YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1486
KARAR NO : 2023/5066
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
ASIL KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/5772 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KD-2022/154411 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ile müdafiinin ayrı ayrı kanun yoluna başvurma haklarına sahip olmaları, farklı istinaf ve temyiz neden ve gerekçeleriyle hükmü istinaf ve temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunması, kanun koyucunun amacının sanığın haklarını korumaya yönelik olup, 7201 sayılı Kanun’un 11 … maddesindeki vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenlemesinin sanığın aleyhine olacak şekilde yorumlanamayacak olması karşısında, istinaf kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği, kendisine böyle bir tebliğ yapılmaksızın öğrenmek suretiyle hükmü 27.12.2017 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu ve bu nedenle dosyanın esastan incelenmesi gerekeceği kabul edilmesi ve dosyanın esastan incelenmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık olmadığından temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. HUKUKİ SÜREÇ
1. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/2262 Esas, 2017/2259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suça iştirak iradesinin bulunmadığına, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 15:30’da maktule ait … Oto Lastik isimli iş yerine temyiz dışı sanık … ve sanık …’in motorsiklet ile geldikleri ve yanlarında …’e ait olduğu anlaşılan ve olayda kullanılan çarşafa sarılı pompalı tüfeğinde bulunduğu, iş yerinde iken … ile maktul arasında tartışma çıktığı, tartışmanın akabinde sanık …’in maktulün üzerine yürüdüğü, maktulün boğazından sıktığı ve omuzlarından ittirdiği, bu tartışma esnasında sanık …’in olayda kullanılan tüfeği eline aldığı, maktulün İsmail’den uzaklaşarak iş yerinde bulunan odaya doğru yöneldiği, sanık …’in bu esnada eline geçirdiği bir cismi maktule doğru fırlattığı, akabinde sanık …’ın elinde bulunan pompalı tüfeği maktule doğru yönelttiği, bu esnada İsmail’in sanık …’tan
elinde bulunan tüfeği istediği ve İsmail’in tüfeğin namlusundan tutup yönünü maktule yönelttiği esnada sanık …’ın tüfeğin tetiğine bastığı, tüfekten çıkan saçma tanelerinin maktulün sol göğüs bölgesine isabet etmesi neticesinde maktulün yere düştüğü, sanıkların ise koşarak olay yerinden uzaklaştıkları, maktulün kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, … Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 02.11.2016 tarihli otopsi raporuna göre maktulün ölümünün ateşli silah (av tüfeği iri saçma taneleri) yaralanmasına bağlı kalp, her iki akciğer, karaciğer, göğüs aorttu ve medulla spinalis harabiyeti ile kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın İsmail’in tüfeği elinden almak isterken ateş aldığı yönündeki savunmaları, olay anında olay yerinde bulunan katılanlar … ve …’ın beyanları ile maktulden katılanlarına beyanları, … Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 02.11.2016 tarihli otopsi raporu, Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.08.2018 tarihli ölü muayene tutanağı, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesince düzenlenen 03.10.2016 tarihli rapor, Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 27.10.2016 tarihli DNA analiz raporu, … Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen 04.04.2017 tarihli atış mesafesinin belirlenmesine ilişkin uzmanlık raporu ile 13.04.2017 tarihli balistik inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 16.01.2017 tarihli av tüfeğinin ateş alma mekanizması, uygulanması gereken kuvvete ilişkin değerlendirmeler içeren rapor, olay yeri inceleme raporu, CD inceleme tutanağı, olay görüntülerinin CD, diğer tutanaklar, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
V. GEREKÇE
A. İtiraz Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.09.2021 tarihli, 2021/6-13 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, sanığın ve müdafiinin ayrı ayrı kanun yoluna başvurma hakkına sahip oldukları, farklı gerekçelerle hükmü istinaf ve temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunması, kanun koyucunun amacının sanığın haklarını korumaya yönelik olup, 7201 sayılı Kanun’un 11 nci maddesindeki vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenlemesinin sanığın aleyhine olacak şekilde yorumlanamayacağı, istinaf kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmış olup somut olayda kendisine böyle bir tebliğ yapılmaksızın öğrenmek suretiyle hükmü 27.12.2017 tarihinde hükmü temyiz eden sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olaya ilişkin görüntü kayıtları, katılan ve tanık
anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde kavganın başlamasına neden olan ilk haksız hareketin temyiz dışı sanık …’den geldiği, sanık …’ın da İsmail ve maktul arasında yaşanan tartışmada kendisine yönelik maktulden kaynaklanan bir saldırı olmadığı halde suçta kullanılan av tüfeğini maktule doğrulttuğu ve av tüfeğinin tetik kısmı sanık …’ta olduğu sırada Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 16.01.2017 tarihli raporundan da anlaşılacağı üzere tetiğe basması sureti ile maktulü yakın mesafeden sol göğüs bölgesinden yaraladığı olayda, haksız tahrik ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı, sanık … ve temyiz dışı sanık …’in eylem üzerinde fiili hakimiyet kurarak iştirak halinde hareket ettikleri anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
VI. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/5772 Esas, 2019/799 Karar sayılı ek kararın onanmasına ilişkin ilâmının KALDIRILMASINA,
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/2262 Esas, 2017/2259 Karar sayılı kararında sanık tarafından belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.