oturan şahısların bulunduğu yerde dolaşmaya başladığı, ardından merdiven boşluğuna giderek çantasını bıraktığı, kuru sıkı tabancasını yanına alarak sanıklar ve suça sürüklenen çocukların yanlarına gittiği, silahın mekanizmasını çektiği, silahın kendilerine doğrultulduğunu gören sanıklar ve suça sürüklenen çocukların paniğe kapıldıkları, bir kısmının masanın altına girdiği, bir kısmının etrafa kaçıştıkları, kargaşayı gören kahvehane işletmecisi olan tanık …’in maktule müdahale ettiği, bu sırada sanıklar ve suça sürüklenen çocukların aralarında bulunduğu kalabalık bir grubun maktulün yanına gelerek etrafını sardıkları, tanıklar …, … ve …’un da geldikleri, maktulde silah bulunması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar … ve … ile sanıklar … ve …’in bıçak çektikleri, bu sırada suça sürüklenen çocuk …’un maktulün belinde bulunan silahı aldığı, …’un silahı aldığını etrafta bulunan şahıslara duyurduğu, tanık …’in ortamı sakinleştirmeye ve olayın ne olduğunu anlamaya çalıştığı, maktulün polis olduğunu, yanlış anlaşıldığını söylediği, tanıkların sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar ile maktul arasında girerek olayı sakinleştirmeye çalıştıkları, bir fırsatını bulan maktul …’in pasajın içinden koşarak kaçmaya başladığı, maktulün kaçmasıyla birlikte pasajda bulunan tanıklar, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların maktulün arkasından koşmaya başladıkları, maktulün kaçarken dışarıda park halinde bulunan iki aracın arasına girdiği, bu sırada sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ün ellerinde bıçaklar olduğu halde maktulün bulunduğu yere geldikleri, sanık …’in elinde bulunan bıçak ile yüzü kendisine dönük olan maktule hamle yaparak onu bıçaklamaya çalıştığı, olay mahalline gelmiş olan tanık …’ın arkasından sanık …’ya sarılarak ona engel olduğu, çekerek kenara ittiği bu nedenle sanık …’nın bıçağını maktüle isabet ettiremediği, maktul …’in sanık …’in saldırısından korunmaya çalıştığı esnada suça sürüklenen çocuk …’ün maktulün sağ arka tarafına geldiği, elinde bulunan emanette kayıtlı bıçak ile maktulün sağ bacak uyluk kısmına üç kez (üst dış yan/ orta dış arka/ alt dış yan tarafa) vurduğu, maktulün yaralanmasıyla birlikte sanık ve suça sürüklenen çocuk ve etrafta bulunan şahısların olay mahallinden kaçtıkları anlaşılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı 29.07.2019 tarihli bıçak incelemesine ilişkin uzmanlık raporuna göre ele geçen bıçakların sırasıyla 8.7 cm uzunluğunda tek ağızlı oluksuz sivri uçlu sırtı künt ve dişli yapıda namlusu bulunduğu, 9 cm uzunluğunda tek ağızlı sivri uçlu oluksuz sırtı künt olduğu, 18 cm uzunluğunda tek ağızlı sivri uçlu oluksuz sırtı künt, … … ‘dan ele geçen bıçağın 10.1 cm uzunluğunda tek ağızlı oluksuz sivri uçlu sırtı künt olduğu anlaşılmıştır.
3. Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 20.01.2020 tarihli raporuna göre otopsi raporunda tarif edilen tüm kesici delici alet yaralarının incelemesi yapılan 4 kesici delici aletle de husulünün mümkün olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
4. Adlî Tıp Kurumu 8. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 30.12.2020 tarihli raporuna göre maktule uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu, tıbbî uygulama hatası bulunmadığı, maktulün ölümü ile kesici delici alet yaralanmalarından ikisinin arasındaki illiyet bağının kesilmediğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 17.05.2019 tarihli uzmanlık raporuna göre maktulün doldur boşalt yaptığı tabancanın 8 mm çaplı ses ve gaz fişeklerini atmak üzere imal edilmiş ateşli silah fişeklerini istimale elverişli olmayan 6136 Sayılı kanuna göre yasak niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in maktule yönelik eylemini diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte gerçekleştirdiği, öldürme fiili üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve maktulden sanıklar ve suça sürüklenen çocuklara yansıyan haksız eylemin nitelik ve derecesi gözetildiğinde asgari düzeyde haksız tahrik indiriminin yeterli olduğu anlaşıldığından bu yönde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet hükmü, her ne kadar müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de; 12.11.2002 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşının ikmalinden sonra Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü kanalı ile verdiği 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
B. Beraat eden sanık …’in duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından eksik vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş olup söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Katılan …’ın, beraat eden sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine; Sanık … müdafiinin eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun sübutuna yönelen temyiz istemleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, beraat eden sanıkların mahkumiyetlerine yeter derecede somut delil bulunmadığının anlaşıldığı, olay yerinde bulunan tüm tanıkların dinlendiği, Mahkemece sanıklar ve Suça sürüklenen çocukların savunma hakkına riayet edildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Suç vasfı yönünden;
Sanık …, suça sürüklenen çocuk … ile maktul arasında geçmişe dayalı husumet bulunmaması, maktule yönelik, ölümü meydana getiren üç bıçak darbesinin de sağ uylukta bulunması, sanık ve suça sürüklenen çocuğun engel hal bulunmamasına rağmen daha ölümcül bölgeleri hedef almadan kaçmaları dikkate alındığında sanık ve suça sürüklenen çocuğun, öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve suça sürüklenen çocuğun, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca ve aynı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince üst sınıra yakın bir temel ceza ile cezalandırılmaları yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştır.
E. Haksız tahrik yönünden;
Sanık, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının olayın meydana geldiği pasajdaki bir kafede oturmakta oldukları, bu sırada olay yerine maktulün geldiği ve elindeki kurusıkı silahı doldur boşalt yaptığı, çıkan sesi duyan sanık, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının panikleyerek saklanmaya çalıştığı, bazılarının bıçak çıkararak maktulün üstüne yürüdüğü, kafe işletmecilerinin kargaşayı görmeleri üzerine kalabalığa doğru geldikleri, maktulün belindeki kurusıkı silahı aldıkları, tarafları sakinleştirmeye çalıştıkları, ortamın bir süreliğine durulduğu, o sırada fırsatını bulan maktulün kargaşadan yararlanarak pasajdan dışarı kaçtığı, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların da kaçan maktulün peşinden koştukları, maktulü iki araba arasında yakalayan suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’in ellerindeki bıçaklarla maktulü yaralayarak ölümüne neden oldukları; olayın başlangıç aşamasının tanık beyanları ve görüntülerle de desteklendiği gözetildiğinde, maktulün sanıklardan uzak bir yerde silah çıkarıp doldur boşalt yapmasının sanıklar lehine haksız tahrik oluşturmadığı gibi, maktulün silahı sanıklara doğrultmasının da söz konusu olmadığı akabinde maktulden silahın alınmış olması, tanıkların ortamı sakinleştirmesi, maktulün sanıklar ve suça sürüklenen çocuk için bir tehdit oluşturmadığı anda maktulün kaçmasından ibaret eylemi sonrasında sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından öldürülmesinde maktulden sanık ve suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız bir söz, davranış, hareket saptanmadığı anlaşılmakla, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştır.
V. KARAR
A. Suça suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmü, her ne kadar müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de; 12.11.2002 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşının ikmalinden sonra Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü kanalı ile verdiği 03.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini belirttiği anlaşılmakla; temyizden vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin REDDİNE,
B. Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/1909 Esas, 2022/1104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 8.200 TL maktu vekalet ücretinin beraat eden sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Beraat eden sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/1909 Esas, 2022/1104 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Suça suça sürüklenen çocuk … ve sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünün (D ve E) paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılan ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/1909 Esas, 2022/1104 Karar sayılı kararının “suç vasfı ve haksız tahrik indirimi” yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık …’in tahliye talebinin REDDİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.