Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1211 E. 2023/6276 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1211
KARAR NO : 2023/6276
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1488 E., 2022/1410 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma,
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

1.Sanık … müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın, 26.09.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanıklar … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli, 2021/287 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararında;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
b) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi delaletiyle; 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
c) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) fıkraları, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, ayrı ayrı 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli, 2022/1488 Esas, 2022/1410 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık … hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, en fazla yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, sanıklar … ve… lehine haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi; atılı suçları işlemediğine, öldürme kastı bulunmadığına, suç vasfının en fazla kasten yaralama olarak nitelendirilmesi gerektiğine, yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

Sanık … Yeşilova müdafiinin temyiz istemi; atılı tüm suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının en fazla yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 16.08.2020 tarihinde saat 01.35 sıralarında maktulün kimliği belirsiz kişilerce darp edildiğinin ihbar edilmesi üzerine kolluk kuvvetlerince maktulün iş yerine gidildiği, maktulün ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırıldığı ve hastanede 29.11.2020 tarihinde hayatını kaybettiği. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik soruşturmanın başlatıldığı, incelenen görüntülere göre olay saatinde maktulün iş yerinin önüne TOFAŞ marka plakası tespit edilemeyen bir aracın geldiği, araç içerisinden inen şahısların maktulün iş yerine girdikleri, sonrasında ihbarda adı geçen tanıklarca iş yerinden gelen sesler üzerine içeri giren üç kişinin iş yerinin arka tarafından kaçtıkları, şüphelilerden birinin tarafından TOFAŞ marka aracı aldığının görüldüğü, yapılan araştırmalar çerçevesinde maktulün iş yerine giren şahıslardan birinin Azerbaycan uyruklu sanık … olduğunun tespit edildiği, sanık …’ın verdiği bilgiler doğrultusunda emniyet güçleri tarafından olay yerinde ele geçirilen cep telefonları, görüntüler ve çevreden alınan istihbari duyumlar doğrultusunda olay günü maktulün iş yerine giren diğer kişinin sanık … olduğu, araç sürücüsünün ise … olarak belirlendiği, anlaşılmıştır.

2. Sanıkların tevilli ikrar içeren savunmaları, tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumunun 16.04.2021 tarihli otopsi raporu, telefon inceleme ve görüntü inceleme tutanakları, olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar, sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Cumhuriyet savcısının; sanıklar … ve… lehine haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, Sanık … ve müdafiinin; atılı suçu işlemediğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maktulün ölümüne neden olan eylemin sanıklar … ve… tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, maktulün sanık …’e küfür ettiğinin sanık … tarafından doğrulanmadığı, silahın da…’e ait olduğunun sanıkların beyanları ile sabit olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Cumhuriyet savcısının; sanık … hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, en fazla yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, sanık … Yeşilova müdafiinin; beraatine karar verilmesi gerektiğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının en fazla yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;

Sanık …’ın darp eylemine karıştığına dair yeterli delil bulunmadığı, sanığın maktulü tanımadığı, sanıkların birbirleri ile uyumlu beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık …’ın sadece şoförlük yaparak olay yerine diğer sanıkları getirdiği ve olay sırasında dışarıda arabada beklediği, darp eyleminden sonra sanıkların çağırması üzerine içeriye girdiği ancak ne getirme öncesinde ne de getirme esnasında sanık …’in alacağından haberdar olmadığı, olay yerine giderken bir tahsilat amacıyla gittiğine ve diğer sanıkların eylemlerine maddi ve manevi bir yardım sağladığına dair yeterli delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alınarak beraat etmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık … ve müdafiinin; öldürme kastı bulunmadığına, suç vasfının en fazla kasten yaralama olarak nitelendirilmesi gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanık … ve …’ın maktulden olan alacaklarını istemek amacıyla olay günü sanık …’ın kullandığı araçla maktulün işyerine gittikleri, sanıkların tevilli ikrar içeren savunmalarından anlaşıldığı üzere…’in maktulün yüzüne iki kez yumruk attığı, sanık …’ın da ele geçmeyen demir bir boru ile maktulün kafasına vurduğu, işyerinin kepenklerine vurulması üzerine korkarak olay yerinden kaçarak uzaklatıkları, işyerinden ayrılırken maktulün kendinde olduğu, tanıklar tarafından yaralı bulunarak hastaneye kaldırıldığı ve kaldırıldığı hastane de yaklaşık olaydan 2 ay sonra vefat ettiği, Adli Tıp Kurumunun 16.04/2021 tarihli raporu ile kişinin ölümünün künt kafa tramvasına bağlı yüz kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, olayda; sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı alacaklarını tahsil etmek amacıyla darp ettikleri ancak yaralanma nedeniyle maktulün öldüğü eylemin 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanık … hakkında kasten öldürme, sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanık … müdafiinin; yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık … Yeşilova müdafiinin; atılı tüm suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanıkların kasten yaralama sonucu ölüme neden olma eylemleri öncesinde, maktule yönelik bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymaya zorunlu kılma şeklinde bir tehdit ve cebir kullanmamış olmaları, maktulü etkisiz kıldıktan sonra parasını veya malını almaya çalıştıklarına dair bir delil bulunmaması karşısında, sanıklardan… ve …’ın alacaklı oldukları maktulden alacaklarını istemek amacıyla olay yerine gittikleri ve bu amaçla maktulü yaraladıklarının kabulüyle, TCK’nin 150 nci maddesi gereğince sadece yaralanma suçundan sorumlu tutulmaları gerektiği, unsurları oluşmayan yağma suçundan sanıklar … ve …’ın ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Sanıklar … Hakkında Kasten Öldürme, Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme ve Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (2), (3), (4) numaralı bendlerinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli, 2022/1488 Esas, 2022/1410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebi gözetilerek sanık …’un atılı suçlardan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık …’nın tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.