YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9953
KARAR NO : 2022/9799
KARAR TARİHİ : 09.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM :1)… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli, 2016/68 Esas 2016188 Karar sayılı ek kararı ile; uyarlama isteminin kabulü ile lehe olan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-(h), 39/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2)Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/1110 Esas, 2021/235 Karar sayılı bozma ilamı,
3)… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/121 Esas, 2021/404 Karar sayılı; hükümlünün 5237 sayılı TCK’nin 82/1-(h), 39/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü … hakkında ilk derece mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen hüküm hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmekle yapılan inceleme sonucunda;
Gereği düşünüldü:
Maktulun ad ve soyadı ile açık kimlik bilgilerinin, katılan … … …’in davaya katılan olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Hükümlü … hakkında asli faili belli olmayacak şekilde bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak, gizlemek ve delillerini ortadan kaldırmak amacıyla öldürme suçundan 4771 sayılı Kanun’un 1/A maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK’nin 450/7, 65/3, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca kurulup ,Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu bozma ilamına uyularak kurulan hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü müdafinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazın reddine;
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı 20.06.2006 tarihli kararı uyarınca, 765 sayılı TCK’nin hükümleri uyarınca verilen ve kesinleşen kararlarla ilgili olarak yapılan uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanması söz konusu olmayıp, kazanılmış hakkından da söz edilemeyeceği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Hükümlü …’ün, 25.06.1996 tarihinde yanında bulunan kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerle birlikte bir koyun ağılından koyun çalmak istedikleri sırada uyanan maktul … … …’i, sopa ve taşla vurmak suretiyle öldürdükleri, maktulun cesedini yakında bulunan tarla içine taşıdıktan sonra 25 adet koyunuda alarak olay yerinden ayrıldıkları kabul edilen olayda; hükümlünün asli faili belli olmayacak şekilde bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak, gizlemek ve delillerini ortadan kaldırmak amacıyla öldürme suçundan 765 sayılı TCK’nin 450/7, 65/3, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırıldığı anlaşılmakla;
Kesinleşen ve uyarlamaya konu hükümde yanında bulunan açık kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerle birlikte maktule taş ve sopa ile vurmak suretiyle öldürme fiilini birlikte gerçekleştirdiği, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu kabul edilen hükümlünün maktule yönelik eylemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre değerlendirildiğinde, suça yardım eden olarak değil müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiği, buna göre lehe yasa karşılaştırmasının 765 sayılı TCK’nin 450/7, 65/3, 59, 31, 33. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nin 37/1, 82/1-(h), 62 ve 53. maddeleri arasında yapılması ve bu karşılaştırmaya göre 5237 sayılı TCK’nına göre verilecek sonuç cezanın müebbet hapis cezası olması nedeniyle kesinleşen hüküm lehe olduğundan uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı yapılan karşılaştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlü hakkında kurulun hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 09/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.