Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9956 E. 2023/1501 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9956
KARAR NO : 2023/1501
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararının sanığa 01.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen 1 haftalık yasal süreden sonra 10.11.2021 tarihinde kararı temyiz etmiş ise de, gerekçeli karar metninde temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilerek tarafların hukuki yanılgıya düşürüldüğü anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/128 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/128 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/10820 Esas, 2020/15969 Karar sayılı kararı ile “ek savunma hakkı vermeden 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesinin uygulanması, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile artırım yapılırken bir kat olduğunun yazılmaması, çelişkili raporlar bulunduğundan yeniden rapor alınmasının gerektiği, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2020/196 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, sadece sanık, mağdur ve tanık beyanları belirtilmek suretiyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca uygulama yapılırken “yüzde sabit iz” denilerek aynı gerekçe ile değerlendirme yapılarak ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ve 87 nci maddeleri uyarınca duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor aldırılması gerekirken yalnızca mağdurun yüzünde sabit iz bulunup bulunmadığına, yaralanmanın duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olmadığına dair eksik raporla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2020/196 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.