YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1414
KARAR NO : 2023/2516
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Olası kastla öldürme, olası kastla yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.08.2020 tarihli ve 2019/294 Esas, 2020/162 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci madde, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası;
Katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci madde, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası;
Katılanlar … ve …’e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.08.2020 tarihli ve 2019/294 Esas, 2020/162 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2020/5053 Esas, 2021/2373 Karar sayılı kararı ile “sanığın eylemlerinin haksız tahrik altında olası kastla öldürme ve olası kastla yaralama suçlarına sebebiyet verdiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında maktule karşı olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası;
Katılan …’a karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası;
Katılanlar … ve …’e karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz sebepleri, Yargıtay’ın ilk bozma ilamında bahsedilmeyen konuları ikinci bozma ilamında bozma sebebi yapmasına, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine, tayin edilen cezanın yetersiz olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, taksirin varlığına, meşru savunmaya, sanığın cezai ehliyetine ilişkin edinilen raporların yetersizliğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 2014 yılının 3 Mayıs’ı 4 Mayıs’a bağlayan gecesi mağdurlar … ve … ile katılan … ve maktul …’ın, beraberlerindeki kalabalık bir grup ile arkadaşlarının asker uğurlaması için olayın geçtiği sokakta bulunan bir restaurantta buluştukları, eğlendikleri sırada kalabalık gruptaki şahıslardan … ile … arasında tartışma yaşandığı ve tarafların konuşmak için dışarıya çıktıkları, dışarıdaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tanık …’ın o sırada olay yerinden geçen sanık …’in aracına bindiği, kalabalık grubun arabayı yumruklaması ve önünü kesmesi sonucu sanık …’in araçtan indiği ve taraflar arasında arbedenin devam ettiği, daha sonrasında …’in yanında bulunan tabanca ile kalabalığını üzerine doğru ateş açmaya başladığı ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, Kuşadası İlçe Emniyet görevlilerince olay yerine intikal edildiği, olay yerinde yaralı vaziyette olan …, …, … ve …’un olduğunun görüldüğü, sonrasında … isimli iş yerinin önünde …’in görevli ekipçe motorsiklet üzerinde yaralama olayında kullandığı 3156 seri numaralı 9 mm çapında … marka silah ve silaha takılı içerisinde mermi bulunmayan şarjör ile yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Maktul …’ın tedavisi sırasında 25.06.2014 tarihinde hayatını kaybetmesi üzerine Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca ölenin üzerinde ölü muayene işlemi yapıldığı ve kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla … Adlî Tıp Kurumuna klasik otopsi yapılmak üzere gönderildiği, … Adlî Tıp Kurumu’nca düzenlenen 11.08.2014 tarihli otopsi raporunda; …’ın ölüm nedeninin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin doku harabiyeti ile komplikasyon olarak gelişen pnömoni (akciğer enfeksiyonu) sonucu meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
3. Olayda yaralanan …’in ise Kuşadası Devlet Hastanesindeki muayenesinde boyunda, boğaz sol yanda kurşun giriş deliği bulunduğunun ve hayati tehlikesi olduğunun belirtildiği, şahsın aynı gün … Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, şahıs hakkında Adlî Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda; şahısta mevcut ateşli silah yaralanmasının yol açtığı C7 vertebra fraktürü ve spinal kord yaralanmasına bağlı arızasının kişinin yaşamını tehlikeye soktuğunun, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek derecede bulunduğunun ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta derecede olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
4. Olayda yaralanan şahıslardan …’ün ortopedi uzmanınca verilen kati raporunda sol omuzda mermi giriş yerinin olduğunun, yaranın iyileşmiş bulunduğunun ancak omuz hareketlerinin tam olduğunun ve yaralanmanın basit tıbbî müdahale ile giderilebilir olduğunun belirtildiği, …’un ise ortopedi uzmanınca verilen kati raporunda sağ diz ve sağ el bileğinde mermi yarası olduğunun ve yaralanmanın basit tıbbî müdahale ile giderilebilir olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
5. Adlî Tıp 1. Üst Kurulunun 22.04.2020 havale tarihli raporuna göre sanıkta cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adlî dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu
işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbî bulgu ve belgeye de rastlanmadığı; bu duruma göre …’in 04.05.2014 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtildiği, mahkememizce de sanığın sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan … vekilinin Yargıtay’ın ilk bozma ilamında bahsedilmeyen konuları ikinci bozma ilamında bozma sebebi yapmasına, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine, tayin edilen cezanın yetersiz olduğuna; sanık müdafiinin taksirin varlığına, meşru savunmaya, sanığın cezai ehliyetine ilişkin edinilen raporların yetersizliğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına konu kararı teşkil eden olası kast ve haksız tahrik kurumunun, gerek Yargıtay gerekse bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece değerlendirildiği ve olayın çıkış sebebi ile gelişiminde maktul ve katılanlardan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince üst sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/380 K. sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.