Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1477 E. 2023/3251 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1477
KARAR NO : 2023/3251
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Temyiz istemlerinin reddi kararı, mahkûmiyet

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmedilen hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyize tabi olduğu gözetilmeden kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2021/1365 Karar sayılı ek kararının kaldırılması suretiyle inceleme yapılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/162 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2021/1365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2021/1365 Karar sayılı ek kararı ile katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği kararın temyiz edilemez nitelikte olduğundan bahisle temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına, kemik kırığı nedeniyle artırım yapılmadığına, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, suçun silahla işlenmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık …’in kızı …’ın bir dönem sevgili oldukları, sanığın bu arkadaşlığı sürdürmelerini istememesi üzerine ayrıldıkları, bunun üzerine katılan ile sanık arasında husumet oluştuğu, suç tarihinde tarafların bir markette karşılaştıkları, aralarında tartışma çıkarak kavgaya dönüştüğü, sanığın elindeki cam şişe ile katılanın baş bölgesine vurarak sol frontal kemikte nondeplase lineer fraktür ve nazal kemikte deplase fraktüre neden olduğu, katılanın yaşamı tehlikeye sokan bir duruma, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyen kemik kırıklarına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, mesaj döküm tutanakları, olay yeri tespit tutanağı, kamera kayıtları, olay yeri görüntülerine ilişkin bilirkişi raporu, yazı cevapları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen, 05.11.2020 tarihli adlî muayene raporu ile; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını müştereken ağır (4.) derecede etkileyen birden fazla kemik kırığına neden olduğu tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, maddi olayın gelişim süreci ile suçun vasıflandırılması aynı kabul edilmiş ise de; duruşmalı yapılan inceleme sonucunda sanık lehine uygulanan (1/4) haksız tahrik indirim oranının yetersiz olduğu ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, haksız tahrik nedeniyle (1/3) oranında indirim uygulanmasına ve takdîri indirim yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına, kemik kırığı nedeniyle artırım yapılmadığına, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin; meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, suçun silahla işlenmediğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Ayrıntıları Olay ve Olgular kısmında (1) numaralı paragrafta açıklandığı şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda, aynı kısımda (2) numaralı paragrafta yer verilen delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, Dairemizce de izlenen olay anını gösteren kamera kayıtlarına, buna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporuna, tanık anlatımlarına ve sanığın tevilli ikrarı ile katılan hakkında düzenlenen adlî muayane raporunun içeriğine göre suçun silahtan sayılan cam şişe ile işlendiği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; sanık ve katılan arasında öldürmeyi gerektiren bir husumetin bulunmaması ve olayın ani gelişimi karşısında sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve meydana gelen kemik kırığı nedeniyle ayrıca artırım yapılmayarak bu hususun teşdit nedeni olarak dikkate alınmasının isabetli olduğu; oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, husumetin ve ilk haksız hareketin katılandan kaynaklanması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmayıp (1/3) oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında da bir isabetsizlik görülmediği; takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup Bölge Adliye Mahkemesince yerinde, yeterli ve yasal gerekçe gösterilerek indirim yapıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2021/1365 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.