Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9991 E. 2023/2281 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9991
KARAR NO : 2023/2281
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/7564 Esas, 2020/10396 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
b) Mahkeme tarafından da sanığın eylemi silahla basit kasten yaralama olarak kabul edildiği halde, hüküm kurulurken temel ceza maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı maddenin birinci fıkrası olarak hatalı yazılması,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında bozma ilâmı sonrasında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması suretiyle karar verilmiş ancak; sanığın itirazı üzerine genel hükümlere göre dosya yeniden ele alınmış ve Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suçun silahla işlenmemesi nedeniyle cezasında artırım yapılmaması ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, sabıkasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden ihbarda bulunulmasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü sanık ve mağdurun belediyenin önünde buluştukları, tarafların belediyeden alınması gereken ruhsat nedeniyle tartışmaları üzerine sanığın mağdura yumruk attığı, etraftaki insanların tarafları ayırdığı, sonrasında mağdurun Belediye Başkanın odasına girdiği, sanığın, mağdurun çıkmasını beklediği, mağdurun odadan çıkması üzerine bu kez de bıçakla mağduru kovalamaya başladığı, mağdurun belediyenin arka kapısından kaçmaya çalıştığı ancak kapının kapalı olması nedeniyle çıkamadığı ve bu esnada camlı kapıya çarptığı, kırılan cam parçalarının ellerinde kesilere neden olduğu, etrafta bulunan insanların sanığı tutması üzerine mağdurun kaçtığı, olay nedeniyle basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmış.

2. Sanık savunması, mağdur ve tanıkların anlatımları, olay yeri krokisi, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurun yaralanmasına ilişkin … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.04.2016 tarihli adlî muayene raporuna göre; mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın; suçun silahla işlenmemesi nedeniyle cezasında artırım yapılmaması ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, sabıkasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden ihbarda bulunulmasının hatalı olduğuna, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının içeriği karşısında, sanığın atılı suçu bıçakla işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca silah artırımı uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, suçun silahla işlenmesi nedeniyle takibinin şikayete bağlı olmadığı, bu nedenle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, sanığın sabıkasında görünen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra yargılamaya konu suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle mahkemesine ihbarda bulunulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Gerekçede ve hüküm fıkrasında, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğu belirtildiği halde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
2. Gerekçede sanık hakkında seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında adlî para cezası tercih edilerek buna göre hüküm kurulması,
3. Gerekçede dosya kapsamı ile uyumlu şekilde sanığın üzerine atılı suçu bıçakla işlediği belirtildiği halde hüküm fıkrasında silahtan sayılan tabure ve masa ile işlediğinin yazılması,
4. Hükmün (6) numaralı fıkrasında sanık hakkında tayin edilen adlî para cezasının 10 taksitte ödenmesine karar verildiği halde takip eden (7) numaralı fıkrada bu kez 24 taksitte ödenmesine karar verilmesi,
5. Sanık hakkında neticeten adlî para cezasına hükmedilmesi nedeniyle hükmün (9) numaralı fıkrasında isabetli şekilde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, hükmün (11) numaralı fıkrasında hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak aynı maddedeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması hususları, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2021/304 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.