YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1032
KARAR NO : 2023/4559
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
D İ R E N M E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
KARAR : Direnme
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/9 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/2361 Esas, 2021/13843 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 … maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin
direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25 … maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince meşru savunma koşullarının oluşması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/2361 Esas, 2021/13843 Karar sayılı kararı ile;
“… ’ün annesinin olaydan önce aynı köyde oturan … isimli şahıs ile kaçtığı, … ve akrabalarının bu nedenle …’ın yanında çalışan ve kaçma olayında aracı kullanılan maktule husumet besledikleri, beyanlara göre …’in nişanlısı olduğu belirtilen sanığın olaydan dört gün önce İstanbul’dan Kastamonu’ya geldiği, olaydan iki gün önce …’ın yanında çalışan … …’ın aracına tehdit amaçlı …’in kardeşi … tarafından ateş edilmesi üzerine tanığın maktulün yanına giderek olayı anlattığı, ‘…’ın yanında yevmiye ile çalışıyoruz, …’ın peşinden gidersek başımıza bir iş getirecekler’ diye uyardığı, maktulün de artık aracını …’a vermeyeceğini ve …’ın yanından ayrılacağını söylediği, yine olaydan iki hafta önce …’in akrabalarının aynı sebeple husumet besledikleri … Daldaban’ı darbettiklerinin tanık … tarafından beyan edildiği, olay günü maktulün eşi tanık … ile birlikte kendisine ait otomobil ile Kastamonu merkeze … alışverişi için gittiği, sanık …’ın … ve kardeşlerini alarak balık avlama gerekçesi ile … Köyü, … Mahallesi, … Deresi üzerindeki baraj göletine gittikleri, yanlarına suçta kullanılan av tüfeğini aldıkları ve burada bekledikleri sırada, Kastamonu istikametine giden tanık …’in burada …’i gördüğü, …’in kendisini parmağı ile işaret etmesi üzerine paniğe kapılıp hızlıca oradan uzaklaştığı, bir kilometre sonra maktulün aracı ile Kastamonu’dan köye döndüğünü görünce selektör yaparak ve kornaya basarak maktulü dikkatli olması için uyarmak istediği, ancak maktulün durmadığı, maktulün köye dönmek için mecburen olay yerinden geçtiği sırada sanık …’ın yanında getirdiği av tüfeği ile maktule en az iki el ateş ettiği, saçmaların bir kısmının aracın değişik bölgelerine, bir kısmının ise açık olan ön yan camdan maktule isabet ettiği, maktulün hemen fren yaparak durduğu ve can havli ile kendisini araçtan dışarı atarak yanında bulunan tabancası ile mermileri bitinceye kadar hedef gözetmeden sağa sola ateş ettiği ve küfür ettiği, daha sonra aldığı yaraların etkisiyle yere yığıldığı, maktulün eşi tanık …’nin yardım istemesine rağmen sanık … ve yanındakilerin birlikte olay yerini terkettikleri, maktulün hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybettiği olayda, maktulün sanığı tanımadığı, sanık veya yanındakilerle herhangi bir husumetinin bulunmadığı, aksine … ve kardeşlerinin annelerinin kaçmasına yardım ettiği gerekçesiyle maktule husumet besledikleri, annelerini kaçıran … ve onun yanında çalışan herkese husumet besledikleri, tanık …’in beyanına göre …’in babaannesinin evinin balkonundan herkes duyacak şekilde maktulü tehdit ettiği, maktulün kendisine bir zarar verilmemesi için …’ın yanından ayrılmayı
düşündüğü nazara alındığında, maktulün sanık …’ı görür görmez aracını durdurup sanığa küfür ederek ateş etmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, … ve kardeşlerinin aynı tarafta yer aldıkları için beyanlarına itibar edilemeyeceği, tanık … … ve …’ın beyanlarının olayına oluşuna daha uygun olduğu, maktulün yakın mesafeden sanık ve yanındakilere hedef gözeterek en az 8 el ateş ettiği iddia edildiği halde saklandıklarını söyledikleri elektrik panosunda herhangi bir mermi isabeti bulunmadığı, meşru müdafaya ilişkin kabulün dosya kapsamındaki deliller ve oluş biçimine uymadığı anlaşılmakla, sanığın herhangi bir tahrik altında kalmaksızın kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1. maddesi gereğince cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,”
Nedeniyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/9 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince meşru savunma koşullarının oluşması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın meşru savunma nedeniyle beraatine ve direnme kararı verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın nişanlısı … Ö., nişanlısının kardeşleri olan … Ö, … Ö. ve kuzenleri … K. ile birlikte baraja balık tutmaya gittikleri, yanlarına saçma atan tüfek aldıkları, maktul ve eşi katılan … M.’nin maktulün kullandığı araçla alışveriş için gittikleri il merkezinden evlerine dönerken barajın yanından hızla geçtikleri sırada sanık ve yanındakileri görür görmez ani frenle aracı durdurup sanık ve yanındakileri görebileceği kadar mesafeye geri geri geldiği, aracından inip küfür etmeye başladığı, sanığın sen kimsin s… git buradan diye seslenmesi üzerine, maktulun aracının arkasından aldığı tabanca ile sanık ve yanındakilere 5 el ateş ettiği, barajda bulunan sanık ve yanındakilerin kendilerini siper etmek için barajda bulunan jenaratör ve setlerin arkasına saklandıkları, sanığın da tüfek ile iki el ateş ettiği dikkate alındığında sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaati ile kasten öldürme suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı kabul edilerek sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın maktul tarafından kendilerine ateş edilmesine karşılık olarak kendisinin ateş ettiğini savunduğu tespit edilmiştir.
3. Maktulün eşi olup aynı zamanda olayın tanığı olan katılan … M. ile tanıklar … Ö., … Ö., … Ö., … K. ve … İ.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından kesin ölüm sebebinin belirlenmesine yönelik düzenlenen 18.11.2014 tarihli otopsi raporunda dış muayenede göğüs
ön bölümünde sağ üst kol gövdeye yapıştırılarak yapılan incelemede 30×25 cm.’lik alanda dağılım gösteren solda insusura jugularisin 6 cm. alt 5 cm. sol izdüşümü ile sağda sağ omuz başının 21 cm. alt ön kısmı arasında kalan, üstte sternum orta bölümünden altta ise sternum alt kısmından geçen hat arasında kalan alanda yerleşim gösteren birbirleri ile arasındaki en yakın mesafe 9 cm., en uzak mesafe 30 cm. olacak şekilde dağılım gösteren, aynı özellikte toplam dört adet 1 cm. çapında, av tüfeği iri saçma tanelerine ait giriş yaraları bulunduğu, ayrıca göğüs sağ yanda sternum alt ucunun 26 cm. sağında orta aksiller hat üzerinde oblik olarak yerleşim gösteren tek bir iri saçma tanesinin cildi sıyırmasıyla husulü mümkün oluk tarzında cilt seviyesinde 2×1 cm.’lik sıyrık alanı bulunduğu, başta sol kaş kemeri üst dış kısmında 3×2 cm.’lik zemini ekimozlu sıyrık alanı ile bunun 1,5 cm. üst kısmında 1×0,5 cm., 0,3×0,2 cm. ve 0,5×0,2 cm’.lik, sol frontotemporal bileşkede 4×0,7 cm.’lik sıyrık alanı bulunduğu, sol göz alt göz kapağı alt dış kısmında 2×2 cm.’lik bunun 1,8 cm. dış kısmında 2,5×3 cm.’lik ve 1×1 cm.’ik zemini ekimozlu sıyrık mevcut olduğu, sol kaş kemeri üst kısmındaki sıyrık alanı ile sol göz dış kısmındaki sıyrık alanlarının ince bir hat şeklindeki sıyrık alanı ile birbiriyle bağlantılı olduğu, sol omuz üst kısmında 4×4 cm.’lik zemini ekimozlu sıyrık, sol dirsek arka üst kısmında 4×3 cm.’lik alanda en büyüğü 0,5×0,3 cm’.lik yüzeyel sıyrıklar bulunduğu, sol el dorsumunda 0,3×0,5 cm.’lik, sol tibia orta ön yüzde 0,7×0,2 cm.’lik zemini kurutlu yara nedbesi bulunduğu, sağ dirsek alt dış kısmında 1×0,3 cm.’lik, 0,5×0,2 cm.’lik ve 0,3×0,2 cm.’lik sıyrık, sağ ön kol arka yüzde 1×0,3cm.’lik ve 0,5×0,2cm.’lik sıyrık tespit edildiği,
a) Kişinin ölümünün av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmasına bağlı iç organ harabiyeti ve büyük damar delinmelerinden gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,
b) Av tüfeği iri saçma tanelerine ait giriş yaralarından giren saçma tanelerinin iç organ ve büyük damar yaralanmasına neden olup yaralanmanın öldürücü mahiyette olduğu,
c) Av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmasının dağılım özellikleri dikkate alındığında yapılan atışın tek atış ile husulünün mümkün olduğu,
Görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.
5. Kolluk güçleri tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi ve fotoğrafları ile Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında mevcut deliller ışığında Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/2361 Esas, 2021/13843 Karar sayılı bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, beraatine dair direnme kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/9 Esas, 2022/271 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/2361 Esas, 2021/13843 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/9 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararının dairede yapılan incelemesinde hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanığın TCK’nin 25. maddesi uyarınca beraatine yönelik direnme yolundaki kararın yerinde olup olmadığıdır.
Olay tarihinde sanığın nişanlısı olan …, …’in iki kardeşi ve kuzenleri olduğu halde hep birlikte yakındaki baraja balık tutmaya gittikleri, giderken sanığın yaban hayvanlarından korunmak için yanına tüfeğini aldığı anlaşılmaktadır. Sanık nişanlısı …’i görmek için dört gün kadar önce köye gelmiştir.
Bu olay öncesinde …’in annesinin … isimli bir şahıs ile kaçtığı maktulün …’ın yanında çalıştığı ve kaçma eyleminin de işte bu maktulün aracı kullanılarak gerçekleştiği bu nedenle … ‘ün ailesi ve maktul arasında aracın kullanılması kaynaklı bir gerginlik oluştuğu.
Olay günü maktulün yanında karısı … olduğu halde Kastamonu merkezden köye dönerken …’i baraj kenarında gördüğü bunun üzerine durup geri geri giderek araçtan indiği ve …’e küfrettiği sanık …’ın nişanlısına küfür eden maktule tepki gösterdiği bunun üzerine sanığın üzerindeki tabanca ile …, sanık ve diğer üç kişinin olduğu yere doğru ateş ettiği bu ateş üzerine sanık …’ın da tüfekle karşılık verdiği ve maktulün öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu olay irdelendiğinde maktulün aracından uzak bir yerde bulunan kovanlar nedeniyle toplam 5 kişinin olduğu tarafa doğru 8 el 7,65 çaplı tabancası ile ateş ettiği sabittir. Bu 5 kişi panik halinde elektrik panosunu siper edecek şekilde kaçışmışlardır. İşte bunun üzerine ve bu esnada sanık … tüfekle kendilerinden seviye olarak yüksekte olan uzak mesafedeki maktule doğru ateş etmiştir. Bu maddi gerçeklik karşısında sanık lehine TCK’nin 25. maddesinin uygulanması koşulları oluşmuştur. Sanıkla maktul arasında doğrudan bir husumet ve tanışıklık yoktur. Sanık bilmediği bir nedenle kendisine nişanlısı …’e ve diğer 3 kişiye tabanca ile peş peşe küfür ederek silah sıkan maktulün yarattığı tehlikenin bertaraf edilmesi ve kendi dahil bu 5 kişinin canlarının korunması amacıyla karşı tarafa ateş
etmiştir. Zaten sanık ve yanındakiler maktulün karısının maktulün yaralandığını söylemesi üzerine dahi kendilerine tuzak kurulabileceğini düşünüp yaralıya gitmek yerine köye doğru kaçmışlardır. İşte bu davranış tarzı dahi sanığın iç dünyasındaki iradenin savunmaya yönelik olduğunu gösterir.
Olayın bütününe bakıldığında açıklanan nedenlerle sanık …’nin eyleminin TCK’nin 25. maddesi kapsamında değerlendirilmesi yolunda direnme kararı veren yerel mahkemenin kararının onanması yerine sanığın eyleminin TCK’nin 81. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekçesi ile dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yolunda görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak edilmemiştir.