Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1005 E. 2023/4917 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1005
KARAR NO : 2023/4917
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

… hakkında basit kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraza tabi olduğu, Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/182 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve anılan hükmün kesinleştiği anlaşıldığından temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlar … ve … yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 … maddesinin birinci fıkrası (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca (iki defa) 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Bu kararların sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/7033 Esas, 2020/13014 Karar sayılı kararıyla;
“a)Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b)5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları açısından Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesi..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Suşehri Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlar … ve … yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 … maddesinin birinci fıkrası (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca (iki defa) 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, mevcut delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, meşru savunma hakkınının kullanıldığına, hükmolunan cezanın fazla olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanların birlikte alkol aldıkları mekanda sanığın mekan sahipleri ile tartışması sebebiyle katılan …’nin sanığı dışarı çıkardığı, sanığın bu seferde cadde ortasına işemesi üzerine … ve …’un uzaklaşarak sanığın yanından ayrıldıkları, sanığın bu olaydan sonra katılan …’nin evine giderek kapı zilini çaldığı, …’nin eşi olan tanık …’nın eşinin eve geldiğini düşünerek apartmanın giriş kapısını açtığı, bir süre sonra sanığın yukarıya apartmanın içine girerek evin giriş kapısını çaldığı ve tanık …’nın evde yalnız olduğunu söyleyerek kapıyı açmadığı, sanığın kapı önünden ayrılması üzerine korkan tanık …’nın eşi olan katılan …’yi aradığı ve durumdan haberdar ederek hemen eve gelmesini istediği, …’nin yaşananlara sinirlenerek … ile birlikte sanığı

aradığı ve olayın meydana geldiği yerde karşılaştıklarında, sanığın bıçakla vurarak katılanlar … ve …’yi ayrı ayrı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı inkar emiş, tanıkların beyanları, tutanaklar ve katılanların yaralanmalarına ilişkin Adli Tıp raporları dava dosyasına eklenmiştir.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılanlardan kaynaklanıp sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı halde sanığa verilen cezalardan (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik cezalar tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanların beyanlarını destekleyen Adli Tıp raporlarına, tanıklar … ve … beyanlarına göre, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, katılanlardan kaynaklanıp sanığa yönelen ve bıçakla savuşturulmasını gerektirir eylem bulunmadığından sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi nedeniyle fazla ceza tayininden söz edilemeyeceği ve netice ceza miktarı itibarıyla lehe hükümlerin uygulanmasına yasal imkan bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Suşehri Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.